Üç kişiden biri işsiz herkes de borçlu

31 Ağustos 2020 Pazartesi - 20:14

  • Sokaktaki her üç kişiden birinin işsiz olduğunu söyleyen sosyolog Hakan Koçak, hükümetin salgında işçileri kredi adı altında ‘borçlandırdığını’, sendikaların birçoğunun ise işçi sınıfı yerine kendilerini korumaya yöneldiğini söyledi.

 

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından açıklanan “Kovid-19 İşçileri Nasıl Etkiledi?” başlıklı araştırma raporu, koronavirüsü (Kovid-19) salgını sürecinde emekçilerin karşı karşıya kaldıkları zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, işçilerin yüzde 75’i ekonomik zorluklar yaşarken, işçilerin yüzde 82’si ise kendisini ya da işini tehlikede görüyor. 

MA’dan Kadir Güney’e konuşan çalışma sosyoloğu Hakan Koçak, salgının işçileri nasıl etkilediği ve emek örgütlerinin salgın sürecindeki durumunu değerlendirdi. Koçak, “Hem işsizlik hem de işsiz kalma korkusu oluştu. İşçilerin büyük bir bölümü gelir kaybına uğradı. Bununla beraber işçiler daha da borçlandırıldı. Hükümetin ucuz kredi destekleri gibi uygulamaları da işçileri borçlandırmaya yönelikti. Verilen sosyal destekler ise yetersizdi. Bu destekler işçilerin işsizlik durumunda kullanması için toplanan işsizlik sigortası fonundan karşılandı. Hükümet bu süreci en az maliyetle atlatmaya yöneldi” diye konuştu. 

Salgının sürmesiyle yaşanan krizlerin daha da derinleşeceğine dikkat çeken Koçak, “İlk dalgada hükümet işsizlik rakamlarını düşük tutmaya yöneldi. Sağlanan küçük gelirlerle bir vitrin oluşturuldu fakat bu iş uzayınca çok daha acı sonuçlar ortaya çıkacak. Devlet ve sivil toplum kuruluşları bu kadar büyük işsizliği ve yoksulluğu telafi edebilecek desteği bulamadı. Nitekim intiharlar artıyor. Daha da artacak” uyarısında bulundu. 

Salgın bittiğinde tarihe, “Türkiye’de işçilerin büyük bölümü kendilerini yalnız hissetti” notunun düşüleceğini kaydeden Koçak, “İşçiler kapitalizmin en korkunç ikilemi olan ya açlıktan ya da salgından ölmek ikilemiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumda bizim emek örgütlerimiz yapısal zaaflarını gösterdi. Sendikaların birçoğu işçi sınıfını korumak yerine kendilerini korumaya yöneldi. İstisnalar dışında örgütlü oldukları fabrikalardaki vaka sayılarını bile toplamadılar” ifadelerini kullandı.

Koçak, sayıları 13 milyonu bulan işsizlerin talepleri için kampanyalar yapılmadığına işaret ederek, “Sokaktan çevirdiğimiz her üç kişiden biri ya işsiz ya da o korkuyla yaşıyor. Bu durum ne zaman politik bir mesele olacak?” diye sordu.

Sınıf mücadelesinin artık topyekün bir yaşam hakkı mücadelesi çizgisine geldiğini vurgulayan Koçak, şunları ekledi: “Karşınızda yasaları takmayan bir siyasi çizgi var. Onun karşısına ‘hukuki kanallarla hakkımı arayacağım’ demek olabilecek bir şey değil. Bütün bu baskıcı ortamda emek hareketi kampanya yapmanın, hak savunmanın yeni yaratıcı yollarını bulacaktır. Bunu yaratmak ya da var olanı büyütmek, yaşamsal bir durumdur.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.