JİTEM, Yargıtay'ı da düşürdü!

JİTEM davası
Katledilen 7 sivil Kürt'ün arasında 12 yaşındaki Davut, 14 yaşındaki Seyhan ve 16 yaşındaki Nedim de vardı
- Kerboran (Dargeçit) JİTEM Davası’nda temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 30 yıllık “zaman aşımı” süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürülmesine karar verdi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde, 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 tarihleri arasında üçü çocuk 7 sivilin gözaltına alındıktan sonra öldürülmesi ve uzman çavuş Bilal Batırır'ın kaybedilmesine ilişkin olan “Dargeçit JİTEM Davası” ile ilgili “zaman aşımı” kararı vererek, dosyayı düşürdü.
MA'dan Ahmen Kanbal'ın haberine göre; Kerboran JİTEM Davası’nda 18 sanık hakkında 4 Temmuz 2022’de Adıyaman 1. Ceza Mahkemesi tarafından beraat kararı verildi. Bunun üzerine mağdurların avukatları, aralarında dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire ve Dargeçit Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz’ın da olduğu 18 sanık hakkındaki beraat kararını, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını “yerinde” görerek, istinaf talebini reddetti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) adına dosyayı takip eden Avukat Erdal Kuzu, istinaf kararının ardından dosyayı Yargıtay’a taşıyarak, yerel mahkemenin kararının bozulmasını istedi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, zaman aşımının dolduğu 8 Mart'tan üç gün sonra (11 Mart) toplanarak, incelediği dosyada 30 yıllık “zaman aşımı” süresinin 8 Mart 2026 tarihi itibarıyla dolduğunu savunup dosyanın “zaman aşımı” gerekçesiyle düşürülmesine karar verdi.
Üstelik oy birliğiyle
Yargıtay, dava devam ederken ölen 3 sanık ile beraber 15 sanık hakkında “(…) yargılama konusu eylemleri için dava zaman aşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı Kanun'un 450/4-6. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı 765 sayılı Kanunun 102/1. maddesi uyarınca 20 yıllık olağan ve 104/2. maddesi uyarınca 30 yıllık olağanüstü dava zaman aşımı süresinin bulunduğu, buna göre eylem tarihlerinin esas alınması suretiyle temyiz incelemesi tarihine kadar olağanüstü zaman aşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu tespit edildiğinden, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir” ifadelerini kullandı. Yargıtay, kararın devamında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18 Nisan 2024'te verdiği beraat kararının da bozulmasına ve ilgili maddeler kapsamında “gerçekleşen dava zaman aşımı nedeniyle” dosyanın düşmesine oy birliğiyle karar verdiğini belirtti.
Katliam ve davası
Mêrdîn’in Kerboran ilçesinde, 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 tarihleri arasında Davut Altınkaynak (12), Seyhan Doğan (14), Nedim Akyön (16), Mehmet Emin Aslan (19), Abdurrahman Olcay (20), Abdurrahman Coşkun (21), Hikmet Kaya (24) ve Süleyman Seyhan (57) ile uzman çavuş Bilal Batırır kaybedildi. Söz konusu kaybedilmelerle ilgili dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire, Dargeçit Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz, Karakol Komutanı Yardımcısı Haydar Topçam ve Uzman Çavuş Kerim Şahin ile Faruk Çatak, Mahmut Ayaz, Naif Çelik, Ramazan Savcı, Kemal Kaya, Mehmet Acar, Faik Acar, Hüseyin Altunışık, Mehmet Emin Çelik, Sadık Çelik, Fethullah Çelik, Osman Demir, Bahattin Ergel hakkında, “Taammüden öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı.
Soruşturmanın 30 Ekim 2014'te davaya dönüşmesi sonucu Mîdyad'ta (Midyat) yargılama başladı. Daha sonra "güvenlik" gerekçesiyle Semsûr’a (Adıyaman) taşınan davanın 13 Mart 2017'de görülen 7. duruşmasında, dava dosyası bu kez Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne nakledildi. Ankara'daki mahkemenin davayı kabul etmemesi üzerine Yargıtay dava duruşmalarının tekrardan Semsûr’da görülmesine karar verdi.
Devletin cinayet şebekesi
Dargeçit JİTEM Davası’nda yaşanan gelişmelere ve itiraflara rağmen sanıkların tutuksuz yargılanmasına devam edilirken, dosyada yaşanan çarpıcı gelişmelerin başında dönemin Mardin İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Muhammet Demirel’in şüpheli sıfatıyla verdiği ifade geldi. Demirel, 6 Haziran 2013’te JİTEM’in varlığını itiraf ettiği ifadesinde, “O dönem Mardin İl Jandarma Komutanlığı içerisinde ayrı bir binada ‘JİT’ dedikleri jandarma istihbarat timinin olduğunu, bunların hiyerarşik olarak Mardin İl Jandarma Komutanlığı’na değil, Diyarbakır Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’na bağlı olduklarını, bu timin toplam 5-6 rütbeli personelden oluştuğunu, ayrıca bunların kullandığı sivil elemanların da olduğunu, bu rütbelilerin kendilerine bağlı çalışmadığını ve genelde kod isim kullandıkları için isimlerini ve faaliyetlerini bilmediğini” dedi.
Cezaevindeki savcıyı dinlemedi
Mahkeme heyetinin dinlenmesi yönünde müzakere kararı aldığı dönemin savcısı Adem Kul’a ise yıllardır ulaşılmadı. Mart 2017’de “adresine ulaşılamadığı” iddia edilen Kul’un, 21 Temmuz 2016’da Samsun’daki Fethullah Gülen Grubu soruşturması kapsamında tutuklandığı ortaya çıktı. 18 Ocak 2018'e kadar tutuklu olmasına rağmen “adresine ulaşılamadığı” gerekçesiyle dinlenmeyen Kul, “etkin pişmanlık yasası"ndan yararlanarak, tahliye edilmiş, ancak buna rağmen halen adresine ulaşılamadığı ileri sürüldü.
Cinayetin resmi koordinatları
Dosyaya eklenen 2 Kasım 1995 tarihli tutanakla davanın seyri de değişti. Söz konusu tutanakta silah deposu olduğu bildirilen Dîlan (Ulaş) köyü doğusundaki (50-51) koordinatlarından bahsedilirken, Mardin İl Jandarma Komutanlığı söz konusu koordinatların 2 Kasım 1995’teki tutanakta geçen "50-51 koordinatları" ile Nedim Akyön ve Davut Altınkaynak’a ait kemiklerin bulunduğu 2015 tarihli tutanaktaki Dîlan köyündeki Pekurt mağaralarının koordinatlarının aynı olduğunu bildirdi.
Hepsini görmezden geldi
Beraat kararının gerekçeli kararında ise 7 kişiye ait kemiklerin bulunmasına rağmen tanık beyanlarının “yalnızca duyuma dayandığı” iddia edildi. Resmi makamlar tarafından mahkemeye gönderilen cevap yazıların sanıklar aleyhine olduğu iddiasında bulunan mahkeme, resmi yazıların “tanık beyanlarını doğrular nitelikte olmadığını” öne sürdü. Mardin İl Jandarma Komutanlığı tarafından 2015’te dosyaya gönderilen ve “cinayetlerin resmi koordinatları” olarak tanımlanan yazıya ise değinilmedi. Söz konusu kararda, Mehmet Tire’nin yaralandığı güne ait tutanaklara dikkat çekilerek, olayın yaşandığı Dîlan köyünün doğusundaki (50-51) koordinatların Nedim Akyön ve Davut Altınkaynak’a ait kemiklerin bulunduğu Dîlan köyündeki Pekurt mağaralarının koordinatları ile aynı olduğu belirtildi.
Somut delil yokmuş
Katledilen ve kemikleri kuyularda bulunan 7 kişinin kemiklerinin delil olarak görülmediği gerekçeli kararda, Hayat Altınkaynak ile gözaltına alınarak annesinin gözü önünde işkence edilen Davut Altınkaynak hakkında “resmi kayıtlarda herhangi bir gözaltı işlemine rastlanmadığı” iddialarına yer verildi. Mahkeme kararının gerekçesinde, “somut delil olmadığı” iddiasında bulunulurken, şunlar öne sürüldü: “Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında soyut isnat ve iddialar haricinde, sanıkların atılı suçları kanunî tanıma uygun şekilde işlediklerini tereddütsüz ortaya koyabilecek nitelikte, ceza hükmü kurabilmeye elverişli, her türlü kuşkudan arınmış, somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediğinden, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatlarına karar verilmiştir.”
İstinaf beraatı onadı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşınarak istinaf edilen dosyada, Bölge Adliye Mahkemesi de kararların “yerinde” olduğunu savunarak, “Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre ilk derece mahkemesinin kararlarında düzeltme nedenleri dışında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığından; istinaf edenlerin istinaf nedenlerinin reddine” diye karar verdi. Sanık korucular Fethullah Çelik, Naif Çelik ve Ramazan Savcı’nın da ölümleri dolayısıyla haklarındaki yargılama düşürüldü. MÊRDÎN
* * *
2002 öncesiyle ilgilenmiyor
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından Amed'de kurulan heyet, en eskisi 2002'ye ait 70 dosyayı incelemeye aldı.
DHA’nın haberine göre; Türkiye Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kasten öldürme ve kayıp olaylarını farklı bir gözle incelemeye başladı. İlk tespitlere göre; 75 ilde bulunan 638 dosya ve 693 maktul yönünden kapsamlı analiz süreci başlatıldı. Bu özel birim, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri dahil Gülistan Doku soruşturması gibi kamuoyunun yakından takip ettiği faili meçhul olayların aydınlatılması için kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye taşıyacak ve başsavcılıklarla yakından koordinasyon kuracak.
Amed'de bu konuda araştırmaların yapılması için 1 başsavcı vekili ve 1 savcının görevlendirilmesinin ardından kurulan heyet, ilçeler de dahil olmak üzere kent genelinde bu türden şu ana kadar 70 dosya tespit etti. Kentte en eskisi 2002'ye ait olan, delil yetersizliği ya da karartılması nedeniyle faili meçhul kalan bu dosyaların yapılacak çalışmaların ardından bitirilmesinin hedeflendiği belirtildi.
* * *
Tahliyesi yine ertelendi
Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki Hacı Geciken'in tahliyesi 4. kez ertelendi. İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla daha önce iki kez 6 ay, bir kez 10 ay ve son olarak üç ay tahliyesi ertelenen Geciken'in 23 Haziran'da infazı tamamlanıyor. KIRŞEHİR
* * *
Amedspor kutlamalarına ceza
Mêrdîn’de Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesinin ardından yapılan kutlamalara yönelik 90 bin lirayı bulan yüksek cezalar yazıldı.
Artûklû (Artuklu), Qoser (Kızıltepe), Mîdyad (Midyat), Nisêbîn (Nusaybin) ve Kerboran (Dargeçit) ilçelerinde düzenlenen konvoylara katılan yüzlerce yurttaşa, kutlamaların ardından trafik cezası tebligatları gönderildi. Yurttaşlar, kendilerine ulaşan cezalarla durumu öğrendiklerini belirtirken, bazı ceza tutarlarının 90 bin TL’ye kadar çıkması dikkat çekti. Cezaların “orantısız” olduğunu ifade eden yurttaşlar, itiraz için yetkili mercilere başvurmaya başladı. MÊRDÎN















