• HDK Eşsözcüsü Ali Kenanoğlu, silah bırakma töreninin başında Dêrsimli ve Alevi kimliğiyle bilinen Besê Hozat’ın yer aldığını hatırlatarak, “Alevi toplumunda şu ana kadar bu sürece karşı olduğunu açıklayan hiçbir kurum yok. Alevi toplumu topyekun olarak barış sürecinin destekçisidir” dedi.

 

PİRHA'dan Fırat Altıntaş'a konuşan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği kurucusu da olan HDK Eşsözcüsü Ali Kenanoğlu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin demokrasi mücadelesi zeminini genişleteceğini belirterek, “Eskiden Alevi kurumları HDP veya DEM Parti’yle yan yana geldiği zaman ‘vay siz teröristlerle yan yana geliyorsunuz’ diye feryad-ı figan ediliyordu. Kim, nerede herhangi bir hak talebinde bulunsa hemen bir terör yaftasıyla susturuluyordu. O nedenle bu süreç demokrasi mücadelesi hattını genişletecektir” dedi.

Alevi çocukları da can verdi

Alevilerin bu süreçten doğrudan etkileneceğini belirten Kenanoğlu, şunları vurguladı: “Her şeyden önce Alevi çocuğu da bugün dağda örgüt mensubu olarak bulunuyor. Aynı zamanda Alevi çocuğu da bugün askere gidiyor. Bir kere bu canların toprağa düşmemesi meselesinde Alevi toplumu da doğrudan ilişkileniyor bu konuyla.”

Sürece zarar veren söylemler

Saadet Parti Milletvekili adayı Altan Tan’ın katıldığı bir programda “Marksist Aleviler, Ateist Aleviler, Ali’siz Aleviler” ifadelerini kullanarak bu kesimlerin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne karşı olduğu yönündeki söylemlerinin, sürece zarar verecek nitelikte olduğunu söyleyen Kenanoğlu, Altan Tan’ı tek başına değerlendirmemek gerektiğini belirtti. Kenanoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Bunlar, Kürt hareketinin İslami bir karaktere bürünmesini savunuyorlar. Bunun karşısındaki en büyük engel Alevilerdir. Onları ötekileştiren, kamuoyunda kendince mahkum eden bir yere koyarak, marjinalleştirecek bir tanımlama yapıp bunların barışı istemediğini ifade ediyorlar.  Ya kardeşim senin Ali’siz Alevi dediğin kişiler kim? Türkiye’de Ali’siz Alevi diye bir dernek mi var?”

Alevi toplumu barışın yanındadır

Silah bırakma töreninde Dêrsimli ve Alevi kimliğiyle bilinen Besê Hozat’ın yer aldığını hatırlatan Kenanoğlu, “Söylediklerinin doğru olmadığını gördük zaten” dedi. Alevi toplumunda sürece karşı olduğunu açıklayan herhangi bir kurum bulunmadığını belirten Kenanoğlu, şöyle konuştu: “Alevi toplumunda şu ana kadar bu sürece karşı olduğunu açıklayan hiçbir kurum yok. Bu süreci desteklediğini açıklayan kurumlar var, bir de sessiz kalan kurumlar var ama buna karşı çıkan hiçbir Alevi kurumu yok. Sen koca bir toplumu barış karşıtı ilan edemezsin. Alevi toplumu topyekun olarak barış sürecinin destekçisidir. Desteklediğini söylemeyen de karşısındayım diye bir açıklama yapmamıştır, sessiz kalmıştır. Sessiz kalmak da birtakım kaygılardan dolayıdır. Bu da anlaşılır bir şey olabilir kendi içerisinde, tartışılabilir.”

***

DEM Parti'den Aleviler hatırlatması

DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu, son günlerde Rêber Apo'ya ait olduğu iddiasıyla servis edilen ‘Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi ittifakı’ ifadeleri kullanılarak Alevilik üzerine yeni bir tartışma yürütüldüğünü hatırlatarak, “Sayın Öcalan’ın ‘Aleviler bu sürecin tam kalbindedir’ yaklaşımı, onun Alevileri barışın ve demokratik toplumun asli ve kurucu öznelerinden biri olarak gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır" dedi.

Komisyon, yazılı açıklamasında, Alevileri, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin dışında konumlandırmaya yönelik her türlü yaklaşımın, bu perspektifle bağdaşmadığının altını çizdi. Açıklamada, şunlar belirtildi: "Alevilerin eşit yurttaşlık, demokrasi ve özgürlük mücadelesi ve tarihsel hafızası kalıcı toplumsal barışın inşası açısından son derece değerlidir. Bu hassasiyetlerin siyasi manipülasyon aracı haline getirilmesi ve Alevilerin barış sürecinin karşısında gösterilmeye çalışılması kabul edilemez. Alevilik; hakikati aramayı, sorgulamayı, aklı, adaleti, rızalığı ve eşitliği esas alan güçlü bir inanç ve toplumsal hafızaya sahiptir. Alevi toplumu, kendi adına üretilen söylemlerin hakikatle ve Aleviliğin tarihsel gerçekliğiyle örtüşüp örtüşmediğini değerlendirecek iradeye sahiptir. DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu olarak, Alevilerin hassasiyetlerinin araçsallaştırılmasını kabul etmiyoruz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Alevilerin inançlarını özgürce yaşamasını, ibadetlerini özgürce yapmasını savunur. Eşit yurttaşlık hakkı demokratikleşmenin vazgeçilmez unsurudur. Bu anlamda, Alevilerin demokratik toplumun ve kalıcı barışın kurucu öznelerinden biri olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”