• 15 Ağustos Atılımı'nın öncüsü Mahsum Korkmaz'ın (Egîd) kardeşi Fehmi Korkmaz, “Bugün Kürtler her yerde başı dik. Bu büyük bir mirastır" diyerek, Mahsum ve arkadaşlarının unutulmayacağını söyledi.

 

Mahsum Korkmaz’ın öncülüğünde 15 Ağustos 1984’te Sêrt’in Dihê (Eruh) ilçesinde gerçekleştirilen eylemin yıl dönümünde  kardeşi Fehmi Korkmaz, MA'ya konuştu. Mahsum Korkmaz'ın Êlih'te 1976 ve 1977'de çalışmalara gelen Mazlum Doğan ile tanıştığını belirten Fehmi Korkmaz, şunları paylaştı: "Mazlum Doğan arkadaş sık sık Mahsum ile eve gelirlerdi. Bir süre sonra öğretmeni değil, arkadaşı ve yoldaşı olduğunu anladık. Mazlum Doğan gelmeden önce Mahsum ve birkaç okul arkadaşının kendi aralarında bir grubu vardı. Kürtlerin çeşitli parti ve dernekleri bulunuyordu. Mahsum herhangi bir fraksiyona bağlı değildi. Arkadaşlarıyla dayanışma içinde olan bir grupları vardı ve fikirleri bu çevrelere yakındı. Mazlum Doğan’ın gelişiyle buluşmalar daha düzenli hale geldi. Bir isimleri oluştu ve onlara halk arasında ‘Talebe’ denilmeye başlandı. Kısa süre içerisinde çalışmalarında büyük gelişmeler yaşandı. Okulda yaşanan bazı olayların ardından da bölgenin gündemine girdiler.

Daha sonra Devrimci Liseliler kuruldu ve gençler burada bir araya geldi. Batman’da sendikalarla da ilişkileri gelişti. TÖB-DER gibi, solcu ve sosyalist öğretmenlerin bulunduğu sendikalarla görüşüyorlardı. İlk çalışmalarından biri, insanların işe girebilmesi için kura çekilerek rafineri kapısına götürülmesi oldu. Mahsum hem okula gidiyor hem de babama otelde yardım ediyordu. Haksızlığa karşı bir duruşu vardı. Kendisinin yapmadığı bir şeyi arkadaşlarından da istemezdi. Çalışma ahlakı böyleydi. Dürüstlükleri ve duruşlarıyla tanınıyorlardı. Daha önce kapılarını açmayan aileler ve köylüler zamanla onlara güvenmeye, evlerini daha rahat açmaya, arkadaşları misafir etmeye başladı.”

Büyük bedeller verildiğini ama bugün milyonlara ulaştığını; Kürtlerin her yerde başı dik ve büyük bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Korkmaz, "Kürt halkının hafızası bunları unutmaz. Kürtler hep savunmadaydı, asla savaştan yana olmadılar. Bugün adil, onurlu ve kalıcı bir barış olursa Kürtler neden kabul etmesin? Kürtler hakikatin ortaya çıkmasına hazırdır. Bugün Mahsum ve arkadaşları yaşıyor ve bu sürece tanıklık etmiş olsalardı, herkesten önce kabul ederlerdi. Kalıcı ve onurlu bir barışı neden istemesinler ki. Adil ve onurlu bir barış hepimizin temennisidir” şeklinde konuştu. ÊLIH