Soykırım tehlikesi henüz bitmedi

Enfal katliamı
- Irak'taki BAAS rejiminin, Başûrê Kurdistan'da "Enfal" adını verdiği soykırım saldırıları sonucu 200 bine yakın Kürt'ün katledilmesinin üzerinden 38 yıl geçti.
- KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şehitleri anarak Kürt halkı üzerinde katliam ve soykırım tehlikesinin devam ettiğini; bu planların yapıldığını vurguladı.
- Eşbaşkanlık, bütün Kürdistani yurtsever güçlerin bunları görerek, demokratik ulusal birliğin gelişmesi için çaba içerisinde olmaları gerektiğinin altını çizdi.
Dönemin diktatörü Saddam Hüseyin’in emriyle 14 Nisan 1988’de "Enfal" adıyla başlayan katliamlar zinciri, Kürt halkına yönelik sistematik bir yok etme politikasının en ağır halkalarından biri olarak hafızalara kazındı. KCK, DEM Parti ve Federe Kürdistan Başkanlığı, yıl dönümü vesilesiyle şehitleri andı, güncel duruma dikkat çekti.
BAAS rejiminin Kur'an'daki Enfal Suresi'nden adını aldığı "Enfal", 23 Şubat 1988’de başlayıp 7 Haziran 1989’da sona eren 8 aşamalı bir soykırım projesiydi:
* Silêmanî’deki Dola Caafayeti hedef alındı. Kimyasal silahlarla 5 binden fazla kişinin ölmesine ve on binlerce kişinin yaralanmasına neden olan Helebce Katliamı da birinci aşamanın parçasıydı.
* Silêmanî’ye bağlı Karadağ bölgesi hedef alındı. 22 Mart'ta başlayan ikinci aşama, 1 Nisan 1988'e kadar sürdü.
* Silêmanî'nin Germiyan bölgesi hedef alındı. 7-20 Nisan 1988 tarihleri arasında gerçekleştirilen bu kanlı eylemlerde binlerce kişi katledildi.
* 3-7 Mayıs 1988 tarihleri arasında gerçekleştirilen 4. aşamada, Hewlêr'ın Koyê ve Silêmanî’nin Çemçemal bölgeleri, Şivan, Taktak ve Akçeler ilçeleri hedef alındı.
* Enfal'ın 5, 6 ve 7. aşamaları, 15 Mayıs 1988’de başladı ve 6 Ağustos’a kadar sürdü. Hedef, Rewandiz ve Şeqlawa ilçelerinde yaşayan Kürtleri kaçırıp Irak’ın orta ve güney bölgelerine zoraki bir şekilde göç ettirmekti.
* Son aşama ise Duhok’u da kapsayan Behdînan bölgesinde gerçekleştirildi. 25 Ağustos’tan 6 Eylül'e kadar süren projede Duhok, Zaxo, Amediyê ile sınırdaki yerleşim yerleri yıkımın hedefi oldu. Başûr genelinde 7 Haziran 1989’a kadar da devam etti.
182 bin Kürt zorla yerinden edilerek Irak çöllerine götürüldü ve buralarda kazılan çukurlara gömüldü. 4 bin 500 köy ve 30 ilçe yerle bir edildi, bin 800 okul, 300 hastane, 3 bin cami ve 27 kilise yıkıldı. Enfal, kara saldırıları, havadan bombalamalar, yerleşkelerin sistematik bir şekilde yıkılması, toplu zorunlu göçler, idam mangaları ve kimyasal silah kullanımı dahil her türlü insanlık dışı uygulama ile hayata geçirildi. En az 1 milyon insan göç etti. 16 Mart 1988’de kimyasal silah kullanıldı.
Halen planlar yapıyorlar
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Enfal'ın yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, Kürt halkını topyekûn yok etmeyi amaçlayan bu vahşeti bir kez daha kınayarak, şehitleri saygıyla andı. İnsanlık vicdanının Kürt halkına karşı gerçekleşen bu soykırımı mahkum ettiğini vurgulayan Eşbaşkanlık, şunları ifade etti: "Yüz binleri andığımız bugünlerde Kürt halkı üzerinde katliam ve soykırım tehlikesi hâlâ devam ediyor. Hâlâ asimilasyoncu ve inkarcı güçler halkımıza karşı katliam ve soykırım planları yapıyor, bu amaçla her türlü güçle ilişki geliştirmeye çalışıyor. Bunun görülerek bütün Kürdistani yurtsever güçlerin demokratik ulusal birliğin gelişmesi için çaba içerisinde olmaları gerekir.“
Büyük suç işlendi
DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu da yüz binlerce insanın yaşamını yitirdiği, köylerin yerle bir edildiği, kimliğin ve varlığın hedef alındığı Enfal saldırılarının, insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçun adının olduğunu vurguladı.
Açıklamada "Bu acıyı unutmamak, sadece geçmişi anmak değildir; bugün hâlâ farklı biçimlerde sürdürülen inkar ve yok sayma politikalarına karşı söz kurmaktır. Halkların ve inançların eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürdüğü bir geleceği kurma irademizi yineliyor; Enfal Katliamında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz” denildi.
Beyhude bir girişimdi
Federe Kürdistan Başkanı Nêçîrvan Barzanî, 38. yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yayımladı. Irak rejiminin gerçekleştirdiği bu korkunç suçta, 182 binden fazla Kürdistanlı çocuk, kadın, erkek ve genç kurban edildiğini; Enfal'ın sadece bir suç değil, barışçıl bir halkın tamamen silinmesine yönelik beyhude bir girişim olduğunu belirten Barzanî, "Yaraları hala vatanın bedeninde mevcudiyetini koruyor" dedi.
Soykırım olarak tanınması
Irak Yüksek Ceza Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda, kurban yakınlarının maddi ve manevi tazminatlarını ödemenin Irak Federal Hükümeti’nin sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatan Nêçîrvan Barzanî, şöyle devam etti: "Uluslararası düzeyde, Enfal’in 'soykırım' olarak tanınması için çabalarımızı sürdüreceğiz. İnsani ve ulusal bir görev olarak, şehitlerin kutsal naaşlarının aranması ve vatanın bağrına geri getirilmesi sürecinde hiçbir eksiklik bırakmayacağız; Enfal kurbanlarının yakınlarına hizmet etmek için her imkan seferber edilmelidir. Bu vesileyle, Kürdistan Bölgesi'nin anayasal statüsünün ve kazanımlarımızın korunmasının, ancak tüm siyasi tarafların ve tüm bileşenlerin birliği ve ortak çalışmasıyla mümkün olacağını vurguluyoruz. Bu, şehitlerin kanına gösterilecek en büyük vefa ve umutla baktığımız gelecek nesillerimiz için daha iyi bir geleceğin garantisidir. Enfal şehitlerine ve tüm Kürdistan şehitlerine selam olsun."
Büyük bir derstir
KDP Genel Başkanı Mesûd Barzanî ise açıklamasında, yaşananları hatırlatarak, “Enfal büyük bir adaletsizlikti; aynı zamanda hiçbir koşulda göz ardı edilmemesi gereken, şimdiki ve gelecek nesiller için önemli bir derstir” dedi.















