- Kahire’de açılan Jineoloji Merkezi çalışmalarında yer alan Magda Taleb Al-Shameri, “Toplumlar sloganlarla değil, kurumlara dönüşen fikirlerle ve insanı merkeze alan projelere dönüşen kurumlarla ilerler” dedi.
Kahire’de Jineoloji Merkezi’nin açılışının, yalnızca yeni bir araştırma kurumunun faaliyete başlaması olarak değerlendirelemeyeceğini vurgulayan Magda Taleb Al-Shameri, merkezin kuruluş amacını değerlendirdi.
Mısır’ın başkenti Kahire’de haziran ayında Jineoloji Düşünce, Araştırma ve Danışmanlık Merkezi açıldı. Merkez, kadın odaklı bilgi üretimini ve yeni bir düşünüş biçimini Arap dünyasında güçlendirmeyi, bilimsel araştırmalar ile toplumsal ihtiyaçlar arasında köprü kurmayı amaçlıyor. Merkezin kuruluş sürecinde rol alan gazeteci ve kadın ile ekonomi alanlarında çalışmalar yürüten aktivist Magda Taleb Al-Shameri, Jinnews’ten Melek Avcı’ya değerlendirmelerde bulundu.
Hukuk ve siyasetle sınırlı değil
Kadın meselelerinin artık yalnızca hukuki ya da siyasal hak talepleriyle sınırlı olmadığını belirten Magda Taleb Al-Shameri, “Kadın meseleleri, bilginin niteliği, toplumun nasıl inşa edileceği ve dünyanın yaşadığı hızlı dönüşümlere yanıt üretebilecek düşünsel birikimin nasıl oluşturulacağı gibi daha derin sorularla doğrudan bağlantılı hale gelmiştir. Bu anlayıştan hareketle açılan merkez, kadın, toplum, demokrasi ve kalkınma arasındaki ilişkiyi bilimsel bir perspektifle ele alarak Arap gerçekliğini yeniden okumayı amaçlayan bağımsız bir araştırma alanı oluşturma girişimi olarak hayata geçirildi” diye konuştu.
Daha dengeli toplumsal inşa
Temel sorunun yalnızca kadınların koşullarının nasıl iyileştirileceği olmadığını ifade eden Magda, “Kadınların bilgi üretiminin ve karar alma süreçlerinin gerçek bir ortağı olduğu, daha adil ve dengeli bir toplumun nasıl inşa edileceğidir” dedi. Jineolojinin kadınları yalnızca araştırmanın konusu olarak değil, tarihin ve toplumun kurucu öznesi olarak ele aldığını söyleyen Magda, “Onlarca yıl boyunca önemli bir bilgi ve deneyim birikimi oluşturan akademik mirası ve Arap dünyasındaki kadın çalışmalarını ortadan kaldırmayı değil; tarih, sosyoloji, ekonomi, siyaset ve antropolojiyi bir araya getiren disiplinlerarası bir yaklaşımla bu birikimi geliştirmeyi ve zenginleştirmeyi hedeflemektedir” diye ekledi.
Daha bütünlüklü bir bakış
Esas amacın insanı ve toplumu daha bütünlüklü bir bakış açısıyla anlamak olduğunu belirten aktivist, “Jineoloji aynı zamanda bilgi üretimine ilişkin eleştirel bir tartışma zemini açmayı hedeflemektedir. Merkezin rolü yalnızca araştırmalar yayımlamak ya da konferanslar düzenlemekle sınırlı değildir. Merkez, akademik diyaloğu teşvik eden, farklı düşünce ekollerine açık olan ve yaşamın gerçekliğiyle doğrudan ilişkili bilgi üretimini destekleyen bir araştırma ortamı oluşturmayı amaçlamaktadır” diye belirtti.
“Bu proje, demokrasi ve barışın inşasına ilişkin daha geniş tartışmalardan bağımsız düşünülemez” diyen Magda, “Kadınları karar alma süreçlerine ve bilgi üretimine dâhil edemeyen toplumlar, sürdürülebilir kalkınmayı ve toplumsal istikrarı sağlamada kalıcı güçlüklerle karşılaşacaktır. Jineoloji, kadın meselesini yalnızca kadınlara ilişkin bir konu olarak değil, toplumsal adalet, yurttaşlık, diyalog kültürü ve farklılıklara saygı ilkeleriyle bağlantılı, daha kapsamlı bir toplumsal dönüşüm projesinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor” dedi.
Dijital bilgi üretimi güçlenmeli
Kadınların değişen bilgi üretimi dünyasına katılımını güçlendirmek için çeşitli çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çeken Magda, şunları belirtti: “Yapay zekâ artık eğitimden medyaya, ekonomiden iş gücü piyasasına ve hatta kamuoyunun şekillenmesine kadar birçok alanda belirleyici bir unsur haline gelmiştir. Bu nedenle kadınların ve gençlerin dijital bilgi üretimine katılımını güçlendirmek, onları yalnızca teknolojiyi tüketen değil, aynı zamanda onu üreten ve geliştiren aktörler haline getirmek büyük önem taşıyor.”
Yalnızca bir araştırma kurumu değil
Kahire’de Jineoloji Merkezi’nin açılışının, yalnızca yeni bir araştırma kurumunun faaliyete başlaması olarak değerlendirelemeyeceğini vurgulayan Magda Taleb Al-Shameri, son olarak şunları ifade etti: “Bilimsel araştırmayı, düşünsel diyaloğu ve modern teknolojilerin sunduğu olanakları bir araya getiren, Arap toplumlarının özgünlüğünü ve kültürel çeşitliliğini koruyarak daha açık, kapsayıcı ve üretken bir Arap bilgi alanının oluşturulmasına katkı sunmayı hedefleyen bir girişimi de temsil ediyor. Bu deneyimin başarısı ise sağlam ve güvenilir bilgi üretebilmesine, eleştiriye açık bir yaklaşım benimsemesine, üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla güçlü iş birlikleri kurmasına ve gençleri kendi geleceklerinin şekillendirilmesine aktif biçimde dâhil edebilmesine bağlıdır. Çünkü toplumlar sloganlarla değil, kurumlara dönüşen fikirlerle ve insanı merkeze alan projelere dönüşen kurumlarla ilerler.” ANKARA