Yeni bir enternasyonal, sosyalizme çıkış yaptırır

Abdullah ÖCALAN Haberleri —

  • Artık eskinin sosyalist ihtilal teorileri yetmiyor. Yeni partileşme ve mücadele taktikleri, somut gelişmeleri de dikkate alarak daha değişik mücadele yöntemlerini geliştirmek zorundadır.
  • Kürdistan'ın parçalanmışlığı, geliştirilecek bir sosyalist federasyon deneyimi ile dört temel ulusun ve birçok azınlığın da içine gireceği bir modeli hızlandıracaktır.

* ABDULLAH ÖCALAN

Sosyalist ideolojinin önünde siyasal ve ekonomik kurtuluş büyük bir sorundur. Yine demokrasi önemli bir sorun olarak çözüm bekliyor. En önemlisi de çevre sorununa kesin programatik bir yaklaşım; hem de çok detaylı ve mutlak uygulanması gereken bir program gerekiyor.

Bunlar yeni dönem sosyalizminin üzerinde programatik anlamda çalışacağı temel sorunlardır. Hiç şüphesiz felsefesi, hayali, moral-ahlaki yanına ilişkin de kesin bazı gelişme ilke ve esaslarını yakalaması gereklidir. Felsefesiz, moralsiz sosyalizm düşünülemez. Kaba bir materyalizm, en az kapitalizm kadar tehlikelidir. Bunun yanında yeni partileşme, örgütleşme ve mücadele taktikleri sorunu da önem kazanacaktır.

Artık eskinin sosyalist ihtilal teorileri yetmiyor. Özellikle teknik oldukça gelişmiştir. Teknik ile mücadeleler arasında önemli ve sıkı bir bağlantı vardır. Dolayısıyla yeni partileşme ve mücadele taktikleri bu somut gelişmeyi de göz önüne getirerek daha değişik mücadele yöntemlerini geliştirmek zorundadır. Hiç şüphesiz bu temelde enternasyonalizmde de bir gelişme ortaya çıkacaktır. Artık ulusların dar sınırlar içinde tutulamayacağı, emperyalizmin deyişiyle globalleşmenin bu kadar arttığı bir dönemde sosyalizmin de globalleşmesi gerektiği ortadadır.

Yeni bir enternasyonal yaklaşım giderek kendisini hissettirecektir. Daha doğru, somut ulusal sınırlar kadar evrensel sınırlarda da kendisini gösterecektir. Toplum ile doğa arasındaki ilişkileri iyi formüle edecek bir sosyalist enternasyonal, önemli bir ihtiyaçtır ve önümüzdeki yüzyılı belki de böyle bir enternasyonalin bayrağı altında karşılamak en doğrusu ve en gerekeni olacaktır.

Biraz bir sistem gibi kendini idare eden, kapitalizme karşı ondan rahatsızlık duyan ne kadar insanlık varsa - ki buna ezilen uluslar, sınıflar ve çevreciler dahildir-  bunların hepsinin ortak paydasını bulmak gerekiyor. Tıpkı sosyalizm tarihinde Birinci Enternasyonal benzeri. Bunun başarmak istediği, bir ulustan değil, bütün uluslardan işçilerin birliğini ve daha çok da ideolojik birliğini kurmaktı ve aslında bunu başardı. İkinci Enternasyonal biraz kitleselleşen ve iktidarı yakalamak isteyen bir kuruluşa sahipti ama bunu başaramadı ve zaten bu nedenle de aşıldı. Yerine gelişen Üçüncü Enternasyonal, devletleşmiş sosyalizmin enternasyonalizmiydi. O da devletleşmeyi kötü kullandı ve sosyalizmin devletle ilişkisini doğru çözemediği için aşıldı. Şimdi de yeni bir enternasyonal kuruluşa ihtiyaç vardır. Zaten mevcut tartışmaların düzeyi de giderek bunu gündeme getirecektir.

Nasıl bir sosyalist enternasyonal?

Kurulacak bir sosyalist enternasyonal bütünüyle evrensel çapta insanlığın durumuna, her ulusa, hatta her kıtaya, bölgeye uyarlanmış daha programatik bir sosyalizmi ve hatta her ulusa, ulusun içinde sınıfsal duruma uyarlanmış bir sosyalizmi öngörmelidir. Yani bu yeniden bir kuruluş dönemi demektir ve bu aşamalar halinde olur. Zaten sosyalizm ilkesi budur. Bir yerde bir aşama sağlanırken, diğer yerde başka bir aşama sağlanabilir. Önemli olan sosyalizmin sorunlarını güncelliği içinde doğru yakalamaktır. Bunları ana hatlarıyla şöyle sıralamak mümkündür;

* Sosyalizm ve devlet,

* Sosyalizm ve kalkınma,

* Sosyalizm ve moral,

* Sosyalizm ve ulusal sorun,

* Sosyalizm ve kültür,

* Sosyalizm ve ekonomi,

* Sosyalizm ve reel sosyalizm,

* Sosyalizm ve ütopya,

* Sosyalizm ve bilim,

* Sosyalizm ve din,

* Sosyalizm ve aile,

* Sosyalizm ve kadın,

* Sosyalizm ve ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı,

* Sosyalizm ve demokrasi,

* Sosyalizm ve parti ilişkileri.

Bütün bunlar yeniden tartışılmak durumundadır. Yani sosyalist ideolojinin kendisini yeniden kavramsallaştırması, giderek bu kavramlar açıklığa kavuştuktan sonra programsallaştırması, programsallaştırdıktan sonra yeniden örgütlemesi ve eyleme geçirmesi gerekmektedir. Kaçınılmaz olarak gelişme böyle dönemlerle olacaktır. Şimdilik belki fazla iddialı gibi bir durum yok ve bazı sığ, yüzeysel tartışmalar var ama giderek, tıpkı Birinci Enternasyonal'de, ikincisinde, üçüncüsünde olduğu gibi dördüncüsü ve beşincisi de gelişebilir.

Kürdistan devrimi, bu anlamda içeriğini daha da zenginleştirip kendi içinde insan çözümünü, yeni tip insanı son yıllarda büyük bir yoğunlukla geliştirmesi gibi hakim kılarsa sosyalizmde çok iddialı bir süreci başlatması işten bile değildir.

Unutmamak gerekir ki; Kürdistan'ın parçalanmışlığı, geliştirilecek bir sosyalist federasyon deneyimi ile dört temel ulusun ve birçok azınlığın da içine gireceği bir modeli hızlandıracaktır.

Bunun da dört büyük ulusun ve çok çeşitli azınlık ve kültürlerin Özgürlük Hareketi etkisiyle sosyalizme, demokrasiye doğru evrim göstermesinde Ekim Devrimi'nin bile etkisinin çok üstünde bir etkiye yol açması kaçınılmazdır.

Uluslararası işçi sınıfı ve emekçilerin mücadele gününde Özgürlük Hareketi böyle bir gerçekliğe en çok yaraşan ve gereklerini yerine getiren, yani sosyalizmde ısrarla birlikte zaferini temsil eden sosyalist bir hareket durumundadır. Reel sosyalizmi çözülüşe götüren bütün hastalıklardan kendini arındırdığı gibi, yeni sosyalizm arayışına iddialı bir zemini kendi içinde geliştiren bir sosyalist hareket olarak şekillenmektedir.

* Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi tarafından derlendi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.