- Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi Eşbaşkanı Bêrîvan Xalid, Türk devletinin yoğun saldırılarını rağmen kimsenin toprağını terk etmediğine dikkat çekerek, şunların altını çizdi:
- “Türk devleti, tüm kirli yöntemlerle saldırsa da sonuç beklediği gibi olmadı. Halkın bu saldırılar karşısında tutumu oldukça net; her alanda ve koşulda direnmeye devam ediyor.
- Kuzey-Doğu Suriye’de bulunan bütün halklar bölgelerini terk etmedi. Halklarımız kendi kurdukları sistemin bu saldırılarla yenilmeyeceğini biliyor. Dimdik ayakta.”
ZANA DENİZ/QAMİŞLO
İşgalci Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye dönük saldırıları sürüyor. Bölgenin altyapısının yanı kamu hizmetleri ve sivil yerleşim alanlarını da hedef alan Türk devleti, açıkça savaş suçu işlemeyi sürdürüyor. Gazetemize konuşan Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi Eşbaşkanı Bêrîvan Xalid, saldırıların özellikle insani yaşam alanlarını hedef aldığını; iki milyon yurttaşın su ve elektrik hizmetlerinden yararlanamadığını kaydetti.
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin ilanından bugüne Türk devletinin çeşitli bahanelerle saldırılarını sürdürdüğüne dikkat çeken Xalid, “İşgalci Türk devleti, yıllardır hem kendisi hem de çeteler eliyle bölgemize saldırıyor. Kobanê, Efrîn, Girê Spî ve Serêkaniyê’ye saldırdı. Bu saldırılar neticesinde çeşitli bölgelerimizi işgal etti. Halkımız göç etmek zorunda kaldı, insani krizler yaşadı” dedi. Türk devletinin özellikle altyapıyı hedef aldığını belirten Bêrîvan Xalid, “Amûdê, Qamişlo, Dêrik, Girkê Legê, Tirbespiyê’de bulunan kurumlar saldırıya uğradı. Cizîrê bölgesindeki elektrik kurumu saldırılardan kaynaklı hizmet dışı kaldı. İki milyon kişi elektriksiz ve susuz durumda. Öte yandan petrol ve gaz rafinerilerine de saldırı gerçekleşti. İşgalci Türk devletinin dünyanın gözleri önünde gerçekleştirdiği saldırılarla Kuzey ve Doğu Suriye’nin alt yapısı kullanılamaz hale getirildi” şeklinde konuştu.
Beklediği sonucu alamayacak
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin tüm kurumlarıyla seferberlik içerisinde olduğunu; su ve elektrik gibi temel ihtiyaçları halka ulaştırmak için çaba sarf ettiğini söyleyen Xalid, şöyle devam etti: “Bu saldırılar bir yanıyla da demografik yapının değiştirilmesi amacıyla yapılıyor. Türk devleti, tüm kirli yöntemlerle halkımıza karşı saldırsa da sonuç beklediği gibi olmadı. Halkın bu saldırılar karşısında tutumu oldukça net. Halk saldırılara karşı her alanda ve koşulda direnmeye devam ediyor. Dimdik ayakta. Kuzey-Doğu Suriye’de bulunan bütün halklar direniş kararını hep birlikte aldı ve bölgelerini terk etmedi. Halklarımız kendi kurdukları sistemin bu saldırılarla yenilmeyeceğini biliyor. Halkımız kendi iradesinden bir şey kaybetmeden aynı kararlılıkla direnişini sürdürecek. Direnerek bu saldırıları boşa çıkartacağız.”
Uluslararası tepki olmalı
Halka hizmet veren kurumlara dönük gerçekleştirilen saldırıların uluslararası hukuka göre suç teşkil ettiğine dikkat çeken Xalid, “Uluslararası yasalar ve hukuk, Türk devleti tarafından defalarca ihlal edilmesine rağmen sessiz kaldılar. Uluslararası güçler saldırılar karşısında kendilerini sorumlu görmeli. Zamanında tepki konulmaz ve saldırıların önü alınmazsa yeni katliamları getirecektir. Şu ana kadar uluslararası insan hakları kurumlarından bir açıklama dahi gelmedi” dedi.
*****
209 noktaya 288 saldırı
İşgalci Türk devleti, 5 Ekim’de Kuzey-Doğu Suriye’ye başlattığı işgal saldırıları kapsamında önceki gün itibarıyla 209 bölgeyi hedef aldı. Dêrik, Tirbespiyê, Qamişlo, Amûdê, Hesekê, Dirbêsiyê, Tiltemir, Eyn Îsa, Kobanê ve Minbic bölgelerine 288 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırılardan 207’si top ve obüs gibi ağır silahlarla gerçekleşirken 25 saldırı savaş uçaklarıyla yapıldı. 56 saldırıda ise işgalci SİHA kullanıldı:
* 26 altyapı alanı, 136 konut alanı, 11 İç Güvenlik Güçleri merkezi, hükümet güçlerine ait 17 alan, 7 tarım arazisi, 3 fabrika, bir okul ve iki hastane, işgalci Türk devleti tarafından saldırıya uğradı.
* İşgalci Türk devletinin saldırısında su pompalama istasyonu, petrol rafinerisi, gaz dolum tesisi, hastahane ve okul hedef alındı.
* Türk devleti, Hamzabeg’de bulunan Uyuşturucuyla Mücadele Akademisi’ne düzenlediği saldırı sonucunda 29 İç Güvenlik Üyesi şehit düştü, 28’i yaralandı.
* İşgalci Türk devletinin gerçekleştirdiği saldırılarda 11’i kadın 44 kişi şehit düştü. 12’si çocuk 46 kişi ise yaralandı.
* İşgalci Türk devleti, Qamişlo’ya 29, Hesekê’nin ilçe ve köylerine 42, Şehba ve Efrîn Kantonu’na 48, Dêrik’in ilçe ve köylerine 13, Eyn Îsa ve köylerine 42, Kobanê ve köylerine 25, Minbic’e 7, Reqa ve köylerine 4 kez saldırdı.
*****
Hava sahasını kapatsınlar
DBP Eşbaşkanı Saliha Aydeniz, ABD, Rusya ve Fransa’ya çağrıda bulunarak, Kuzey-Doğu Suriye hav sahasının Türk devletine kapatılmasını istedi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) ve Kürdistan Komunist Partisi (KKP), Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) ile Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED), Türkiye'nin Kuzey-Doğu Suriye'ye yönelik saldırılarına dair Amed’deki DBP Genel Merkez Danışma Bürosu'nda açıklam yaptı.
DAİŞ’ten farkı yok
DBP Eşbaşkanı Saliha Aydeniz, 5 Ekim’den bu yana saldırıların sürdüğünü, hastane, su ve elektrik santrallerinin hedef alındığını hatırlattı. Aydeniz, şunları söyledi: “Bunun, DAİŞ’in saldırılarından hiçbir farkı yok. Bu saldırılar insanlık suçudur. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rojava’daki sistemi altüst edeceklerini ve yaşam alanlarına saldıracaklarını söyledi. Erdoğan, Filistin’de ibadethane, hastane, mescit ve okulların acımasızca vurulduğunu, dünyanın da buna sessiz kaldığını söylüyor. ‘İnsan hakları nerede?’ diye soruyor. Biz de diyoruz ki; Mêxmur’da cami, Dêrik’te hastane bombaladınız. Pamuk tarlasında çalışan kadınları vurdunuz. Eyn Îsa’da 9 ve 10 yaşındaki iki çocuğu katlettiniz. Hani hukuk, hani insan hakları nerede? Burada aleni bir şekilde Kürt düşmanlığı yürütülüyor."
Herkesin saldırılara karşı sesini yükseltmesi gerektiğini söyleyen Aydeniz, "BM rol ve misyonunu yerine getirmelidir. Son çağrımız hava sahası içindir; Rusya, Amerika ve Fransa hava sahasını kapatmalıdır. Rojava ağır ambargonun altındadır. Bu ambargo kaldırılmalıdır” dedi.
Aydeniz, Bakur halkı olarak sessiz kalmayacaklarını vurgulayarak, şunun altını çizdi: “Büyük bir iradeyle Kobanê’yi sahiplendik, o ruhla Rojava’ya sahip çıkacağız.”
*****
5 milyon insanın yaşamına kast
Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’de sivillerin yaşadığı alanları bombaladığını; 5 milyon insanın yaşamına kastettiğini söyledi.
Oluç, Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırısı ve gündemdeki gelişmelere ilişkin önceki akşam Meclis Genel Kurulu’nda konuştu.
Bir askeri garnizon değil
Kuzey-Doğu Suriye’de 2020 nüfus sayımına göre 5 milyon insan yaşadığını belirten Oluç, şöyle konuştu: “Burada Kürt, Arap, Süryani halkları, Êzîdî Müslüman ve Hristiyanlar birlikte yaşıyor, birlikte bir yaşam oluşturuyor. Çocuklar okullara gidiyor, insanlar üretim yapıyor, üretim alanları var, yani siz burada, Ankara’da nasıl bir yaşam kuruyorsanız, işte Rojava kentlerinde de öyle bir yaşam kuruluyor. Dediğim gibi çocuğu var, yaşlısı var, erkeği var, kadını var. Üretim yapılıyor, okullarda eğitim yapılıyor, sağlık birimleri var, enerji üretiliyor; bir yaşam var orada. Şimdi, bu yaşamın olduğu yeri bir askeri garnizon sanırsanız büyük hata yaparsanız ve bu hatanın sonucunda insanların ölümüne yol açarsınız ve bugün yaşanan odur.”
Sivilleri bombalıyorsunuz
Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik tehditleri sonrasında saldırıların başladığını hatırlatan Oluç, “5 Ekim’den bugüne kadar bombalanmış olan yerlerin elimizde listesi var. Baktığımız zaman ne görüyoruz biliyor musunuz? Sivillerin yaşadığı alanların bombalandığını görüyoruz, çocukların ve sivillerin ölmekte olduğunu görüyoruz. Bu kabul edilebilir bir şey mi? Filistinliler ölürken hep beraber haklı bir şekilde itiraz edeceğiz ama Kürtler ölürken ellerimizi alkışla çırpacağız. Böyle bir şey olabilir mi?” diye sordu.
Bir adabı, ahlakı var mı?
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsrail’e tepki gösterirken kullandığı “Savaşın da bir adabı, ahlakı var” sözlerini hatırlatan Oluç, Erdoğan’ın aynı sözleri Kuzey-Doğu Suriye için de kullanmasını istedi.
*****
ABD: Tavrımız değişmedi
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller, ABD’nin Türk saldırılarından, bunların bölgedeki siviller ve altyapı üzerindeki etkilerinden endişe duyduğunu söyledi.
Matthew Miller, haftalık basın brifinginde gazeteci Diyar Kurda’nın Türkiye’nin Rojava’ya yönelik saldırıları hakkında bir sorusunu da yanıtladı. Türk devletinin, 72 saatte Rojava’da 150 bölgeye yönelik saldırıları ve yaşanan sivil kayıplar hakkında ABD’nin tutumuna ilişkin soruya Miller, şöyle yanıt verdi:
“ABD, Suriye'nin kuzeyindeki askeri faaliyetler, bunun sivil nüfus ve altyapı üzerindeki etkileri ve DAİŞ’in kalıcı yenilgisini garanti altına almak için yaptığımız operasyonların etkinliği üzerindeki etkisinden endişe duyuyor. Konumumuz değişmedi. Mevcut ateşkes hatlarını desteklemeye devam ediyoruz ve şiddete son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Suriye'de istikrarı artırmak ve çatışmaya siyasi bir çözüm bulmak için tüm tarafların ateşkes bölgelerini sürdürmesi ve bunlara saygı duyması, şiddet eylemlerini azaltması hayati önem taşıyor.”