Türkiye Lahey yolunda 

Dünya Haberleri —

1 Ekim 2021 Cuma - 20:45

JOHAN VANDE LANOTTE

JOHAN VANDE LANOTTE

  • Tanıkların dinlenmesi ve raporların sunulması ardından Türkiye’de yaşanan hak ihlallerinin insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında ele alınabileceği yönünde kanaat oluşturan Türkiye Tribünal’i, bireysel dosyaların hazırlanması ardından Lahey’e gidiyor. 

 

MELTEM OKTAY/CENEVRE

İsviçre’nin Cenevre kentinde 20-24 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Türkiye Tribünali, 4 gün boyunca raporlar ve tanıkların dinlenmesi ardından yargıçların kanaatini oluşturması ile sonuçlandı. Yüksek itibarlı ve bağımsız 6 yargıç; Türk devletinin, muhalifleri bastırmak amacıyla sistematik işkence ve zorla kaçırmaları gerçekleştirdiğine hükmetti. 
Tribünal’de Türkiye’de insan hakları ihlalleri konusunda ciddi örneklerin olduğu belirtilerek, bunların insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında olduğu kanaatine varıldı. Peki, bundan sonra nasıl bir yol izlenecek?
Türkiye Tribünal’in koordinatörlüğünü yapan Prof. Dr. Johan Vande Lannotte, Tribünal’in kurulma amacından sonuca gidecek yola kadar olan süreci değerlendirdi. 

Türkiye kararları uygulamıyor
Belçika’daki hukuk bürolarınca insan hakları ihlalleri konusunda Türkiyeli birçok kişinin davasının yürütüldüğünü belirten Johan Vande Lannotte, "Bu davaları, BM’de ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde kazandılar. Ancak Türkiye cephesi bu kararlara uymadı” dedi. Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri konusunda bir bilgi ve farkındalık eksikliği olduğunu kaydeden Lannotte, "Geniş çaplı ve daha yapılandırılmış bir organizasyon ile bu duruma dikkat çekmek için yola çıktık. Mahkeme, bağlayıcı bir karar ortaya koyamayacak. Ancak konuyla ilgili önemli bir kanaat oluşturabilecek” diye belirtti.


 
3 ayak üzerinden ilerledi
Başlangıç için alanında uzman raportörler, bağımsız hakimler ve medyaya yayacak duyuru olmak üzere 3 ayağa ihtiyaçları olduğunu belirten Lannotte, tribünali bu kapsamda oluşturduklarını belirtti. Lannotte, “Bu konuda yaptığımız yayınlarımız çok iyi bir izlenme seviyesine ulaştı. Bizim de amacımız; insanların bu konuda araştırma yapmasını, kafa yormasını sağlamaktı” dedi. 
Raportörlerin ve hakimlerin gönüllü olarak bu çalışmada yer aldıklarını belirten Lannotte, finansmanın ise tamamen fon olarak toplandığını ve şimdiye kadar bağışçılardan toplanan yaklaşık 130 bin Euro’nun teknik ve otel masraflarında kullanıldığını ifade etti.

Bağımsız olmamakla suçladılar
Tribünal’in tamamen bağımsız olduğunu belirten Lannotte, “Ben Kürt değilim, Gülenci değilim ya da başka bir gruba mensup değilim. Burada tek amacımız insan hakları konusunda bir çalışma yapmak” dedi. 
Türkiye’de iktidar medyasının bağımsız olmadığına dönük yazılan haberlere dikkat çeken Lannotte, “Her bir diktatör bir muhalefet ile karşılaştığında kendisine muhalefet eden kişilerin güvenilmez ve kötü kişiler olduğunu söyler. Türkiye, burada insan hakları ihlallerinin olduğunu iddia edenlere karşı cevap vermek için davet edildi. Ama gelmediler. Bunun yerine düzenleyenlerin tarafsız olmadığını söylediler. Buradaki 6 hakim, meslek hayatları boyunca hep bağımsız kaldılar. Bazıları Anayasa Mahkemesi başkanıydı, bazıları AİHM hakimiydi. Hiçbirinin siyasi bir parti ile ilişkileri olmadı. Hiçbir zaman siyasete girmediler. Çok önemli bir saygınlığa sahipler. Hiçbir para almadan bu işi yaptılar ve verdikleri karar da bağımsızdır” şeklinde ifade etti.

Hukuksal sonuç almak istiyoruz
Avrupa’da, Türkiye’nin insan hakları konusunda en çok ihlal yapan ülkelerden biri olarak görüldüğünü ifade eden Lanotte, “Bunu AİHM istatistiklerine bakarak görebiliriz. Bizim hedefimiz başka ülkelerdeki insan hakları ihlallerine yönelmekten çok, bu konuyu daha da ileriye taşıyarak hukuksal sonuç almak” dedi.
 
Bireysel dosyalar UCM’ye sunulacak
6 yargıcın Türkiye’ye dair verdiği “Türkiye’de insanlığa karşı suç işleniyor” kanaatini değerlendiren Lanotte, “Mahkeme kararının iyi hazırlanmış bir görüş olduğunu düşünüyorum. Hakimler doğru bir değerlendirme yaptılar. Bireysel dosyaları 2 ay bir süre içinde hazırladıktan sonra Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) sunacağız. Bu dosyaları derinlemesine incelemek için çok sayıda saygın merci var. İlan edilen kanaati araştırmakla başlayacaklardır. Bu ilk adım. Bu olursa kesinlikle ulusal düzeyde ciddi bir etkisi olacaktır. Daha sonra UCM’ye ve AB, AK ve AP gibi yerler için kullandığımız dosyaları, Magnitsky Yasası’nın uygulanması için de kullanmayı düşünüyoruz. Bunları Aralık ayında aktif hale getirmeyi hedefliyoruz” diye belirtti. 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.