Yaylaya savaş rötarı

7 Haziran 2021 Pazartesi - 20:25

  • Askeri saldırılar nedeniyle bu yıl yaylalara geç çıkan koçerler kuraklıktan kaynaklı hayvanlarını otlatacak yer arıyor.  

 

Serhat bölgesi kentlerinde havaların iyice ısınmasıyla birlikte koçerler ve berivanların yayla yolculuğu başladı. Kış aylarının çetin geçtiği Hakkari ve Şırnak'ta hayvanlar yaylalara götürülmeye başlandı. Koçerlerin çadır kurmaya başladığı yaylalardan birisi, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçe kırsalındaki 2 bin 625 rakımlı Feraşin Yaylası. Yeşil örtüsü, karla kaplı zirverleri, menderesleri ve sularıyla dikkati çeken yaylaya birçok çevre il ve ilçeden koçerler geliyor. 

Yakılan köylere çadır 

Van'dan Feraşin'e gelen Bahar Borak (67), çadır kurdukları yerin asker ve korucular tarafından 1994’te yakılarak boşaltılan Akarsu (Tengaxanê) köyü olduğunu ifade etti. Köyün kendilerine ait olduğunu aktaran Borak, yaşanan yıkımdan kaynaklı göçe zorlandıklarını ve Van'a yerleştiklerini kaydetti. Borak, şunları paylaştı: "İki yıl Beytüşşebap’ta kaldıktan sonra yönümüzü Van’a verdik. Köyümüz yakılmadan önce eşime işkence ettiler. Eşim bırakıldıktan sonra evlere baskın düzenlediler. Baskından sonra evimiz ateş verildi. Canımızı zor kurtardık. Buradan çıktığımızda çok zor günler geçirdik. Topraklarımızla aramıza dağlar girmişti artık. Çok zorluk çektik ama toprağımızdan vazgeçmedik."

Son yıllarda bahar aylarında köylerine geldiklerini ve son bahara kadar kaldıklarını aktaran Borak, "Daha önceleri yasaktı ve gelemiyorduk. Bu yıl da bölgede yapılan operasyonlardan kaynaklı geç geldik. Burayı çok seviyorum. Ölene kadar toprağımı, köyümü terk etmeyeceğim. Çünkü benim toprağım burası” dedi. 

Türk ordusu ve kuraklık 

15 gün önce yaylaya çıktıklarını aktaran Perihan Abi, askeri saldırılar nedeniyle yaylaya gelişlerinin geciktiğini ifade etti. Abi, "30 yıldır her bahar ayında yaylaya geliriz. Ama bu yıl kuraklık ve operasyonlardan ötürü geliş gecikti. Mayıs ortalarında burada olmamız gerekirdi ama bu yıl öyle olmadı" dedi.

Şırnak'ın Cizre ilçesinden Feraşin'e gelen Hacı Muhammed Özkan (60) ise bu yılki kuraklıktan dert yandı. Özkan, "Bütün ömrüm bu yaylalarda geçti. Kendimi bildim bileli hayvancılıkla uğraşıyorum. Yaylalar güzel ve huzurlu. Ama zorlukları da çok. Cizre'de hayvanlarımızı otlatabileceğimiz bir yer bulsaydık bu yıl gelmeyecektik. Kuraklık tehlikesi var. Bu bölgede birçok yaylada verim alamıyoruz ve bir çoğunda bulunan otlar kurudu. Yağan kar erimiş ve yağmur hiç yağmamış. Eskiden bu bölgede yeşermeyen bir nokta bile göremezdiniz ama bu yıl öyle değil. Hayvanlarımızı otlatabileceğimiz yerler arıyoruz” şeklinde konuştu. 

Hakkari merkez ve ilçelerinde de havaların ısınmasıyla birlikte berivanların yayla yolculuğu başladı. Yüksekova’nın Sarıtaş (Dirbêsanê) köyüne bağlı Yemişli (Dotka) mezrasındaki berivanlar, her gün kilometrelerce uzaklıkta bulunan yaylalara çıkarak, süt sağıyor. Uzun yıllardır berivanlık yapan kadınlar, hayvanlardan elde edilen sütlerle de geçimlerini sağlıyor.  VAN

 

Kadın Meclisi koçerleri dinledi

HDP Kadın Meclisi "Kadın Yoksulluğuna Hayır” kampanyası kapsamında Sinek Yaylası’nda koçer kadınları ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, "Kadın Yoksulluğuna Hayır" kampanyası kapsamında Ağrı’nın Taşlıçay ilçesine bağlı Sinek Yaylası'nda koçer kadınları ziyaret etti. Heyette HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ve İstanbul Milletvekili Oya Ersoy'un yanı sıra HDP Kadın Meclisi’nden Mukaddes Erdoğdu, Kadın Koordinasyonu’ndan Feray Mertoğlu, Tülay Koçak ile Hazal Karabey, Parti Meclisi’nden Hatice Akdağ ve Tevgera Jinén Azad (TJA) aktivisti Hacer Karaoğlan yer aldı.

Kadınlarla yaylada karşılaştıkları zorluklar üzerine sohbet eden HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, sorunları dinledi. 6 ailenin Iğdır'dan gelip yerleştikleri yaylada kadınlardan biri, "Dört gündür buradayız. Üç ay burada kalacağız. Zor işimiz. Elektrik yok. Suyu çekip getiriyoruz” dedi. 

"Gözümü açtığımdan beri koçerlik yapıyoruz" diyen Mori adlı kadın, şunları söyledi: “Çocuklarımla beraber geldik. Üç ay burada kalacağız. Hayvanları sağıyoruz. Mandıraya veriyoruz. Geçim olsa da olmasa da mecburuz bu işi yapmaya. Eşim ve bir oğlum öldü. 7 çocuğum var. Bir oğlum da cezaevinde." Heyet, yayla ziyaretinin ardından ev işçisi kadınları dinlemek için Ağrı’ya bağlı Ziro köyüne doğru yola çıktı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.