Sokakta tehdit, karakolda işkence
Toplum/Yaşam Haberleri —

Mehmet Şah Karataş
- Bakırköy’de pamuk şekeri satan Mehmet Şah Karataş, karakolda 10 polis tarafından işkenceye maruz kaldı. Kürt ve Alevi olduğu için ırkçı hakaretlere uğradığını söyleyen Karataş, “Tehdit edilen, darp edilen, burnu kırılan benim ama cezalandırılan yine ben oldum” dedi.
ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL
Pamuk şekeri satarak ek gelir elde etmeye çalışan tekstil işçisi Mehmet Şah Karataş, Bakırköy Belediyesi zabıta amirinin şikayeti üzerine gittiği Bakırköy Kartaltepe Polis Merkezi’nde işkenceye maruz kaldı. İşkenceye rağmen polislerin kendisi hakkında “memura mukavemet” ve “mala zarar verme” suçlamalarıyla işlem başlattığını ifade eden Mehmet Şah Karataş, “Tehdit edilen, darp edilen, burnu kırılan benim ama cezalandırılan yine ben oldum” dedi.
İstanbul Bakırköy’de ek gelir için pamuk şekeri satan tekstil işçisi Mehmet Şah Karataş, aylar boyunca Bakırköy Belediyesi zabıtalarının saldırılarına uğradığını, tehdit edildiğini ve her şikayetinde kendisinin suçlu, zabıtaların ise mağdur gösterildiğini söyledi. Karataş, sanal medya üzerinden ölümle tehdit edilmesinin ardından gittiği Kartaltepe Polis Merkezi’nde bu kez polis şiddetine maruz kaldığını, darp edilerek burnunun kırıldığını ve Kürt ile Alevi kimliği üzerinden ırkçı hakaretlere uğradığını belirterek, yaşadıklarını “hukuksuzluk ve cezasızlık zinciri” olarak tanımladı.
10 polis işkence yaptı
14 Ocak akşam saatlerinde yaşanan olayda, Bakırköy Belediyesi zabıta amirinin şikayeti üzerine Batmanlı tekstil işçisi Mehmet Şah Karataş, Bakırköy Kartaltepe Polis Merkezi’ne ifade vermek üzere çağrıldı. Karakolda polis şiddetine maruz kaldığını belirten Karataş, telefonuna el konulmak istenmesine karşı çıktığı için üzerine yaklaşık 10 polisin üzerine çullandığını, boğazına ve göğsüne bastıklarını, başını yere ve mermere defalarca vurarak darp ettiklerini söyledi. Yaşanan saldırı sonucu burnu kırılan Karataş, hastanede kendisine darp raporu verildiğini aktardı.
Irkçı küfür ve saldırı
Karakol içinde ve koridorda darp edildiğini söyleyen Karataş, avukat görüşme odasında da şiddetin devam ettiğini, annesine ve ailesine küfür edildiğini, Kürt ve Alevi kimliği üzerinden ırkçı ve mezhepçi hakaretlere maruz kaldığını anlattı. Karataş, “Kürt ve Alevi olduğum için mi bunu yapıyorsunuz?” sorusuna polislerin “evet” yanıtını verdiğini söyleyerek, tüm bu yaşanan şiddetin güvenlik kameraları tarafından kayıt altına alındığını ifade etti.
Ev hapsi verildi
Karakol polislerinden şikayetçi olacağını söylemesi üzerine bu kez tehdit edildiğini belirten Karataş, polislerin kendisine “Bize mukavemet etti deriz, duvarı sen kırdın diye yazarız” dediklerini aktardı. Duvarın kendisi tarafından kırılmadığını, polisler tarafından duvara fırlatıldığını, olay sırasında ellerinin ters kelepçeli olduğunu ve bunu doğrulayacak bir tanığın da odada bulunduğunu söylemesine rağmen, polisler tarafından “memura mukavemet” ve “mala zarar verme” suçlamalarıyla hakkında işlem yapıldığını ifade etti.
Geceyi nezarette geçiren, ertesi gün Bakırköy adliyesine çıkarıldığını aktaran Karataş, savcılıkta ifade verdikten sonra tutuklama talebiyle Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildiğini kaydetti. Mahkemede hakim tarafından kendisini yeterince savunmasına izin verilmediğini söyleyen Karataş, darp edildiğini, burnunun kırıldığını, telefonunun zorla alındığını ve polislerden şikayetçi olduğunu anlatmasına rağmen taleplerinin dikkate alınmadığını belirtti. Mahkeme, Karataş hakkında iki ay ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vererek serbest bırakılmasına karar verdi.
Aylardır süren zabıta şiddeti
Bu sürecin, Bakırköy Belediyesi zabıtalarıyla yaşadığı uzun süreli sorunların devamı olduğunu söyleyen Karataş, aylar boyunca pamuk şekeri sattığı gerekçesiyle defalarca zabıta şiddetine maruz kaldığını dile getirdi. Karataş, zabıta ekiplerinin pamuk şekerlerine el koyduğunu, para cezası kestiğini ve her seferinde kendisini darp ettiğini belirtti. Her saldırının ardından karakola giderek şikayetçi olduğunu aktaran Karataş, buna rağmen tutanaklarda sürekli olarak zabıtaların “mağdur”, kendisinin ise “şüpheli” olarak gösterildiğini ifade etti. Karataş, zabıtaların “Bize mukavemet etti” iddiasının gerçeği yansıtmadığını, pamuk şekerlerine el koyduğu ve fiziksel şiddete maruz kaldığını sözlerine ekledi. Karataş, “Tehdit edilen, darp edilen, burnu kırılan benim ama cezalandırılan yine ben oldum” diyerek, yaşananları cezasızlık ve sistematik ayrımcılığın sonucu olarak değerlendirdi.














