- Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar, Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması için hamlesel çıkışların zamanının geldiğini bildirdi.
PKK’li ve PAJK’lı tutsaklar tarafından yapılan açıklamada, “Önderliğin 15 Şubat’ta Türkiye’ye getirilişinin öyküsü, hem direniş, duruş, karşı koyuş anlamında hem de komplocu güçlerin kendi hukuklarını bir tarafa bırakan çirkin oyunlarının açıklanmasında çok önemli veriler sunmaktadır. Önderliğin esaret koşullarında yürüttüğü çalışmalar sonucu, özellikle de komplocuların amaç ve hedefleri, politik ve tarihsel yönleriyle aydınlatılmıştır. Komplocuların amaç ve hedefleri, politik ve tarihsel boyutlarda netleştirilmiştir. Salt netleştirmekle de yetinilmemiş, yürütülen mücadeleyle komplo büyük oranda boşa çıkarılmıştır” denildi.
“Çöktürme Planı”yla yeniden başlayan savaşa dikkat çekilen açıklamada, “Kürt halkı umutsuz, ruhsuz bir hale getirilmek istendi. Askeri saldırılar kapsamlılaştırılıp günümüze kadar devam ettirilmektedir. Gerçi düşman başlangıçta, ‘3-5 ay dayanamazlar, umutsuzlanarak mücadeleden vazgeçerler. Artık hiç kimse PKK’nin adını bile ağzına almaya cesaret edemez’ diyordu. Ancak gerçek bunun tersini gösterdi. Aradan 7 yıla yakın bir zaman geçti. Artık PKK’nin adını PKK’lilerden daha fazla dile getiriyor. Her gün PKK’yi bitirdiklerini söylüyorlar. PKK’nin kendisi veya mensupları, ihtiyaç olmadan PKK’nin adını kullanmazlar. Zira PKK eylem ve direnişiyle adından söz ettirir” diye belirtildi.
AKP-MHP iktidarının tüm baskı ve saldırılarına rağmen yenilgiye uğradığı kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “Önümüzdeki dönemde saldırılarının daha çok yoğunlaşacağını öngörmek ve bu saldırıları boşa çıkaracak örgütlenme, direniş ve mücadele hattını yükseltmek gerekiyor. Hamlesel çıkışların zamanı gelmiştir. Önderlik üzerinde 7 yıla yaklaşan mutlak tecrit, ‘çökertme’ planıyla doğrudan bağlantılıdır. Önderliğin Kürt halkı üzerindeki düşünsel, yön veren ve direnişe yönlendiren belirleyiciliğini ortadan kaldırmak için mutlak tecrit uygulanıyor. Bununla hem Önderliği manevi olarak ‘çökertmeye’ çalışıyor hem de başta PKK olmak üzere, Kürdistan halkını yönsüz bırakabileceğini, umudunu daha rahat kırabileceğini hesaplıyordu.
Önderlik, on binlerce yıllık Kürt toplumsal varlığının günümüzde oluşmuş halidir. İnsan oluşumunun esas çekirdeğini oluşturan komünal yaşam, anti mülkiyetçi, anti sömürücü, işgal ve istilacı her tür anti toplumculuğu reddeden özgür toplum ve bireyin gerçekleşme halini esas alan bir düşünce, duygu, ideoloji ve bütün bunların yapılanması oluyor. PKK’yi oluşturan insan gerçeği, Önderliğin ruhunu büyük oranda içselleştirmiş, bir yaşama dönüştürmüş, halklaştırmış, yenilmezliğini defalarca ispatlamıştır. Bu yürüyüş devam ediyor.
Biz bu ruhla zindanlarda direnişimizi yükselterek PKK öncülüğünde ve halkımızla birlikte mutlak tecridi kırıp Önderliğin özgürlüğünü gerçekleştireceğiz. Önderliğin, halkımızın ve hepimizin özgürlük yılı olacağına inanıyoruz.”