Türkiye kapıyla da cezalandırıyor

Mahsum Çiya Korkmaz

Mahsum Çiya Korkmaz

  • Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu Eşsözcüsü Mahsum Çiya Korkmaz, Kobanê için her saniyenin önemli olduğunu vurgulayarak, sınır kapısının açılması çağrısını yineledi. 
  • AKP hükümetinin Kızılay ve HTŞ ısrarını aşamadıklarını ve güvence alamadıklarını belirten Korkmaz, "Barzani Vakfı'nın TIR’ları hâlâ HTŞ’nin elindedir. Onlara böyle yapılıyorken bize neden yapılmasın?" diye sordu.

Kobanê’deki kuşatma 21. gününe girerken, kentte elektrik ve su verilmiyor, temel gıda malzemeleri de tükenme noktasına geldi. Buna rağmen sınır kapısını açmayan Türk devleti, HTŞ ile birlikte Kürtler üzerindeki baskıyı artırarak anlaşmanın tüm koşullarının Şam lehine ilerlemesini sağlamaya çalışıyor.

HTŞ-DAİŞ ve Türkiye destekli çetelerin, Rojava’ya dönük tehdit ve kuşatması sürüyor. Üç haftadır kuşatma altına olan Kobanê’de, yarım milyondan fazla insan yaşıyor. Kobanê, hem zorla yerlerinden edilen göçmenlerin sorumluluğunu üstleniyor hem de saldırılara karşı direniyor. Birçok ilaç bulunamıyor; özellikle diyabet, tansiyon ve böbrek hastaları ciddi zorluklar yaşıyor. Aynı şekilde kanser hastaları da kuşatma nedeniyle tedavilerini sürdüremiyor. Ankara ve Şam, bu kuşatmayla Kobanê’ye karşı özel bir savaş yürütüyor; dünya çapında direnişin sembolü olan ve DAİŞ’in ilk kez yenilgiye uğratıldığı yer olan Kobanê’nin iradesini kırmak istiyor. Kobanê halkı kuşatmanın ilk gününden bu yana sessiz kalmadı ve direnişçi bir tutum sergiliyor. 30 Ocak’ta yapılan anlaşmaya göre kuşatmanın 2 Şubat’ta kaldırılması gerekiyordu, ancak kuşatma ile birlikte Kobanê’ye yönelik siyasi ve psikolojik saldırılar sürüyor.

Bu süreçte Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından başlatılan “Kobanê için Yardım Kampanyası” kapsamında toplanan ve içinde temel ihtiyaç malzemelerinin yer aldığı 25 TIR’ın Kobanê’ye ulaştırılması engellendi. AKP hükümeti, malzemelerin Türk Kızılayı'na teslim edilmesini ve Şam aracılığıyla iletilebileceğini söylemekle yetindi. Ablukanın sürdüğü Kobanê’ye su, çocuk bezi, süt, mama, kadın hijyen malzemeleri, battaniye, ısıtıcı, yatak ve gıda malzemelerinin Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan geçirilme talebi kabul edilmedi. Yardım TIR’ları Amed’e geri getirilirken, yardım kampanyası ise devam ediyor. MA'ya konuşan Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu Eşsözcüsü Mahsum Çiya Korkmaz, Rojava’da özellikle çocukların, kadınların ve yaşlıların temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çekerek, acil bir şekilde yardımların önünün açılması gerektiğini söyledi.

Görüşmelerden sonuç alınmadı

Kampanya duyurusunun üzerinden iki gün geçtikten sonra 25 TIR dolusu malzemenin toplandığını hatırlatan Korkmaz, “Suruç sınırında Valilik talimatıyla durdurulduk ve ilçeye girişimiz engellendi. Biz de Suruç’a yakın bir tesiste bekledik. Oradayken görüşmeleri sürdürdük ve bir kamuoyu oluşturduk. Bölgede çok kapsamlı bir yardım kampanyasının yürütüldüğünü, sınırın öbür tarafında ise büyük bir ihtiyaç olduğunu belirterek kapıların açılmasını ve bir koridor oluşturulmasını talep ettik. Görüşmeler sonuç vermeyince Amed’e dönme kararı aldık” dedi.

Barzani Vakfı'nın araçları rehin

Yetkililerin yardımları HTŞ’nin kontrolündeki bölgeye yönlendirmesine tepki gösteren Korkmaz, “Bizim bu konuda kaygılarımız var. Barzani Vakfı'nın TIR’ları hâlâ HTŞ’nin elindedir. Onlara böyle yapılıyorken bize neden yapılmasın? Biz bu konuda bir güvence istedik, güvence verilmeyince geri döndük” diye konuştu.

50 TIR malzeme hazır bekliyor

Kampanyanın daha güçlü bir şekilde sürdüğünü kaydeden Korkmaz, şunları söyledi: “İki ayrı toplama noktamız var, biri Fuar Alanı, diğeri ise Ofis Semti’ndeki eski stadın olduğu otopark. Koordinasyon'un iletişim numaraları mevcut, halkımız yardımları kendileri getirip bırakıyor. Bu sayede ciddi miktarda malzeme toplandı, şu an 50 TIR’dan fazla malzeme hazır bekliyor. Kobanê’de temel ihtiyaçlar acildir. Su çok ciddi bir kriz durumunda. Halen bölgede internet ve elektrik yok. Elektrik olmadığı için altyapıda ciddi aksaklıklar var ve ısınma büyük bir problem. Ayrıca bölge yoğun göç aldı, BM verilerine göre 150 binden fazla kişi oraya sığındı.”

Her saniye çok önemli

Gerekli önlemlerin alınmaması durumunda büyük bir felaketle karşı karşıya kalınacağı uyarısında bulunan Korkmaz, şunları ekledi: “Her geçen saniye daha büyük bir felakete yol açabilir. Soğuktan hayatını kaybeden çocuklar oldu. Bu yüzden her saniye bizim için çok önemli. Çağrımızı tekrarlıyoruz, hem hükümete hem de uluslararası kurumlara sesleniyoruz: Ortada böylesi bir felaket varken ve siz de bunun farkındayken, bu durumu ortadan kaldırmak için en güvenli yolları bize açmalısınız.” AMED

 

* * *

Çocuklar ablukaya alınamaz

Çocuk Ağı ve Çocuklar İçin Barış İnisiyatifi, Pirsûs’tan Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması için yetkililere seslendi. 

Çocuk Ağı ve Çocuklar İçin Barış İnisiyatifi, Kobanê’de devam esen kuşatma ve yaşanan insani krize ilişkin Riha’nın Pirsûs ilçesindeki Cumhuriyet Meydanı’nda açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada “Ji vir heta Rojava ji bo zarokan aşitî”, “Çocuklar savaşın değil barışın öznesidir” ve “Çocuklar ablukaya alınamaz” pankartları taşındı. İnisiyatif adına açıklamanın Kürtçesini Eylem Kaya, Türkçesini ise Sevinç Koçak okudu. Rojava’ya yönelik saldırıların çocukların yaşamını tehdit ettiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Silahlı grupların kent merkezlerini hedef alması, hapishanelerden serbest bırakılan DAİŞ ve cihatçı diğer grupların yeniden silahlanması ve bu yapıların açıkça ‘fetih’ dili kullanması, Suriye’nin yeni bir kitlesel şiddet ve insanlığa karşı suçlar dönemine daha sürüklendiğini gösteriyor. Bu süreçte en çok zararı yine çocuklar görüyor. 

Savaş silahı olarak kullanılıyor

Kobanê’de günlerce elektrik ve su kesintileri sivil halkı dondurucu soğuğa mahkum eden bir savaş silahı olarak kullanılıyor. Mürşitpınar başta olmak üzere sınır kapılarının kapalı tutulması, Kobanê ve çevresine yönelik insani yardımın ulaşmasını fiilen engelliyor. Yardım koridorlarının kapatılması, Cenevre Sözleşmesi ve uluslararası insancıl hukuk uyarınca sivillerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin açık ihlalidir. Su, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi yeni çocuk ölümleri anlamına geliyor. Mürşitpınar Sınır Kapısı, Kobanê’ye en yakın ve doğrudan erişim sağlayan geçiş noktası olması sebebiyle insani yardımın tehlikeli, denetimsiz, DAİŞ kontrolünde olan yollara bırakılmadan, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması aciliyet taşıyor. Sınır kapılarının kapalı tutulması yoluyla insani yardımın engellenmesi ve ülke içinde çocuklara yönelik işkence ve kötü muamele iddiaları, Türkiye’nin uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ediyor.”

Açıklamada son olarak talepler şöyle sıralandı: 

* Su, gıda ve ilaçların ulaştırılması için Mürşitpınar Sınır Kapısı ve tüm insani yardım koridorları acilen açılsın.

* Suriye yönetimi ve HTŞ’nin çocuklara yönelik işlediği suçlar, bağımsız ve uluslararası mekanizmalarca derhal soruşturulsun, savaş suçları kapsamında yargılansın.

* Türkiye’de ve Kürdistan’da protestolara katılan çocuklara yönelik tüm gözaltı, tutuklama, işkence ve kötü muamele uygulamalarına derhal son verilsin ve sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülsün.

* Çocuklar için ‘çocukluk statüsünü’ fiilen ortadan kaldıran tüm uygulamalar sonlandırılsın.

* İnsani yardım gönüllülerinin kaçırılması, alıkonulması ve fidye talep edilmesi dahil olmak üzere tüm zorla alıkoyma suçları insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilsin, kaçırılan kişiler derhal ve koşulsuz serbest bırakılsın.

Kitle açıklamanın ardından “Bijî berxwedana Kobanê”, “Zarok jiyan aşitî” ve “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla DEM Parti Pirsûs İlçe Örgütü’ne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. RIHA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.