Tutsak sayısı saklanıyor

10 Kasım 2020 Salı - 17:38

  • Adalet Bakanlığı ve CTE güncel rakamları açıklamadığı için Türk cezaevlerindeki tutsak sayısı bilinmiyor. Yapılan araştırmalar sonucunda ‘Bahçeli affı’nın yasalaştığı sabah Türk cezaevi nüfusu 400 bini bulmuştu.

Türkiye’de 1919’dan 2006’ya, cezaevi nüfusu 35 binden 55 bine bir seyir izledi. 2006’dan itibaren tırmanışa geçti. 2005-2019 yılları arasında 5 katından fazla (yüzde 522) arttı ve 300 bine yaklaştı. Yasal düzenlemenin gerçekleştiği 15 Nisan sabahında Türk cezaevlerindeki insan sayısı 400 binin üzerindeydi

bianet’ten Mustafa Eren, Adalet Bakanlığı’nın bu alanda yürütülecek çalışmaları daha baştan sınırlamayı, sınırlamasına rağmen yürütülenlerin etkisini azaltmayı, kendisini tek merci olarak korumayı amaçladığını hatırlattı. Son yıllarda gerek bu alanda eleştirel birtakım çalışmaların giderek görünür hale gelmesi gerekse de rakamların izaha mecbur boyutlara ulaşmış olmasının, Adalet Bakanlığı’nın veri paylaşmaktaki ketumluğunu sertleştirmesine ve giderek gizlemesine neden olduğunu kaydeden Eren, devlet merkezli veri kaynaklarının önemlilerinden bazılarını şöyle sıraladı:

* Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün (CTE) Faaliyet Raporları. CTE her yıl bir önceki yıla ait verileri kapsamlı bir şekilde Faaliyet Raporu haline getirir ve yayınlardı. Ancak açıklanan son CTE Faaliyet Raporu 2016 yılına ait. CTE son üç yıldır faaliyet raporu açıklamayı bırakmıştır.

* CTE’nin web sitesi. Birkaç yıl öncesine kadar CTE’nin web sitesinde “istatistikler” sekmesi bulunmaktaydı ve buradan güncel mahpus sayısına ve mahpusların öğrenim durumu, biyolojik cinsiyete göre dağılımları, medeni halleri gibi güncel genel bilgilere ulaşabilmek mümkündü. CTE bir yıldan fazla bir süredir istatistik yayınlamayı bıraktı ve CTE’den bir yetkili açıklamadığı sürece “Türkiye’de kaç mahpus var?” gibi akla gelebilecek ilk ve en basit soruyu cevaplamak bile artık mümkün değildir.

* UYAP Bilişim Sistemi. Adalet Bakanlığı’nın sitesinde linki verilen UYAP Bilişim Sistemi, günlük olarak “giren”, “çıkan”, “seçili yıl gelen”, “seçili yıl çıkan” ve “mevcutlu” mahpus sayılarını vermekteydi. Ancak Temmuz 2018 tarihinden itibaren diğer veriler günlük olarak verilmeye devam ederken mahpuslara ilişkin veriler önce sıfır olarak girilmiş sonra tamamen sayfadan çıkarılmıştır.

* Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ceza İnfaz Kurumu İstatistikleri. TÜİK 2006 yılından beri her yılın sonuna doğru bir önceki yılın verilerini derleyerek Ceza İnfaz Kurumu İstatistikleri yayınlamaktadır. TÜİK’in sitesi incelendiğinde görülmektedir ki bu istatistikler 2006-2013 yıllarında yüz sayfayı aşan dergiler formatında yayınlanmaktayken 2014 yılından itibaren 3 sayfalık Haber Bülteni ve ekinde 10 excel tablosu olarak sunulmaktadır.

Peki nasıl ulaşılabilir?

Son durumdan anlaşılacağı gibi güncel rakamlara ulaşabilmek için artık “kazı çalışması” yapmak gerektiğini belirten Eren, şöyle devam etti: ”Gazeteleri taramak, Meclis tutanaklarını araştırmak, bilgi edinme başvuruları yapmak, Adalet Bakanlığı’nın çıkardığı diğer yayınları gözden geçirmek, uluslararası raporları okumak... Bunlar olmadığı sürece Türkiye’de infaz sistemine ilişkin en temel ve güncel bilgilere ulaşmak olanaklı değildir.

2006’dan sonra tırmanış

Türkiye’nin mahpus sayısı darbe dönemleri hariç bırakılırsa 1919’dan 2006’ya, yıllar içinde, 35 binden 55 bine bir seyir izlemiş ciddi bir artış söz konusu olmamıştır. Ancak 2006 yılından itibaren mahpus sayısının ciddi tırmanışa tanık oluyoruz.

2005-2019 yılları arasındaki 15 sene içerisinde mahpus sayısında 5 katından fazla (yüzde 522) artıyor ve 300 bine yaklaşıyor. 2020 yılında ise “kazı çalışması” sonucunda Temmuz ayı rakamına ulaşılabiliyor. Türkiye’de rakamları açıklamayan Adalet Bakanlığı’nın International Center for Prison Studies’e sunduğu Temmuz 2020 verilerine göre; o tarihte Türkiye’nin mahpus sayısı 281 bin 94. CTE Genel Müdürü Yılmaz Çiftçi’nin 25 Haziran 2020’de Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda yaptığı açıklamaya göre (Bu da ayrı bir kazı çalışması) 15 Nisan 2020’de yapılan kanun değişikliği ile infaz sürelerinde düzenlemeye gidilmiş ve bu düzenleme ile ilk bir haftada 90 bin, 25 Haziran’a kadar da toplamda 118 bin mahpus tahliye edilmiştir. Yani yasal düzenlemenin gerçekleştiği günün sabahında Türkiye’nin mahpus sayısı 400 binin üzerindedir.

Araştırılmasaydı bilinmeyecekti

Adalet Bakanlığı ve CTE güncel rakamları açıklamadığı için araştırılmamış olsaydı Türkiye’nin mahpus sayısının 400 bine ulaştığını bilmenin imkanı yoktur. Bu sadece en temel rakamlarda dahi ne kadar verisiz bırakıldığımızı ve manipülasyona açık olduğumuzu gösteren basit bir örnektir.

Araştırmalara ve savunuculuk faaliyetlerine kaynaklık edecek devlet merkezli verilerin açıklanması bir tercih değil demokratik devletler için bir yükümlülüktür. Adalet Bakanlığı ve CTE de bu yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Araştırmacıların, STÖ’lerin ve hak savunucularının hazırlayacağı raporlar ve üreteceği veriler Adalet Bakanlığı tarafından “yıkıcı”, “maksatlı” görülmek ve verisiz bırakılarak ortadan kaldırılmaya çalışılmak yerine demokrasinin olmazsa olmazları olarak değerlendirilmeli ve dikkate alınmalıdır.   İSTANBUL

 

Neden yüzde 100’den fazla arttı?

Resmi olarak 230 bin yatak kapasitesi olan cezaevlerinde 290 bin kişi kalırken son 10 yılda hapiste bulunan insan sayısı yüzde 100’ün üzerinde arttı.

CHP Milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu ile Ceza Hukuku Akademisi yöneticisi Avukat Mehmet Zengin, cezaevlerinin durumununu Sözcü’den Sibel Gülersöyler’e anlattı. Cezaevlerinde 2010’da 120 bin kişi tutulurken, 2019’da 292 bine çıktığını hatırlatan Tanrıkulu, ”İnsanlar birdenbire AKP döneminde suç makinesi haline dönüşmedi. Yargı iktidarın sopası olarak kullanılıyor. HDP’lilerin belirttiğine göre, cezaevlerinde 10 bin parti üyesi ve yöneticisi tutuklu. 15 Temmuz’dan sonra da gözaltı ve tutuklama furyası yapıldı” dedi.

Küçüklerine yerine büyükler

Tanrıkulu, 2018’de 389 ceza infaz kurumu varken 2019’da 362’ye inmesiyle ilgili şunları söyledi: ”Cezaevleri kapanmıyor, kapasitesi düşük ve teknolojisi eskimiş olan ilçe cezaevleri daha çok kapatılıyor. Onun yerine kampüs cezaevleri yapılıyor. Adalet Bakanlığı’nın bütçesi içinde en büyük kalem cezaevi inşaatlarıdır ve AKP de bununla övünüyor.

Zengin de daha büyük cezaevlerinin inşa edildiğini ve bunun inşaat sektörüne yönelik bir tercih olduğunu belirterek, ”Bugün Silivri’de aynı anda 50 bine yakın mahkum kalabiliyor. 2 tane kapanıyorsa onun 5 katı büyüklüğünde bir tesis açılıyor” örneğini verdi.

Kapasite ile mevcut farkı

Türk cezaevlerinde 2019’da 292 bin kişi tutulurken, yatak kapasitesinin 230 bin olduğu hatırlatılan Tanrıkulu, şöyle izah etti: ”Bu arttırılmış kapasitedir. Cezaevlerinin şu andaki kapasitesi 120 bin civarındadır. Sıkıştırılmış yani arttırılmış kapasite 230 bin olmasına rağmen mahkum sayısı çok daha fazla. Bazı cezaevlerinde 20-25 kişi aynı anda kalabiliyor. Bu dengeli biçimde dağıtılmış değil. Bazı merkezler oldukça yoğun. Mahkumların diğer bir sorunu da yargılandıkları yer ile ikametgahlarının bulundukları yerlerin birbirinden uzak olması. Bu da bir ceza infaz politikasıdır. Annesini yıllarca göremeyen mahkumlar var.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.