- “Demokratik Cumhuriyet ve Barış için 1001 İmza” deklarasyonunun imzacısı ve Şêx Seîd Derneği Başkanı Kasım Fırat, “Abdullah Öcalan tecrit koşullarında tutulurken barış sürecinin yürütülmesi mümkün değildir” dedi.
AW'den Nedim Oruç'a konuşan Fırat, Kürt toplumunun yüzde 90'dan fazlasının barış ve demokrasi istediğini belirterek, “100 yıldır savaş var, öldürmeler var, yıkım var, haksızlık var. Barışın kalıcı olabilmesi için demokrasi, özgürlük, hak ve adaletin tesis edilmesi gerekir. Bu insanların neden savaştığını ortaya koymazsan, tartışmazsan barış nasıl gelecek? Kürt halkının sorunu Türkler ile değil, Türkiye Cumhuriyeti sistemiyle” dedi.
1925'ten beri Dêrsim'den, Geliyê Zîlan'a kadar yapılanlara rağmen boyun eğilmediğini ‘Biz Kürtler varız’ denildiğini vurgulayan Fırat, şöyle devam etti: "Sonuçta bir çözüm ortaya çıkmadı. Biz de bunun karşısında diyoruz ki: Barış olsun. 100 yıldır hiçbir şey elde edemediler, biz de diz çökmedik. Gelin el ele verelim. Önümüzde bir fedakârlık varsa bunu yapmaya hazırız; kalıcı ve adil bir barış istiyoruz. Herkes şunu iyi bilsin: Kürt ve Kürdistan her şeyden daha değerlidir. Herkes bunu hesaba katmalıdır.”
Kasım Fırat, Kürt halkının dil, kimlik ve kültür gibi haklarına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Kürtler, sadece ‘Biz Kürt'üz’ dedikleri için öldürüldüler. Kürt halkının sorunu ortaya konulup çözülmedikçe çözüm gerçekleşmez. Dil, kimlik, kültür ve adalet hakkı sağlanmadan barış da gerçekleşmez. Aynı zamanda siyasi bir af da çıkarılmalıdır. Binlerce Kürt, ‘Biz varız’ dedikleri için tutuklandı; binlerce Kürt de bugün ülke dışında yaşıyor."
Rêber Apo'nun bütün taraflarla iletişim kurabilmesi gerektiğini belirten Fırat, "Herkesin İmralı'ya gidebilmesine fırsat verilmelidir. Bu fırsat verilmez, İmralı'nın etrafına duvar örülür, aynı zamanda tecrit edilir ve karşılıklı görüşme olmazsa bu barış başarıya ulaşmaz. Herkesle konuşabilmelidir. Benimle, KDP ile, diğer partilerle ilişki kurabilmeli; düşünce ve görüşlerini birbirlerine aktarabilmelidir. Herkesin üzerine düşeni yapması gerekir. Bu halkın 100 yıldır çektiği zorluk ve sıkıntı artık yeter. Kendimize dönelim ve saygıya dayalı, kalıcı bir barış inşa edelim.” AMED