• DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, Bismil’de halk buluşmasında AKP’nin önceki günkü MYK toplantısına işaret etti. “MYK toplantısı mı, MGK toplantısı mı belli değildir” diyen Hatimoğulları, AKP Sözcüsü’nün açıkladığı toplantıda alınan kararlara dikkat çekti.
  • ‘Sınır ötesi operasyonlara devam, teröristan kurdurmayacağız sınırımızda’ denildiğini kaydeden Hatimoğulları, “Oysa bahsini ettikleri ‘teröristan’, Kobanê’dir, Rojava’da sizler gibi yaşayan sivil halkın ta kendisidir. Bahsettikleri ‘teröristan’ sivil halkın yaşadığı yerlerdir” dedi. 

Amed ilçelerinde halk buluşmalarına devam eden DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, partilerine karşı oluşturulan JİTEM ittifakı konusunda halkı uyardı. “Onlar kentlerimize düşman, dilimize düşman, gençlerimize düşman, kültürümüze düşman” diyen Hatimoğulları, şunun altını çizdi: “Halkın iradesini ezeceklerini zannediyorlar. Biz bunları tanıyarak büyüdük. Biz buradayız, DEM Parti burada, halk burada, Kürt halkı burada.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, seçim çalışmaları kapsamında dün ilk olarak Amed'in Farqîn (Silvan) ilçesinde halkla bir araya geldi. Hatimoğulları ve beraberindekiler, partililer tarafından ilçe girişinde karşılandı. Oluşturulan araç konvoyuyla ilçe turu atılması ardından Saat Kulesi önüne gelindi. Burada bekleyenler, Hatimoğulları ve beraberindekileri coşkuyla karşıladı, seçim otobüsünden çalınan müzikler eşliğinde halaylar çekildi. DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, sözlerine Kürt halkı için emek vermiş, kültür-sanat faaliyetlerinde Kürtçenin, Kürt dilinin yaşaması için büyük bedel vererek sürgünde yaşamını yitiren Hozan Şiyar’ı anarak başladı. Hatimoğulları, 2 Eylül 1993’te Hizbulkontra tarafından katledilen Silvan Devlet Hastanesi Başhekimi Zeki Tanrıkulu’nu da andı. 

AKP, Kurdistan’da böyle hazırlanıyor

Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul Esenyurt’ta on binlerce kişinin katılımıyla “İmralı tecridinin kaldırılması, Kürt sorununun çözülmesi” talebiyle düzenlenen mitingden bahsettiği sırada Hatimoğulları’nın sözleri, polisler tarafından anonslarla kesilmeye çalışıldı. Hatimoğulları, bu duruma şu sözler tepki gösterdi: “Bir partinin eşbaşkanı konuşurken polis burada müdahale edemez. AKP’nin Kurdistan’ta seçime nasıl hazırlandığını bugün Silvan’da bir kez daha gördük. AKP polis, asker, tank ve topla bu seçimi kazanacağını düşünüyorsa büyük yanılıyor. Saray’a söylüyorum; sizlere en büyük cevabı 31 Mart’ta sandıklar açıldığında Kürt halkı verecek.”

Sorunu kördüğüme çevirdi

İktidarın Kürt sorununu kördüğüme çevirdiğini belirten Hatimoğulları, şöyle devam etti: “Türkiye’yi ve dört parça Kurdistan’ı ilgilendiren bir sorun olduğunun farkındayız. Sınırın öte yanında soydaşlarımıza, kardeşlerimize müdahale ediyor. Rojava’da sivil halkı katletmek için emirler yağdırıyor. 31 Mart’ta Rojava’daki soydaşlarımız, Kürt halkı için sizlerin biletini en yüksek oyla keseceğiz. Silvan’da yüzde 80’lerle alacağız.

AKP kayyum zihniyetiyle darbe yapmıştır. Kürt’e senin seçme ve seçilme hakkın yok, demiştir. Kürt’ü bu ülkenin asli yurttaşı olarak görmüyor. Sözümüz olsun ki; 31 Mart seçimlerinde hırsızlıklarını deşifre ede ede gideceğiz. Kapattığınız kadın kurumlarımızı, eşbaşkanlık sistemimize karşı kadınlarla beraber ‘Jin jiyan azadî’ sloganıyla geleceğiz.”

Süleyman Soylu’nun projesi

Kirli ittifakların üretildiğini belirten Hatimoğulları, “Sözde mütedeyyin Kürt kardeşlerimize ilişkin siyasi çizgi belirliyorlar. Bunu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklamıştı; ‘bunun faydasını 10 yıl sonra göreceksiniz’ demişti. Burada Kürt halkının DEM Parti’ye desteğini azaltacağını sanıyorlar. Buradan yanıt verelim; asla kazanamayacaksınız. Kürt kardeşlerimiz en büyük cevabı bu seçimlerde verecektir. 31 Mart akşamı bu beton blokları parçalayacağız. Kayyum belediye hizmeti için değil, Kürt’ün hakkını ve iradesini gasp etmek için görevlendirilmiş. Bizler bunların hepsini yeniden alacağız, yeniden inşa edeceğiz” dedi.

Oy vermemişlere de gidin

Kadınlara da seslenen Hatimoğulları, eşbaşkanlık sistemini hayata geçirerek, kadınlarla ilgili danışmanlık yapacak kurumlar, psikolojik, hukuk, sağlık danışmanlığı, kadınlara meslek edindirme kursları, alanları yaratmanın boyunlarının borcu olduğunu söyledi. Hatimoğulları, “Bugüne kadar bize oy vermemiş ailelere özellikle gitmeliyiz. Bu iktidarın partilerinin yereldeki izdüşümü olan Kürt düşmanlığını anlatmalıyız. Mütedeyyin kardeşlerimize özellikle sesleniyorum; bu iktidar Kürtleri ‘iyi, kötü Kürt’ diye ayırıyor, dini istismar ediyor. Buna asla izin vermeyin”diye seslendi.

 

 

Özgürlük için devam

Hatimoğulları, Amed'in Farqîn (Silvan) ilçesinin ardından Bismil’e geçti. İlçe seçim bürosunun önünde konuşan Hatimoğulları, “Merhaba 90’lı yılların o karanlık günlerinde JİTEM’in karanlık güçleri tarafından katledilen Vedat Aydın’ın yoldaşları, merhaba” diyerek başladı. Kürt halkının tüm tecrit politikalarına rağmen mücadeleye devam ettiğini belirten Hatimoğulları, “Bizlerin üzerinde tecrit uygulayarak, cezaevleri içinde ayrıca cezaevleri kurarak cezaevlerini bir işkencehaneye çevirenler, İmralı tecrit sistemini bütün Türkiye’ye yayanlar şunu çok iyi bilmeli ki; Kürt halkı özgürlüğü için mücadele etmeye devam ediyor” dedi.

AKP MYK toplantısı mı MGK mı?

AKP’nin önceki günkü MYK toplantısına işaret eden Hatimoğulları, şunları dile getirdi: “MYK toplantısı mı, MGK toplantısı mı belli değildir. Birbirine karıştırmışlar. Yeni aldığı kararı sözcüleriyle açıkladılar. ‘Sınır ötesi operasyonlara devam, teröristan kurdurmayacağız sınırımızda’ diyorlar. Oysa bahsini ettikleri ‘teröristan’, Kobanê’dir; bahsettikleri ‘teröristan’, Rojava’da sizler gibi yaşayan sivil halkın ta kendisidir. Okuluna çocuğunu gönderen, dükkanını açan, Ankara’nın göbeğinde nasıl yaşıyorsa bahsettikleri ‘teröristan’ işte böyle sivil halkın yaşadığı yerlerdir. Belli ki AKP iktidarı, bu seçim çalışmalarını yine ‘terör’ üzerinden götürmek istiyor. Biz de diyoruz ki; toplumu kutuplaştıran, halklar arasına nifak tohumları ekmeye çalışan, ayrımcılık ve bölücülük yapan halk değil, bu iktidarın ta kendisidir.” 

 

 

Süpüre süpüre geliyoruz

Kayyumların yok etmeye çalıştığı bütün mekanizmaları tekrar açacaklarını ifade eden Hatimoğulları, şöyle konuştu: “Bizler 31 Mart’ta Bismil, Amed başta olmak üzere Kurdistan’da öyle bir geleceğiz ki, 31 Mart’ta öyle bir zafere imza atacağız ki, kayyumun ne adı hatırlanacak ne de kendisi. Kürtçe tabelalarımızı sökenler, sokaklarımızın adının Kürtçe olmasına hazmedemeyip onu çıkarıp kendi bildikleri isimleri koyanlar, Kürtçeye hiçbir yerde tahammül edemeyenlere diyoruz ki; 31 Mart’ta sizleri süpüre süpüre geleceğiz ve o tabelaları yeniden yerine asacağız, çok dilli belediyecilik hizmetini EM Parti olarak vereceğiz. AMED

 

* * *

Kurdistan yoksullaştırıldı

En çok Kurdistan’ın yoksullaştırıldığını belirten DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları, “Kürt gençleri o yüzden göç yollarını tutmak; ya Türkiye şehirlerine ya da yurt dışına gitmek zorunda. Bizlere bunu reva gören iktidara karşı aynı zamanda ekonomik adaleti sağlamak, eşitliği sağlamak için de mücadele ediyoruz” dedi.

Halkın iradesinin yok sayıldığına ve yoksulluğa sürüklendiğine dikkati çeken Hatimoğulları, şunları ifade etti: “Onlar kentlerimize düşman, dilimize düşman, gençlere düşman, kültürümüze düşman. Bir kentin siluetini ortadan kaldırmak, bir kenti kent yapan o kente kimliğini veren bütün kültürel değerleri ortadan kaldırmak istiyorlar. Böylece bir halkın iradesini ezeceklerini zannediyorlar. Ahmed Arif’in dediği gibi ‘bunlar engerekler ve çıyanlardır. Bunlar aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır, biz bunları tanıyarak büyüdük. Biz buradayız, DEM Parti burada, halk burada, Kürt halkı burada. Bunlar diyor ki; ekonomiyi biz uçurduk, bunlar diyor ki; aç ve yoksul yok. Bunlar her konuda yalan söylemeye alışkın oldukları için Türkiye ve Kurdistan’daki yoksulluğu bilerek ve isteyerek görmezden geliyorlar. Dün sendikalar açlık sınırını 19 bin TL olarak açıkladı ama aldığımız asgari ücret 17 bin TL. Yani biz aldığımız 17 bin TL’lik ücretle çocuklarımızın beslenme çantasına bir paket süt bile koyamayacak kadar yoksullaştırıldık. En çok Kurdistan yoksullaştırıldı. Kürt gençleri o yüzden göç yollarını tutmak zorunda. Ya Türkiye şehirlerine ya da yurtdışına gitmek zorunda. Bizlere bunu reva gören bu iktidara karşı  aynı zamanda ekonomik adaleti sağlamak, eşitliği sağlamak için de mücadele ediyoruz.

Bu yerel seçimler bunun için de çok önemli. Emekliye 3 bin TL ikramiye vererek onları susturacaklarını zannediyorlar. Oysa Ramazan yaklaşıyor ve yarın bir iftar yemeğine misafiriniz gelirse siz 3 bin liraya ancak bir öğünlük sofra kurabilirsiniz. Bunlar zannediyor ki işçiyi, çiftçiyi, emekçiyi, esnafı bu şekilde ikna edecekler. Bu yalancı iktidar yüzünden karnı aç olarak yaşayanlar asla ve asla ikna olmaz. 

Biz örgütlü bir halkız, onların seçim hilelerini örgütlü bir mücadeleyle boşa düşüreceğiz.”