Tom Barrack: Yeni Ortadoğu mimarı

Forum Haberleri —

Tom Barrack/foto:AFP

Tom Barrack/foto:AFP

  • Barrack’ın yaklaşımında devlet, egemenlik ya da toplumsal sözleşme değil, güvenliği sürdürme, asgari hizmetler sağlama ve yaygın kaosu önleme yeteneğidir. Ortadoğu, devletler topluluğu değil, yönetilebilir dosyalar serisidir.

* MAHMOUD KHALEF AL-DEIRI

Ortadoğu, artık büyük konuşmalarla ya da açık savaşlarla şekillenmiyor. Sessiz çatışma mühendisliği, kaosun hesaplı kontrolü ve uzun vadeli kriz yönetimi yoluyla yönetiliyor. Bu bağlamda ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, perde arkasında çalışan kilit stratejistlerden biri olarak öne çıkıyor.  Elbette egemen bir karar verici değil, bölgenin yeni bir mantıkla yeniden şekillendirilmesine katkıda bulunan bir 'politika mimarı' olarak. Bu mimaride kesin zaferler yok ve nihai yenilgiler yok, yalnızca kırılgan ama sürdürülebilir dengeler var.

Barrack, medya spot ışıkları altında görünmüyor, yüksek sesli ideolojik terimlerle konuşmuyor, ancak açıklamalarda değil, faaliyetlerde. Batı’nın bir siyasi okulunun parçası; Ortadoğu’yu güçlü ulus-devlet modeli üzerine yeniden inşa etmenin artık mümkün olmadığını, parçalanmayı sona erdirmekten ziyade yönetmenin daha gerçekçi olduğunu gören bir okul. Buna göre Barrack, devletleri birleşik siyasi varlıklar olarak değil, ayrı güvenlik, ekonomik ve toplumsal dosyalar olarak ele alıyor; her biri kendi kontrol araçlarıyla. Önemi, yalnızca resmi rolünden değil, aynı zamanda varlığının zamanlamasından da geliyor. Batı politikalarının doğrudan askeri müdahaleden yüzleşmesiz nüfuza, 'radikal değişim' projelerinden 'düşük maliyetli yıpratma' stratejilerine kaydığı bir anda sahneye çıkıyor.

Çıkmazı ve çöküşü yönetmek

Barrack’ın Suriye’deki rolü, Batı stratejisinde niteliksel bir değişimi temsil ediyor. Suriye, artık bir rejimi devirme projesi ya da siyasi yeniden inşaya hazır bir devlet olarak görülmüyor. Bu bakış açısında uzun vadeli dondurulmuş bir dosya haline geldi. Amaç çatışmayı sona erdirmek değil, hiçbir tarafın tam zafer elde etmesini önlemek, birden fazla nüfuz merkezini korumak ve yaptırımları ahlaki bir araçtan ziyade siyasi mühendislik aracı olarak kullanmak. Fırat’ın doğusunda devletin yerine alternatif bir otorite kurulmadı. Bunun yerine, egemenlikten ziyade ekonomi ve güvenliğe daha bağlı, kontrol edilebilir bir model yaratıldı. Başka yerlerde Suriye rejimi meşrulaştırılacak değil, sınırlanacak bir gerçeklik olarak ele alınıyor; devrilmeyecek, zayıflatılacak. Suriye, böylece parçalanmayı yönetmenin açık bir laboratuvarı haline geldi. Çatışmanın sınırlar içinde devam etmesine izin veriliyor, ancak patlamasına ya da sonuca ulaşmasına izin verilmiyor.

Lübnan'da çöküşü önlemek

Lübnan daha sert bir yaklaşım sunuyor. Amaç devleti kurtarmak değil, tam çöküşü önlemek. Ekonomik başarısızlık, kurumsal çürüme ve orta sınıfın aşınmasına izin veriliyor; tek kırmızı çizgi korunuyor. O da tam ölçekli bir iç savaştan kaçınmak. Lübnan, artık yönetilecek bir devlet değil, yönetilecek bir kriz. Ardışık çöküşler baskı aracı olarak kullanılıyor; radikal çözümler sunulmuyor ya da mevcut güç dengeleri bozulmuyor. Devlet dışı aktörlerin silahları meselesi bile uzun vadeli sınırlama yoluyla, daha geniş bölgesel dengelere bağlanarak ele alınıyor. Burada Lübnan, bir mesajlaşma arenası işlevi görüyor. İçeride hızlı çözüm olmadığını işaret ediyor; dışarıda kaosun düşük maliyetle kontrol edilebileceğini gösteriyor.

Mühendisliğin sonraki arenası

Suriye parçalanma laboratuvarı, Lübnan yönetilen çöküş modeli ise Irak, nüfuz mühendisliğinin bir sonraki arenası olarak görünüyor. Savaşlardan yorgun düşmüş, kırılgan rantiye ekonomiye bağımlı, çok sayıda silahlı aktör ve derin toplumsal bölünmelere sahip bir devlet olarak Irak, Barrack’ın yaklaşımı için ideal bir ortam sunuyor. Muhtemel senaryo, İran nüfuzuna doğrudan karşı karşıya gelmek değil, güç kaynaklarının kademeli olarak sökülmesi, ekonomi ve enerjiyi baskı aracı olarak kullanmak, protestoları kaldıraç olarak değerlendirmek, ancak tam ölçekli devrime dönüşmelerine izin vermemek. Bu bakışa göre; Irak, restore edilecek bir devlet değil, korunacak bir dengedir. Tam çöküş veya gerçek bir toparlanma yok; yalnızca tüm aktörleri dış arabuluculuğa bağımlı kılan bir orta yol var.

Yönetilebilir dosyalar serisi

Barrack’ın yaklaşımı, Ortadoğu’nun sınırlarını yeniden çizmek değil, devletin anlamını yeniden tanımlamak üzerine kurulu. Burada devlet, egemenlik ya da toplumsal sözleşme değil, güvenliği sürdürme, asgari hizmetler sağlama ve yaygın kaosu önleme yeteneğidir. Yeni haritalar yaratmıyor; güç tavanları belirliyor, çatışmanın ritmini düzenliyor ve meselelerin ne zaman soğumasına ya da yeniden alevlenmesine karar veriyor. Bu çerçevede Ortadoğu, devletler topluluğu değil, yönetilebilir dosyalar serisidir.

Barrack’ın stratejisi tek bir temel varsayıma dayanıyor: Radikal çözümler maliyetli ve belirsizken, kriz yönetimi daha ucuz ve sürdürülebilir. Elbete bu, derin etik ve siyasi bir soru doğuruyor: Bu mühendislik istikrar mı üretiyor yoksa kaosu yalnızca uzatıyor mu?

Bu politikalar, büyük patlamaları önleyebilir, ancak yorgun toplumlar, ufuksuz nesiller ve anlamsız devletler üretir. İnsanlığı ve adaleti göz ardı eden mühendislik, sükûneti koruyabilir ama ertelenmiş ayaklanmaların tohumlarını eker. Tom Barrack, yönetilen ama çözülmeyen bir Ortadoğu’da barış yapıcıdan ziyade kalıcı bir kriz yöneticisidir.

* Siyaset bilimi doktorasına sahip Suriyeli araştırmacı ve yazar Mahmoud Al-Deiri'nin Arapça makalesinin İngilizcesi The New Arab’dan çevrilerek kısaltıldı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.