- Rojava'nın birçok kentinde, Şam yönetiminin Kürtçe için öngördüğü düzenleme ve sınırlamalara tepki gösterildi, ana dilde eğitimin güvenceye alınması istendi.
Öğrenciler ve velileri, Eğitim Bakanlığının Kürtçe eğitimine ilişkin kararının yeniden düzenlenmesini; ana dilde öğrenim görme ve eğitim alma hakkının güvence altına alınmasını istedi.
Qamişlo kentindeki öğrenciler ve velileri, Eğitim Bakanlığının Kürtçe öğretimine ilişkin kararına dair Qamişlo Bölge Yönetimi binası önünde açıklama yaptı. Henan Bekir tarafından öğrenciler ile anne ve babalarının katılımıyla okunan açıklamanın ardından, öğrenci ve velilerin talepleri Qamişlo Bölgesi Yöneticisi Cihan Heso’ya iletildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığının uygulama yönergelerinin düzenlenmesine ilişkin olan kararını, özellikle Ulusal Eğitim Kurulu’na bağlı olarak Kürtçe ortaöğretim okullarının son sınıflarında grup dili olarak Kürtçenin okutulmasına yönelik düzenlemeleri değerlendirdik. Bu adım, Kürtçenin resmi olarak eğitimde kullanılmasının önünü açması bakımından önemli bir gelişmedir, ancak bu uygulamanın, dil hakkının eksiksiz biçimde güvence altına alınabilmesi için bazı yasal ve eğitimsel düzenlemelerle geliştirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.
Nihai çerçeve olmamalı
Mesele yalnızca Kürtçenin bir ders olarak müfredata eklenmesiyle sınırlı değildir. Söz konusu olan, eşitlik ilkesiyle bağlantılı dil, kültür ve eğitim hakkı ile bireylerin kendi ana dillerinde eğitim alma hakkıdır. Aynı zamanda çocukların, öğrencilerin ve gençlerin ana dillerinde öğrenme ve bu dili bilgi edinme sürecinde kullanma hakkıdır.
Kürtçe öğretimi ile Kürtçe eğitim arasında temel bir fark olduğunu düşünüyoruz. Haftada üç saat Kürçe dersi verilmesi ilk adım olmakla birlikte, Kürtçenin eğitim ve bilgi dili hâline gelmesi açısından yeterli değildir. Bu karar, söz konusu hakkın nihai çerçevesi olarak kabul edilmemelidir.
İkamet yeriyle değişmez
Ayrıca dil hakkının, belirli bir bölgede ‘Kürt vatandaşların kayda değer bir oranda bulunması’ şartına bağlı bölgesel bir hak hâline getirilmemesi gerektiğini vurguluyoruz. Ana dili, ikamet yerinin değiştirilmesiyle değişmez. Kürt öğrenci Suriye’nin neresinde yaşarsa yaşasın, kendi anadilinde eğitim alma hakkını kaybetmez.
Hâlihazırda okullarda eğitim gören öğrencilerin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyoruz. Yeni eğitim politikasından yararlanmanın yalnızca gelecekte okula başlayacak yeni kuşaklarla sınırlandırılması kabul edilemez. Aynı zamanda bugün, yıllardır ana dilinde eğitim alma fırsatından mahrum bırakılmış bir kuşak bulunmaktadır. Dil yoksunluğunun yarattığı mağduriyetin giderilmesi için hâlihazırdaki öğrencileri yaş ve eğitim seviyelerine uygun geçiş ve telafi programlarıyla kapsamak gerekmektedir.
İki dilli eğitim modeli
Kürtçenin güçlendirilmesinin Arapçanın dışlanması veya değerinin azaltılması anlamına gelmediğini de vurguluyoruz. Aksine bu, öğrencinin ana dilini koruyan; aynı zamanda Arapçadaki yetkinliğini güçlendiren ve yabancı dil öğrenmesini güvence altına alan iki dilli bir eğitim modelinin oluşturulması anlamına gelir. Böylece eşitlik, toplumsal bağlar ve ulusal birlik güçlenir."
Kürtlerin talepleri
Henan Bekir, bu izahatı yaptıktan sonra taleplerini şöyle sıraladı:
* Bakanlığın 68/943 sayılı kararının, yalnızca Kürtçenin bir ders olarak okutulmasını düzenleyen bir karar olmaktan çıkarılarak Kürtçe eğitim alma hakkını güvence altına alacak şekilde geliştirilmesi.
* Kürt öğrenci ve çocukların ana dillerini öğrenme hakkının Suriye’nin tüm bölgelerinde güvence altına alınması; bu hakkın ikamet yeri veya belirlenmiş bir nüfus oranına bağlanmaması.
* ‘Kürt vatandaşların kayda değer bir oranda bulunduğu bölgeler’ ölçütündeki tüm belirsizliklerin ortadan kaldırılması ve öğrenciler arasında ikamet yerlerine göre ayrım yapılmasını engelleyecek açık ve net ölçütlerin belirlenmesi.
* Haftada üç ders saatinin Kürtçe öğreniminin nihai sınırı olarak kabul edilmemesi.
* Kürtçe öğretiminden Kürtçe eğitimine kademeli olarak geçiş için açık bir takvim hazırlanması ve uygun aşamalarda derslerin ve Kürtçe okutulan materyallerin sayısının artırılarak iki dilli bir eğitim modeline ulaşılması.
* Hâlihazırda okullarda eğitim gören öğrencilerin yeni eğitim politikasından yararlanmasının güvence altına alınması ve bu hakkın yalnızca gelecek kuşaklarla sınırlandırılmaması.
* Tüm eğitim kademelerinde ve bütün ders ve alanlarda Kürtçe eğitim verebilecek öğretmenlerin yetiştirilmesi; kadroların yalnızca Kürtçe öğretimiyle sınırlandırılmaması.
* Daha önce Kürtçe eğitim alanında ortaya konulan eğitim deneyimlerinden yararlanılması; özellikle eğitim alanında görev yapmış binlerce öğretmen ve çalışanın sahip olduğu farklı deneyimlerin değerlendirilmesi ve açık akademik kriterler temelinde resmi eğitim sürecine katılmalarının önünün açılması, bu birikimin göz ardı edilmemesi.
* Gerekli bilimsel ve akademik terminolojinin hazırlanması ve geliştirilmesi.
* Kürt kültürü, edebiyatı, tarihi ve geleneklerinin ulusal müfredatlara; Suriye toplumunun kültür ve tarihiyle olan bağını ortaya çıkaracak, bilimsel ve dengeli bir biçimde dâhil edilmesi.
* Kürtçeyle birlikte Arapça eğitiminin sürdürülmesinin güvence altına alınması ve iki dilli eğitimin, bir dili diğerinden üstün görmek yerine fırsat eşitliğini güçlendiren bir yöntem olarak kabul edilmesi.
* Yükseköğretimde Kürtçe öğretmenler, araştırmacılar ve uzmanlar yetiştirecek programların açılması; bilimsel araştırmaların ve akademik alanlardaki bilgi üretiminin desteklenmesi.
* Kürtçenin yalnızca sınavlarda önemsiz bir ders olarak kalmamasının güvence altına alınması; okul ve eğitim yaşamının farklı alanlarında gerçek ve işlevsel bir statüye sahip olması.
* Kürt vatandaşların dil ve eğitim hakları için yerel ve yasal güvence sağlanması; bu hakların değiştirilebilecek veya iptal edilebilecek tek bir idari karara bağlı hâle getirilmemesi.
Eğitim hakkının parçasıdır
Dêrik’te öğrenciler ve yurttaşlar, Eğitim Bakanlığının Kürtçe eğitime ilişkin kararını protesto etmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Açıklama, Ciwan Stêrvan Osman tarafından yurttaşlar ve öğrencilerin katılımıyla okundu. Açıklamada, bakanlığın kararı reddedildi. Rojava’da Kürtçenin uzun yıllardır eğitimin ve öğrencilerin akademik gelişiminin temel ve önemli bir parçası olduğu belirtildi. Ana dilde eğitimin, konuların anlaşılması açısından temel bir gereklilik olduğu vurgulanarak, haftada yalnızca üç saat Kürtçe ders verilmesinin ana dillerinde eğitim gören öğrencileri olumsuz etkileyeceği ifade edildi. Açıklamada, Kürtçe ve Arapçanın eşit şekilde kullanıldığı bir eğitim sisteminin oluşturulması talep edildi. Ana dilde eğitim hakkının yalnızca kültürel bir talep olmadığı, aynı zamanda eğitim hakkının bir parçası olduğunun altı çizildi.
Siyasi ve anayasal haktır
Çilaxa kentinde de kent sakinleri, Zagros Okulu önünde protesto eylemi düzenledi. Eyleme kent ve çevresindeki belde ve köylerden yurttaşların yanı sıra şehit aileleri ve Kürt siyasi partilerinin temsilcileri katıldı. Eylemde, “Dilimiz onurumuzdur, dilimiz varlığımızdır” ve “Kürtçe dili siyasi ve anayasal hakkımızdır” yazılı pankartlar taşındı.
Eylemde öğretmen Henîfa Silêman tarafından basın açıklaması okundu. Açıklamada, Kürtçe derslerinin haftada üç saatle sınırlandırılması reddedildi. Kürtçenin yalnızca bir iletişim aracı olmadığı, Kürt halkının kültürel, toplumsal ve tarihsel kimliğinin özü olduğu belirtildi. Kürtçe eğitim görmenin ve Kürtçe konuşmanın, Suriye’deki tüm halkların sahip olduğu haklar gibi meşru bir hak olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Geçiş Hükümeti’ne söz konusu karardan geri dönmesi ve kararı yeniden düzenlemesi çağrısı yapıldı. Kürtçenin Arapçanın yanında Suriye’nin resmi dillerinden biri olarak kabul edilmesi ve tüm derslere ve eğitim kademelerine dâhil edilmesi talep edildi. QAMIŞLO