- Kürtçe yayıncılar, artan maliyetler ve daralan okur kitlesine rağmen dil ve kültür mücadelesini sürdürüyor. “Meseleye ekonomik yaklaşmıyoruz”, “Misyonumuz Kürtçeyi yaymak” diyen yayıncılar, Kürtçe yayıncılığın hâlâ sınırlı bir okur kitlesine ulaşabildiğine dikkat çekiyor.
BARAN DESTAN/AMED
Amed, sonbaharı kitap fuarıyla karşılıyor. Belediye, fuar süresince ulaşımı ücretsiz sağlıyor. O otobüslerden biriyle fuar alanına gidiyorum. Fuar alanı, Üçkuyular'da Araştırma Hastanesi'nin hemen yakınında yer alıyor ve geniş bir otoparkı da bulunuyor. Şehrin dört bir yanından gelen aileler, çocuklarıyla birlikte fuarı ziyaret ediyor. Yine de bir önceki yıla kıyasla katılım daha az. Belki de hafta içi olması sebebiyle böyledir diye düşünüyorum nitekim hafta sonu daha çok kişinin katılması muhtemel. Yayınevleri de katılımın düşüklüğünden şikayetçi zira stand kiraları hayli yüksek, dolayısıyla 9 günlük fuar boyunca zarar edenler bile var. Ayrıca kentte mevsim normallerinin üstünde bir sıcaklık var. Fuar alanında zemin de kırmızı halılarla döşenmiş durumda.
Kürtçe için mücadele önemli
Girişte hemen solda Aram Yayınevi'ni görüyorum. Salih Keleş’e Kürtçe kitaplar basan bir yayınevi olarak Kürtçe yayıncılığın durumunu soruyorum. Kürtçe yayın yapmanın kendi yayınevleri için bir mücadele alanı olduğuna dikkat çekerek şunları söylüyor: ''Her yıl istenilen düzeyde olmasa da Kürtçe kitaplara olan artışı gözlemliyoruz. Bu tamamıyla siyasi bir süreçle alakalı. Kürtçe yayınlara olan baskı bir devlet politikası; bu politika değiştikçe toplum üzerindeki baskı azalıyor, insanlar kendilerini rahat hissediyor, kendi diline ve edebiyatına sahip çıkıyor. Son sürece baktığımızda Kürtçe artık ilgi çeken bir alan oluyor. Bu açıdan hem kurumların açılması hem toplumsal alanların çoğalması hem de dil alanında bunun mücadelesinin verilmesi önemli.”
Çocuk kitapları ilgi çekiyor
Kürtçe çocuk kitaplarının daha ilgi çekici olduğunun altını çizen Keleş özellikle çocuğu merkezine alan dil çalışmalarının önemine vurgu yapıyor: “Özellikle Kürdistan'da kreş talebi çok çok fazla. Kendi kültürüyle birebir temasta olanlar, çocuklarının ev içinde Kürtçe konuşup sokakta, kamusal alanda konuşamamasından yakınıyorlar. O yüzden Zarokistanlara ilgi epey yüksek. Dil alanında, kültür alanında kendi kültürümüze ulaşmak için maalesef ki mücadele etmek zorundayız. Bu alanda aileler kendi alanında, gençler kendi alanında, yayınevleri kendi alanında, kadınlar kendi alanında, toplumun bütün katmanları mücadele ediyor. Biz de payımıza düşen mücadeleyi sürdürüyoruz.’’
‘Misyonumuz Kürtçeyi yaymak'
Fuar alanında dolaşırken, Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı'nın (DİTAV) hazırladığı “Amida Bize Ne Söylüyor” adlı sergi dikkatimi çekiyor. Duvarlara asılı siyah beyaz, geçmiş yüzyıla ait, sararmış, zamanın izlerini taşıyan fotoğraflar yer alıyor…
Biraz ilerlerken Nûbihar Yayıncılığın geniş standına göz gezdiyorum, hayli ilgi çekici. Welat Raminazad ile Nûbihar Yayıncılığın misyonu ve okur kitlesinin yaş aralığı ve baskı maliyeti hakkında sorular soruyorum. Welat Raminazad, genel olarak Kürtçe kitap okuyanların çok az olduğuna işaret ederek, 'Okur kitlesinin yüzde 90’ının 30 yaş üstü kişilerden oluştuğunu ifade etti. Raminazad, ''100 kişiden 10 kişi ise 15 yaş altı çocuklar. Biz Nûbihar olarak profesyonel çalışıyoruz, o yüzden ekonomik alanda zorluk çekmiyoruz. Çünkü meseleye ekonomik yaklaşmıyoruz. Eğer ekonomik olarak yaklaşırsak zarardayız. Ama bizim misyonumuz Kürtçeyi yaymak, okur kitlesini genişletmek’’ diyor.
Amed halkına mesaj
Kürtçeye önemli hizmetler vermiş Enstîtuya Kurdî’nin standı gözüme çarpıyor. Standın başında Murat Bilgiç duruyor. Ona Kürtçe yayıncılığın durumunu sorduğumda ise epey kafa yorduğu bir konu olsa gerek hemen şu mesajı paylaşıyor: ''Fuara talepler giderek azalıyor, maliyetler artıyor. İnsanlar artık kitap satın alamıyor. Biz işin ekonomik maliyetinden ne kadar uzak dursak da insanlar fuara karşı ilgisiz. Bizim standımızda Kurmancî ve Zazakî kitaplar var. Biz yayınevi değiliz, enstitüyüz. Ben inanıyorum ki bu fuarda geçmişte bizim kadar zorluk ve baskı gören yoktur. Ama tüm çalışmamız bu dili korumak ve halkımıza hizmet etmektir. Bu insanlar neye ihtiyaç duyarsa ona göre çalışmalarımız, kitaplarımız var. Ne kadar zorluk çekersek çekelim, insanlarımız için elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Bu, enstitümüzün şiarıdır.
Tüm Amed halkına söylüyorum: Bu fuarda yazarlar, öğretmenler, nice hocalar var. Kitap almaya mecbur değilsiniz, ama gayret edip gelin. Sizin bize selam vermeniz bile bizim için çok kıymetli. Bunca yıldır enstitü olarak mücadele verenlerle bir arada sohbet edin, paylaşacak bolca çayımız var. Bize verdiğiniz kıymet bizim için çok değerli. Diğer halklar gibi siz de yazarlarınızın ve bütün çalışmalar yapanların kıymetini bilin.’’
Fuar şehrin bir ucunda!
Fuarda en çok Nesin Yayıncılık dikkatimi çekiyor. Öğrendiğim kadarıyla 14 yıl aradan sonra Ali Nesin'in isteği üzerine bu yıl fuara katılmışlar. ''Fuarda en çok hangi kitaplar ilgi görüyor'', ''Buradaki fuarın İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerin fuarlarıyla farkı'' gibi sorularıma yayınevi adına Ali Hançer şu cevabı veriyor: ''Biz 2011 ve 2012 yıllarındaki fuara Nesin Yayıncılık olarak katıldık. Bir yayınevinin fuara katılması en azından zarar etmemesi demek. Fakat Diyarbakır'da bizim beklediğimiz ilgi, ne yazık ki olmadı. Herkesin şartları farklı. Sonra uzun bir ara verdik, 14 yıl gibi. Bu sene yeniden Ali Nesin'in teşviki ile yeniden buraya geldik. Çok şey değişmiş. Diyarbakır'da, burada olmaktan mutluyuz. Nesin Yayınevi açısından, Aziz Nesin her zaman ilgi görüyor ve görecek de. İstanbul, İzmir gibi şehirlere göre buradaki fuar farklı elbet. Nüfus bunun gözle görülebilir bir farkı. Burası şehrin bir ucunda, ulaşım olarak kolay değil. Merkezdeki halk kitap fuarından haberdar mı, emin değilim. Fuarın geçen yıllara göre neden daha az ilgi gördüğü dikkatimi çekti. Belki de mevcut kongre merkezinin konumu, veya acaba insanlar kitaplara olan ilgisini gerçekten kaybediyor mu diye düşündüm.’’
Yüzlerce yayınevinin katıldığı fuar, 4 Ekim'e kadar devam edecek.
***
10’uncu kez düzenleniyor
Tüyap Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'nın desteğiyle düzenlenen fuar, bu yıl 10'uncu kez kapılarını açıyor. 27’si Kürt yayınevi olmak üzere 125 yayınevi fuarda yer alıyor. Fuar, 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde ziyaret edilebilecek. Toplam 9 gün sürecek fuar boyunca yazarlarla söyleşiler ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek; tarih, kültür, sanat, eğitim, şiir ve tiyatro gibi gösterilerle büyükşehirlerden gelen konuklar ağırlanacak. Fuar, Başak Demirtaş'ın imza günüyle sona erecek.