Türkiye, Êzîdî Soykırımı’ndan yargılanmalı

Dünya Haberleri —

7 Temmuz 2022 Perşembe - 21:00

Helena Kennedy / Foto: wikipedia

Helena Kennedy / Foto: wikipedia

  • Devletlerin Êzîdî Soykırımı'ndaki rolünü ve ihmallerini araştıran Êzîdî Adalet Komitesi (YJC), üç buçuk yıldır üzerinde çalıştığı raporu tamamladı. Raporu hazırlayanlardan tanınmış insan hakları avukatı Helena Kennedy, Türkiye'nin Êzîdî halkına yönelik soykırımdaki işbirliği nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanması çağrısı yaptı. 

SERAP GÜNEŞ

Önde gelen insan hakları avukatlarının kurduğu Êzîdî Adalet Komitesi (YJC), DAİŞ’e aktif destek veren Türkiye’nin Êzîdîlere soykırım uygulamaktan Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanmasını istedi.

Devletlerin Êzîdî Soykırımı'ndaki rolünü ve ihmallerini araştıran Êzîdî Adalet Komitesi (YJC), üç buçuk yıldır üzerinde çalıştığı raporu tamamladı. 5 uluslararası insan hakları örgütünden önde gelen avukatların oluşturduğu Komite, "Türkiye'nin Êzîdî Soykırımı'ndaki iş birliği nedeniyle uluslararası bir mahkemede yargılanması" çağrısında bulundu. 

DAİŞ’e göz yumuldu

278 sayfalık raporda, Türk devletinin DAİŞ çetelerinin sınırdan geçmesine izin verdiği, Êzîdî kadın ve çocukların para karşılığı satılarak köleleştirilmesine göz yumduğu, çetelerin Kürtlere karşı savaşması için eğitilmesine yardım ettiği ve bu şekilde soykırımı yapanları güçlendirdiği belirtildi.

Komite, İngiliz Parlamentosu’nda Çarşamba günü düzenlediği panelle raporun ayrıntılarını kamuoyuyla da paylaştı. Raporu hazırlayanlardan tanınmış insan hakları avukatı Helena Kennedy, Türkiye'nin Êzîdî halkına yönelik soykırımda DAİŞ’le yaptığı aktif iş birliği nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı’nda yargılanması çağrısı yaptı. 

Devletlerden hesap sorulmalı

Kennedy, Êzîdî Soykırımı konusunda çok derin bir dokunulmazlık bulunduğunu, DAİŞ’in devlet dışı bir aktör olarak uluslararası hukukta yargılanamayacağını ama sorumlulukları bulunan devletlere hesap sorulmaması halinde "Bir daha asla" sözünün boşa çıkacağını söyledi.

Suça ortak oldular

Doughty Street Barosu Uluslararası Hukuk Bölümü’nün Başkanı Avukat Dr. Tatyana Eatwell ise neden bireysel yargılamalar yerine devletler aleyhine dava açılması yolunu seçtiklerini şöyle özetledi: “Soykırımlar, devletlerin umursamazlığı, göz yumma hatta desteği olmadan gerçekleşemez. Tedbir almamış, yükümlülüklerini de yerine getirmemişlerdir. Soykırım riski açık olmasına rağmen adım atmayarak, suça ortak olmuşlardır.”

Şengal için güvence talebi 

Êzîdî kadınlara yönelik çalışma yürüten Dr. Leyla Ferman da 2014’ün Êzîdîler için “kara bir yıl” olduğunu belirterek “DAİŞ eliyle gerçekleşen soykırımda Êzîdîleri Kürt silahlı güçleri olan YPG kurtardı. Devletler ise uluslararası hukuku ve yükümlülüklerini ihlal etti” dedi. Ferman, Êzîdîlerin statü talebine de işaret ederek, “Yasal teminat, koruma olmadan Êzîdîler, Şengal’e dönmeyecek” ifadelerini kullandı. 

Cezasızlık yenilerine yol açar

İşçi Partisi Milletvekili Dr. Fleur Anderson ise “Adaletin yerini bulması için sorumlular yargılanmalı, aksi halde daha çok soykırım görürüz. Ceza almayan devletler soykırımı bir politika haline getirebilir” uyarısında bulunarak, bu konuda baskı kurma ve kamuoyu oluşturmanın önemine vurgu yaptı. 

Êzîdî Soykırımı bitmedi

Yazar Elif Şafak ise geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin başkenti Ankara’da rehin tutulan ve fidye karşılığında kurtarılan Êzîdî anne ve çocuğun durumunu hatırlatarak, “Êzîdîlere yönelik zulüm büyük bir utanç” dedi. “Soykırım bitmedi” diyen Şafak, halen 3 binden fazla Êzîdî kadın ve kız çocuğun kayıp olduğuna dikkat çekti. Şafak “Êzîdîlerin başına şimdiye kadar 74 ferman gelmiş. Neden? Çünkü hiç hesap sorulmamış” diyerek sorumluluların cezalandırılmasının önemine vurgu yaptı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.