Tutsak çocuğunu ziyarete hapis

Xebat Gengeç

Xebat Gengeç

  • Antep’in Şahinbey ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki Xebat Gengeç hakkında tutsak çocuğunu ve kuzenini görüş gününde ziyaret ettiği için dava açıldı; 6 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Dîlok’un (Antep) Şahinbey ilçesinde yaşayan Xebat Gengeç, siyasi parti çalışmalarına katıldığı gerekçesiyle hakkında tutuklama istemiyle birçok kez açılan soruşturma dosyaları nedeniyle cezaevine girdi. İki yıl cezaevinde tutulan Gengeç hakkında bir soruşturma dosyası daha açıldı. Soruşturmanın gerekçesi ise siyasi tutsak oğlu ve kuzenini görüş gününde ziyaret etmesi. Gengeç   Xebat, yeni dosyadan 6 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Xebat Gengeç, yüzde 98 fiziksel engelli olan çoğuna bakabilmek için cezanın geri çekilmesini isteyerek, “Oğlum engelli, benim dışımda kimse ona bakamıyor. Ben olmasam ne yapacak?” diye sordu.

Şirnex’in (Şırnak) Cizîr ilçesinden 1994 yılından maruz kaldığı baskılar nedeniyle ailesiyle birlikte Dîlok’a göç eden Xebat Gengeç, Cizîr’de de evine defalarca baskın yapıldığını ve kendisine uygulanan fiziksel şiddeti hatırlattı. Hakkında açılan soruşturmaların da yeni olmadığını paylaşan Gengeç, “Memlekette 6 yıl kaldık. Bize baskı yaptılar. Sonra köylerimizi yaktılar. Biz Kürt’tük, bizim mi suçumuz? Allah bizi Kürt yarattı. 6 yıl boyunca hep böyle zulüm gördük. Köye korucuları yerleştirdiler. Bizi köyümüzden ettiler” dedi.

Adını ‘Ayşe’ olarak değiştirdi

Xebat Gengeç, baskıların Dîlok’ta da devam ettiğini belirterek, şöyle devam etti: “Kaçaklar gibi köyden gizlice kaçtık. Buraya geldik, korkudan ismimizi değiştirdik. Kontralar bizi öldürür, sonra da para alırlardı. Bizi öldürüp, ‘terörist öldürdük’ derlerdi. Adımı ‘Ayşe’ olarak değiştirdim. Çocuklarımın ismini de değiştirdim. Oğlum 12 yaşına gelince çocukların arasına girdi. 15 yaşına gelince Kürt olduklarını bildikleri için tutukladılar. Oğlumu üzerinde sadece iç çamaşırıyla kalacak şekilde soyup döve döve merdivenlere getirdiler. Deli olacaktım. Aklımı kaybettim, polise bir yumruk attım. Oğlumu çıplak götürdüler. Bir yıl Pozantı Cezaevi’nde kaldı. Ona kötü şeyler yapmışlardı. Bir yıl sonra serbest bıraktılar. 20 gün sonra yeniden oğlumu işkence ederek götürdüler. Buradaki hapishanede kaldı. Burada 18 yaşına girdi. Buradan Osmaniye’ye götürdüler. Uzun bir süre de Osmaniye’de kaldı.”

Evlerine sis bombası atıldı

Oğlunu ve kuzenini cezaevinde ziyarete gittiği için hakkında 2020’de yeni bir soruşturma açıldığını ifade eden Gengeç, şunları söyledi: “Oğlumu ve amcamın oğlunu ziyarete gittim, beni gözlerine kestirdiler. Beni de tutukladılar. Çocuklarım kimsesiz kaldı. Biri daha küçüktü, biri engelliydi. Bir yıl cezaevinde kaldım, sonra serbest bırakıldım. Amcamın oğlunun görüşüne gittim. Oğlum sakattı, eşim de yaşlıydı, görüşe gidemezdi. Yine gözaltına alındım. Evimizde ne döşek bıraktılar ne bir şey. Evimize sis bombası bile attılar. Engelli oğlum çığlık attı. Kim görse ona ağladı. Kızımın psikolojisi bozuldu. Ne insanlar ile görüşüyor, ne yanımıza geliyor ne de konuşuyor. Ben de şu an hastayım.”

 

 

Ben o çocuğa bakmalıyım

8 çocuğundan birinin yüzde 98 fiziksel engelli olduğunu tekrarlayan Gengeç, engelli çocuğuna ondan başka kimsenin bakamadığını, çocuğunun bir tek o varken bir şeyler yiyip içtiğini dile getirdi. Gengeç, şöyle konuştu: “Engelli çocuğum ben evde olmayınca kimsenin elinden yemek yemiyor. Havale geçiriyor. Ben çıktığımda ağlıyor. Ben o çocuğa bakmazsam kimse bakamaz. Çocuğum kötü bir durumda. Bu çocuk sahipsiz kalırsa ölür. Çünkü her şeyi ile ben ilgileniyorum. Yemeğini, suyunu ben veriyorum. Duşunu ben aldırıyorum. Sakalını ben tıraş ediyorum. 24 yaşına girmiş ama çok zayıf. Her şeyi anlıyor fakat konuşamıyor, hareket edemiyor. Ben dışarı çıkınca kimsenin elinden yemek yemiyor. Ben gelince gülüyor, yanında olduğumu biliyor.” 

Hep götürüleceğim korkusu var

Polislerin almaya geldiğinde oğlunun gösterdiği tepkiyi paylaşan Xebat, cezanın bozulması için iki defa üst mahkemeye başvurduğunu, dosyasının şu anda Yargıtay’da beklediğini söyledi. Gengeç, şunları ekledi: “Anneni almaya geldiler, askerler geldi, dediklerinde ağlıyor. Şimdi bana 6 yıl 6 ay vermişler. Demiyorlar mı ‘bu çocuk ne yapacak?’ Sizin çocuklarınız yok mu? Vicdanınız yok mu? İnsan mı öldürdüm, hırsızlık mı yaptım, eroin mi sattım? Sadece, Kürt olduğumuzu söylüyoruz. Oğlumun ve amcaoğlumun görüşüne gittim, ne yaptım? Oğlumun içinde hep götürüleceğim korkusu var. Engelli oğlum burada diğeri ise 10 yıldır görmüyorum. Bizim de ciğerimiz yanıyor. Oğlum 24 saat ağlıyor. 2 yıl cezaevinde kaldım, şimdi de bana 6 yıl 6 ay ceza verildi. Üç dosyam daha var. Ben ne yaptım?” ANTEP

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2023 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.