Türk saldırganlığını hesaplıyoruz

28 Ekim 2021 Perşembe - 19:40

MSD Yürütme Meclisi Başkanı İlham Ehmed

MSD Yürütme Meclisi Başkanı İlham Ehmed

  •  Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Meclisi Başkanı İlham Ehmed, geniş çaplı bir saldırı için ABD ve Rusya arasında mekik dokuyan Türk devletinin her an yapabileceklerinin hesabını yaptıklarını belirterek, şunların altını çizdi:
  •  ”Bu defa saldırı olursa neler olacağını biliyoruz. Olmasına izin vermemenin çabası içindeyiz. Kimsenin şüphesi olmasın. Siyasi, diplomatik ve yasal olarak kendimizi koruyacağız. Önemli olan tavrımız, duruşumuz, direnişimiz, toprakla olan bağımızdır.”

MSD Yürütme Meclisi Başkanı İlham Ehmed, Türk devletinin PKK adını kullanarak bahane üretmeye çalıştığına işaret ederek, ”Konu, PKK veya Türkiye’nin güvenliği değil, Türk devletinin işgalini meşrulaştırma isteğidir” dedi ve kapsamlı bir saldırı olasılığına dikkat çekti.

Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son kabine toplantısı ardından yaptığı açıklamada işgal saldırısı sinyali vermesinden sonra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Savunma Bakanı Hulusi Akar da benzer yönde açıklamalar yaptı. İşgal saldırısı tehditleri ardından 20 Ekim’de işgalci Türk devletine ait Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) Kobanê’ye saldırı gerçekleştirdi. Saldırıda iki sivil şehit düştü, aralarında Toplumsal Adalet Meclisi Eşbaşkanı Bekir Ceradê’nin de bulunduğu üç kişi yaralandı. Yine 23 Ekim’de SİHA ile yapılan suikast saldırısında üç QSD savaşçısı şehit düştü. Türk devletinin Şehba, Til Rifat, Kobanê, Eyn Îsa ve Til Temir hattındaki saldırıları neredeyse rutinleşti. Türk Savunma Bakanı Akar ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu dün yine tehditler savurdu. Çavuşoğlu, Rusya ve ABD’nin sözlerinde durmadığını ileri sürerek, ayrıca Rusya, İran ve Suriye ile Özerk Yönetim’e karşı diyalogu zorladıklarını söyledi. Çavuşoğlu, ”PKK hepimiz için tehdit. Onlar için de tehdit, bizim için de tehdit. YPG/PKK’nın son zamanlarda saldırıları arttı. Maalesef ne Rusya ne de ABD bunları geri çekme sözünde durdu. Dolayısıyla böyle durumda da kendimiz gereğini yapmamız lazım” dedi. Erdoğan ile Putin görüşmesinde bunun konuşulduğunu, olası Biden ile görüşmede de bunun konuşulacağını belirten Çavuşoğlu, Erdoğan’ın ”bir gece ansızın” tehdidini de zamanlama için tekrarladı.

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Meclisi Başkanı İlham Ehmed, işgalci Türk devletinin yeni işgal saldırısı tehditleri, olası saldırılara karşı gösterilecek tutum konusunda önceki akşam ANHA’nın canlı yayınlanan programında konuştu.

Türk hükümetinin geniş çaplı bir işgal saldırısına onay almak için büyük bir baskı uyguladığını; işgalci olmasına ve her gün saldırmasına rağmen haklı olduğunu göstermeye çalıştığını belirten Ehmed, bunun için PKK adını kullanarak bahane üretmeye çalıştığını söyledi. ”Konu, PKK veya Türkiye’nin güvenliği değil, Türk devletinin işgalini meşrulaştırma isteğidir” diyen Ehmed, kapsamlı bir saldırı olasılığına karşı şunları söyledi: ”Direniş ve öz savunma, her canlının yaşamsal hakkıdır. Kendimizi koruduğumuzda kimsenin kendinizi niye koruyorsunuz, demeye hakkı yok. Kendimizi savunmadığımızda haklarımızdan mahrum kalırız ve saygınlığımızı kaybederiz. En önemlisi ve gerekli olan halkımızın kendisini korumasıdır.

Kimsenin şüphesi olmasın

Üzerimizdeki tehditler devam ettiği sürece silaha ihtiyacımız olacak. Siyasi, diplomatik ve yasal olarak kendimizi korumalıyız. Kendimizi korumakla alakalı kimsenin aklında bir şüphe olmamalı. Saldırı olduğunda bu toplumun direnişi gelişiyor. Bu defa saldırı olursa neler olacağını biliyoruz. Onun için saldırı olmasına izin vermeyeceğiz.”

Til Rifat’ta sorumlu Rusya’dır

Til Rifat’a yapılacak saldırılara ilişkin çok sayıda açıklamalar yapıldığını; Kobanê ve Minbic’in de hedefte olduğunun söylendiğini anımsatan Ehmed, ”Til Rifat’a saldırı olursa sorumlusu Rusya’dır, çünkü burada Rusya var. Bu, diğer devletlerin İdlib ve Efrîn gibi Fırat’ın batısıyla alakaları olmadığını göstermiyor. Eğer Türkiye İdlib’de bu kadar direniyor ve hattını M4 yolundan geriye çekmiyorsa bu sadece Türkiye’nin kararı değil” dedi.

Yapabileceklerinin hesabını yapıyoruz

Türk devletinin her an yapabileceklerinin hesabını yaptıklarını kaydeden Ehmed, şunların altını çizdi: ”Önemli olan tavrımız, duruşumuz, direnişimiz, toprakla olan bağımızdır. Uluslararası alanda, karada bir saldırıya karşı direniş için gerekli tüm hazırlıkları yapmalıyız ve onurlu bir duruşa sahip olmalıyız. Bizler saldırı olmasını istemiyoruz, tam tersine bir çözümün olmasını istiyoruz.”

Siyasi çözüm için görüşme

Suriye konusunda önemli tartışmalar yaşandığını; her tarafın Suriye meselesini kendi çıkarları doğrultusunda halletmek istediğini; Rusya, ABD ve İsrail arasında anlaşmalar yapıldığını belirten Ehmed, Suriye’nin geleceğine ve siyasi çözümüne ilişkin yakın dönemde bir görüşme beklemediklerini söyledi. Ehmed, şöyle devam etti: ”Çünkü halledilmesi gereken bir sürü konu var. Örneğin El Kaide, DAİŞ hala var, İran’ın rolü, Türkiye Suriye’nin içinde duruyor. Siyasi değil, güvenlik anlaşmaları yapılıyor. Siyasi olarak Anayasa Komisyonu’nun toplandığını gördük, oradan bir şey çıkmadı. Cenevre’de hala toplantı randevusu yok. Şu ana kadar Şam hükümeti ile diyalogumuz gözle görülebilir şekilde ilerlemedi. Siyasi dosyalar henüz ele alınmadı.”

ABD’nin ”DAİŞ genişliyor, DAİŞ Özerk Yönetim dışındaki bölgelerde yeniden canlanıyor” şeklindeki açıklamasının ardından uçaklar ve füzelerle bazı askeri işleri yapmak istediklerinin görüldüğünü ifade eden Ehmed, şunları dile getirdi: ”Cerablûs, Girê Spî, Serêkaniyê’de yapıldı ve devam edecek. Yapılan açıklamalar artık eylemlerinin Özerk Yönetim dışında da olacağını gösteriyor. Bunlar önemli. Buralarda eylemlerin başlaması Rusya ve ABD’nin güvenlik çerçevesindeki anlaşmalarının genişleyeceği anlamına geliyor. ABD, Rusya olmadan uçaklarını Cerablûs, Ezaz ya da başka bir yerde kaldıramaz. Aralarında iletişimin olması gerekiyor.”  HABER MERKEZİ

 

Şam yönetimi de tartışıyor

Şam yönetiminin, Özerk Yönetim’i baypas edecek kısmi dil ve kültürel haklar üzerinde kararlar aldığı öğrenildi. 

 MA’dan Erdoğan Altan’ın haberine göre; 28 Eylül’de Haleb’te Muhabarat ve askeri istihbaratın üst düzey yöneticileriyle toplantı alan rejim yöneticileri, bir dizi karar aldı. Toplantıda alınan kararlar şöyle: 

*  QSD ve Demokratik Özerk Yönetim’e bağlı asayiş güçlerinden özellikle Efrîn ve diğer bölgelerde Türk devletine karşı savaşarak şehit düşenler “Suriye Cumhuriyeti Şehitleri” olarak sayılacak. Yönetim bu şehitlerin ailelerine sahip çıkacak.

*  Bu bölgelerde savaştan etkilenen çocuklara yönelik bir düzenleme yapılması ve bunun için bir komitenin kurulması. Özellikle bu komitede Kürt yurtseverlerin yer alması. 

* Bu komite, rejimin hakimiyeti altındaki bölgelerde bulunan Kürt oluşumları üzerinden çalışmaya başlayacak ve diğer Özerk Yönetim hakimiyeti altındaki bölgelere yayılacak. Bunu Türk devletine karşı bir tahrik etkisi yaratma amacıyla özellikle Efrîn’e geri dönüşler teşvik edilecek. Rejim tarafından bu oluşumların çalışmaları denetlenecektir.  

*  Devlet okullarında Kürt dillinin seçmeli ders olarak verilmesi. 

* Savaş nedeniyle Suriye rejimin devlet kurumlarına gelemeyen memurların durumları ile ilgili düzenleme yapılması. 

*  Suriye Sanatçılar Sendikası’na bağlı olarak Kürt sanatçılar için küçük bir sendika kurularak Kürtçe şarkı, tiyatro, folklor vb hünerlerini sergilemelerine olanak tanınması. 

*  YPG ya da Kürtlere bağlı diğer askeri oluşumlar içinde askerliğini yapanlar, Suriye ordusunda askerlik yapmış olarak sayılacak ve mecburi askerlikten muaf tutulacak. 

* Daha önce Şehba ve Halep’in Şêxmeqsûd Mahallesi’nde kapanan sanayi ve meslek işleri aktif hale getirilerek Suriye’nin  sanayi ve ticaret sicilinde kaydedilerek onaylanacak.

* Bu çerçevede Şehba’ya yerleşen Efrînlilerin yaşam, toplumsal ve sağlık ihtiyaçlarını giderebilmeleri için Halep’e gidiş gelişlere izin verilecek. 

* Til Rifat ilçesine yerleşenlerin kimlik vb. kayıtlar için Nüfus Müdürlüğü ve Adliye’ye bağlı bir yerin açılması. 

* Bölge halkı ve rejim yönetimi arasındaki sorunların çözümü konusunda toplumun ileri gelenlerinden bir komisyonun oluşturulması. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.