Yarı aç yarı tokuz

13 Nisan 2021 Salı - 19:19

  • Salgınla birlikte derinleşen yoksulluk ve yoksunluğa karşı isyan eden Mamaklılar, “Sarayım yok, katlarım, yatlarım da yok. Karınca kararınca, iyi kötü, yarı aç yarı tok geçiniyoruz” diyor.

ÖZNUR DEĞER - JİNNEWS/ANKARA

Türkiye’de giderek derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk ve yoksunluğu da beraberinde getiriyor. 2021 yılına ait asgari ücret 2 bin 825 TL olarak açıklanırken, açlık sınırı 2 bin 652 TL, yoksulluk sınırı ise 8 bin 638 TL olarak açıklandı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 22 Mart 2020’de yayımladığı yıllık Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarına göre, işsizlik oranı 13,2. Rapora göre Türkiye’de 4 milyon 61 bin kişi işsiz. Devrimci İşçi Sendikası Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSKAR)  22 Mart’ta yayımladığı İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu’na göre ise işsizlik oranı 27,4 seviyesinde. DİSKAR’a göre ülkede 12 milyon 115 yurttaş işsiz.  Özelde son bir yıllık süreçte, içinde bulunduğumuz salgın koşullarıyla beraber artan yoksulluğun yoğun hissedildiği kentlerden biri de 5 milyon 663 bin 322 kişilik nüfusa ev sahipliği yapan Ankara.

Bir yanı saray bir yanı gecekondu 

Gerek siyasetin merkezi olması gerekse de Türkiye genelinden göç almasından dolayı sınıflar arası “eşitsizliğin” yoğun hissedildiği bir kent olarak Ankara’nın bir yanı lüks villalar ve saraylarla çevriliyken bir yanı da yıkık dökük gecekondularla çevrili. Kentin bir yanı mavi bir yanı ise gri.

 Yoksulluk giderek derinleşiyor

Ankara’da eşitsizliğin en yoğun hissedildiği ve Kürdünden Türküne, Arabına kadar farklı kültür ve inançların bir arada yaşadığı ilçelerden biri Mamak. Toplam 669 bin 465 kişiye ev sahipliği yapan Mamak 64 mahalleden oluşan kalabalık ilçelerden biri. Her bir mahallesi farklı bir soluk olan Mamak’ta Suriyeli, Afgan gibi göçmenlerin nüfusu da oldukça fazla. Kozmopolit bir ilçe olan Mamak, çoğunlukla orta gelirli, memur, emekli ve hizmet sektörü emekçilerinden oluşuyor. Çoğunluğu asgari ücretle geçinen Mamak sakinlerinin ortak kaygıları ekonomi. Binaların yanı sıra gecekondular da sık sık gözüme ilişiyor. Apartman dairesinde yaşayan Sevgi’nin de gecekonduda yaşayan Güldane’nin de ortak kaygısı pandemiyle derinleşen ekonomik yoksulluk.    

Gecekondulardaki sessizlik 

Tuzluçayır Mahallesi’nin 603’üncü sokağına girerek sağda duran apartman ile solda duran gecekondulara uzun soluklu bakıyorum. Yönümü sola çeviriyor gecekonduların kapısına vurmaya başlıyorum. Kapısını çaldığım evlerin birçoğu duymuş olduğu kaygıdan olsa gerek kapıyı açmadılar. Gecekondular sessizliğe bürünmüş, görünmeyi tercih etmiyor.

Ancak üç ayda bir maaş alıyorum

Sokakta ilerlemeye devam ederken yaşı ilerlemiş bir kadın ile karşılaşıyorum. Karşıdaki apartman dairesinde oturan Sevgi Şahin (65) başlıyor anlatmaya. Memur emeklisi olan ve ancak 3 ayda bir maaş alabildiğini söyleyen Sevgi, karşıdaki gecekondularda oturanlarla aralarında hiçbir fark olmadığını söylüyor. Sevgi, “Eşim önceden boyacılık yapıyordu iyi kötü yiyebiliyorduk ama şimdi o da yok. Emeklilik maaşıyla geçiniyorum, çocuklara da yardım edince artık biz de geçinemiyoruz. Sarayım yok, katlarım, yatlarım da yok. Karınca kararınca, iyi kötü, yarı aç yarı tok geçiniyoruz. Çocuklarım devlet dairesinde değiller işleri yok. Bazı şeylerden kısıp bazı şeyleri alıyoruz. Güzel bir şekilde yaşamak istiyoruz” diyor. 

Borçlarla geçiniyoruz 

Aynı sokaktaki gecekonduda yaşayan Fatma Uyar (42) da geçinememekten şikayetçi. Kendisi çalışmayan eşi ise serbest meslekle uğraşan Fatma, borçlarla geçinmeye çalıştıklarına dikkat çekiyor. Oradan aldıklarını şuraya yatırdıklarını kaydeden Fatma, “Bir şekilde idare etmeye çalışıyoruz artık nereye kadar idare etmeye çalışacaksak. Asgari ücretle geçinmeye çalışıyoruz. Ev kira. Elektrik su derken geçinemiyoruz. Aylık 250 TL kira veriyoruz. Elektrik 100 TL, su 50 TL geliyor. Buraların yıkılacağını söylüyorlar, daireye çıksak ne yapacağız, nasıl geçineceğiz onu da bilmiyorum” diyerek aylık masrafına değiniyor. 

  Komşularımın fitre ve zekatlarıyla 

Mamak’ın bir başka mahallesi olan Misket Mahallesi’ne bağlı 610’uncu sokakta tek başına bir gecekonduda yaşayan Güldane Şengönül  (68) ise bin 600 TL ile geçinmeye çalışıyor. Pandemi koşullarından da oldukça etkilenen Güldane, “Bağkur emeklisiyim. Komşularımın fitre ve zekatlarıyla geçiniyordum. Burası yıkılırsa ben kirada yaşayamam. Nasıl geçineceğim?” diye soruyor. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.