Yeni kumpas da aşılıyor

Ayşegül Doğan

Ayşegül Doğan

  • Yerel seçimlere birkaç ay, aday adaylığı başvurularına günler kala, il ve ilçe kongreleri de devam ederken Yargıtay’ın yeni bir kumpas girişiminden bulunduğunu belirten HEDEP Sözcüsü Ayşegül Doğan, bunu da aşacaklarını söyledi. 
  • Devletin korkusunun farkında olduklarını kaydeden Doğan, parti adının kısaltmasını değiştirip devam edeceklerini belirtti. Seçimlerde sadece kazanmayı hedeflediklerini vurgulayan Doğan, başvurların Pazartesi başlayacağını açıkladı. 

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, HEDEP kısaltmasına dair itirazı için “yeni bir yargı kıskacına alma girişimi” diyen Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, itiraz etmeye hazırlansalar da yerel seçimler öncesi risk almamak için HEDEP kısaltmasını değiştireceklerini söyledi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının partilerinin kısaltması olan HEDEP’in, 2003’te Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıyla kapatılan HADEP’i andırdığı gerekçesiyle değiştirilmesi yönündeki bildirimine ve gündemdeki diğer gelişmelere ilişkin dün Meclis’te basın toplantısı düzenledi. 

Yeni bir kumpas girişimi

Parti Sözcüsü Doğan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının partilerinin kısaltması olan HEDEP ismine dönük itirazına dair konuştu. Dayandıkları geleneğe yönelik yargı kumpasların devam ettiğini belirten Doğan, şunları söyledi: “Partimize yönelik kumpaslar dur durak bilmeden devam ediyor. Yeni bir kumpas kararını paylaşacağım. Yargıtay’ın verdiği yeni karar. 15 Ekim’de her türlü engelleme, baskı ve zora karşı son derece görkemli bir kongre gerçekleştirdik. Kongrede ismimizi Halkların Demokratik ve Eşitlik Partisi, kısaltma adıyla HEDEP olarak değiştirdik. Buna niye ihtiyaç duyduk. HDP hakkındaki kapatma davası sürdüğü ve seçime girememe riski belirdiği için geçen seçimlere Yeşil Sol Parti olarak girdik. Peki, şimdi ne ile karşı karşıyayız. Yerel seçimlere birkaç ay kala, bir yandan il ilçe kongrelerimiz devam ederken aday adaylığı başvurularımıza günler kala Yargıtay Siyasi Parti Bürosu tarafından tarafımıza partimizin kısa ismi HEDEP’e itiraz geldi. Şaşırdık mı? Hayır, şaşırmadık. Yeni bir yargı kıskacına alma girişimi. 

Türkiye HADEP’ten mahkum

Hatırlatalım HADEP kapatılmıştı. Dolayısıyla her iki partinin birbiriyle karıştırılması mümkün değil. Bilmeyenler için hatırlamayanlar için bunu not olarak düşelim. Yasayı evirip çevirip HADEP’i çağrıştığını ifade ediyorlar ve ismimizi değiştirmemizi talep ediyorlar. Savcılık, bu karar yerine getirilmezse, bu talebimizi dikkate almaz belirlediğimiz sürede gerekli değişiklikleri yapmazsanız AYM’ye ihtar davası açmakla bizi tehdit ediyor. Tüzük ile ilgili bazı değişiklikler yapmamızı istiyor, HEDEP’e itiraz dışında. Halbuki HADEP kapatma davasıyla ilgili Türkiye haksız bulundu ve mahkum edildi. Elbette geldiğimiz geleneği inkar edecek değiliz. HADEP mücadelemizde önemli köşe başlarından birini oluşturuyor.

Korktuklarını biliyoruz

AYM’yi fiili olarak kapatmaya çalışanlar, yerel seçim öncesi bizi zor durumda bırakmaya çalışıyor. Burada bizi takip edenler, oy verenlere, gözü gönlü kalbi bizimle atanlara bir kez daha hatırlatalım ki; bunlar bizi yıldıramaz. Bunlara karşı her türlü tedbirimiz var. Biz HEDEP’in hangi çağrışımları yaptığını ve hangi çağrışımlardan korkulduğunu gayet iyi biliyoruz. Bunun farkındayız. İnadımızdan, ısrarımızdan vazgeçmiyor ve demokratik siyaset alanını terk etmiyor oluşumuzdan korkuluyor. Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi sadece bir partiden ibaret değildir, HEDEP’ten ibaret değildir. O yüzden hukuk dışı müdahalelerle önümüzü kesmeye çalışıyorlar.

Seçimler öncesi risk

Yerel seçim öncesi herhangi bir risk almamak için bu itiraza ilişkin çalışmalarımıza başladığımızı duyurmak isterim. İstenen maddelere ilişkin tüzükte bazı değişiklikler yapılacak. Bunlar sadece Yargıtay’ın istediği sınırlarda olacak. Bunun dışında başka bir değişiklik yapılmayacak. Bunu en kısa zamanda yapacağız. Yine partinin yeni kısa adının ne olacağı konusunda da çalışmalarımız devam ediyor. Partimizin uzun ismi olan Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi ismi değiştirilmeyecek, sadece kısa adımız olan HEDEP değiştirilecek.

Tüm araçlarla saldırı

Gelelim yerel seçimlere. Tebliğ edilen bu karar gösteriyor ki; iktidar partimizin yerel seçim başarısından şimdiden korkuyor ve elindeki tüm araçlarla saldırmaya başladı. Neden korkuyorlar? Çünkü bizim yerel yönetim anlayışımızda rant yok, yolsuzluk yok, usulsüzlük yok, talan yok, kayırmacılık yok. Demokratik, katılımcı, cinsiyet özgürlükçü, ekolojik bir yönetim anlayışı var. Emek var, kaynakların ihtiyaçlarına göre kullanılması var. Yerellerde yaşayan halkların, yönetimde söz ve karar süreçlerinde demokratik katılımı var. İşte bu yüzden korkuyorlar. 

Hepsini geri alacağız

Bu seçimler bizim için neden önemli? Çünkü 2014 ve 2019 yerel seçimlerinde kazandığımız belediyeler, halktan alınıp kayyumların tekeline konulan belediyelerimizin hepsini geri alacağız. Eşbaşkanlarımız hukuksuz bir biçimde halkın iradesine rağmen hapsedildi, sürgün edildi, şehirlerimiz her şeyiyle talan edildi, demografik yapısı, kültürel ve tarihi mirası, müşterekleri ve kent hakkı yok sayıldı. Kent hakkı, kentlerde ezilenlerin itiraz çığlığıdır. Kenti değiştirme ve yeniden inşa etme kararlılığı ve iradesidir. İşte bizden bu yüzden de korkuyorlar. Şimdiden böyle oyunlarla önümüzü kesmeye çalışıyorlar ama başaramayacaklarını gayet iyi biliyorlar. Nitekim bizim siyasi geleneğimizde, geçmiş deneyimimiz ve tecrübemiz bunu ortaya koyuyor.”

Kesinlikle söküp atacağız

Şimdi buradan kamuoyuna da bir çağrı yapmak istiyorum. Kent hakkımız için 31 Mart’a kadar dur durak bilmeden, canla, başla, gece gündüz çalışmak zorundayız. Bizden zorla geri alınanı, inadımız ve ısrarımızla vazgeçmeyerek, yeniden almalı ve halka iradesini yeniden teslim etmeliyiz. Her birimiz 31 Mart akşamı evimize kazandık duygusuyla dönmeliyiz. Kimse bizi kayyum rejimiyle de tehdit etmeye kalkmasın. Buna izin vermeyeceğiz, değerlerimizden, ilkelerimizden ve yerel demokrasiden vazgeçmeyeceğiz. Belediyelerimizi birer ganimet gibi görüp Kürt düşmanı politikaların uygulayıcısı olan bu kayyumları kesinlikle kentlerimizden söküp atacağız. Belediyelerimizi özgürleştireceğiz. Hak, hukuk, etik, irade, seçme ve seçilme hakkına inanan, saygı duyan herkesin de mevcut kayyum rejimine karşı ‘hayır’ demesi gerekir. Bunun için HEDEP’li olmaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi üyesi, gönüllüsü, destekçisi olmaya da gerek yok. Demokrasi isteyen her birey, aynı şekilde bundan sorumluluk duymalıdır.

Sadece kazanmak olacaktır

Yeni dönemde mottomuz; kaybettirmek ve kazandırmak yerine, kazanmak olacaktır. O nedenle birinci ve ikinci parti olduğumuz her yerde kendi adaylarımızla seçime gireceğiz. Kayyumları göndermekle yetinmeyeceğiz, kazan-kazan politikasıyla hareket edeceğiz. Bu konuyla ilgili tartışmalarımız ve çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’nin her yerinde kazanma odaklı bir stratejimiz olacak. 

Aday belirleme süreci

Adaylarımızı en geniş mutabakatla belirleyeceğiz. Adaylarımızı PM üyelerimiz, bileşen partilerimizin üyeleri, geçmişten bugüne kadar yönetim kademelerimizde görev almış, emek vermiş yönetimlerimiz, ailelerimiz, demokratik kitle örgütleri ve kent için emek veren herkesin katılımı ve uzlaşısıyla belirleyeceğiz.  Yani adaylarımızı bir kent uzlaşısıyla ortaya çıkartıp, halkın takdir ettiği şekilde belirleyeceğiz. En demokratik yöntemle belirleyeceğiz. Buradan aklınıza şöyle bir tablo gelmesin. Klasik bir önseçim modeliyle belirlemeyeceğiz adaylarımızı. Yalnızca partimizin üyeleri ya da bileşen partimizin üyeleriyle değil, hakikaten şehrin en geniş kesimlerin ulaşıp en katılımcı, en kapsayıcıyı ve en demokratik biçimde adaylarımızı belirleyerek 2024 yerel seçimlerinde belediyelerimizi geri almak ve her yerde kazanmak için çalışacağız. Sandık kuracağız, adaylarımızı seçimle belirleyeceğiz, seçimin yöntemine ilişkin ayrıntıları kısa sürece içinde Merkezi Seçim Koordinasyonumuz ve Yerel Yönetimler Kurulumuz açıklayacak.

Başvurular 27 Kasım’da

Eşbaşkanlık sistemini, kadınların ve demokrasinin kazanımı olarak gördüğümüz bir sistem. Bu sistemden asla vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz. Yalnızca belediye eşbaşkanlıklarında değil, aynı zamanda meclis üyeliklerinde ve tüm yönetim kademelerinde bugüne kadar olduğu gibi eşit temsiliyet ilkesi ile hareket edeceğiz. Yine yerelde yaşayan tüm halkların, inanç ve kimlerin yerel yönetimlerde söz ve karar sahibi olmasında da ısrarcı olacağız. Aday adaylığı başvurularımız 27 Kasım’da, yani Pazartesi günü başlıyor. Başvurular iki hafta, 10 Aralık’a kadar sürecek.” ANKARA

*****

Savaşın bütçesi

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda devan eden 2024 yılı merkezi bütçe görüşmelerine değinen Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, hazırlanan bütçenin “savaş ve sermayenin bütçesi” olduğunu söyledi. Doğan, “Daha da yoksullaşma pahasına sermayenin çıkarları gözetilerek bu bütçe hazırlanmış. Yine toplumsal talepleri yok sayılmış. Bu bütçeye barışın değil, savaşın bütçesi diyoruz. Kaynakları savaşa ayırıyor bu bütçe. Yüzde 10'undan daha fazlası güvenlik ve savunma harcamasına tekabül ediyor. Yani en az 40 milyar dolarlık devasa bir büyüklükten bahsediyoruz. O yüzden bu bütçe, savaşın bütçesi” dedi.

Bütçe de halk yok

Bütçede halkın olmadığını dile getiren Doğan, şöyle devam etti: “Kadınlar, çocuklar, gençler, öğrenciler, engelliler, EYT’liler, işçiler, işsizler, çiftçiler ve asgari ücretliler yok. Açlık ve yoksulluk sınırındaki yurttaşlar da yok, deprem bölgesindeki insanlar yok. Yani toplumsal talepler ve itirazlar, isyanlar bu bütçede yok. Ne var? Rant var, yandaş şirketlere teşvik var, zam var, faiz var, belli tarikat ve cemaatlere ödenek var. Vergi indirimi var yandaş şirketler için ama yine halkın bütçesi yok. O yüzden adını sermayenin, yoksulluğun, savaşın ve yandaşın bütçesi olarak koyuyoruz. Demokratik bir hak olan bütçe hakkı ihlal ediliyor. Biz bu bütçe görüşmeleri boyunca halkın bütçesi olması için sözümüzü en gür şekilde söylemeye çalıştık. Tekçi zihniyete karşı mücadele eden halkların dillerin kimliklerin inançların sesini taşıdık.” 

*****

Kategorik düşmanlık var

Doğan, Kürtlere, Kurdistan’a ve Kürtçeye yönelik saldırılar üzerinde de durdu. Yeni dönemde de bu tür saldırıların olacağına ilişkin işaretlere dikkat çeken Doğan, “Eğip bükmeye gerek yok. Sadece kargolarda elimize verilmeye çalışılan cenazelere, sadece kayyum rejimine bakarsak bile bu kategorik düşmanlığın saf halini görmemiz mümkün” dedi. 

*****

AİHM ve AYM kararları

Doğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bütçe görüşmeleri sırasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları ile ilgili söylemlerine ilişkin ise şunları söyledi: “AB Parlamenterler Asamblesi, Ekim’de Osman Kavala davasının insan hakları sözleşmesinin temellerini baltaladığını belirten bir karar verdi. Bu karara göre; eğer Ocak 2024’e kadar Kavala serbest bırakılmazsa Türkiye delegasyonun oy hakkının askıya alınmasına karar verdi. Üye devletlerden de Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını istedi. AİHM ve AYM kararlarını uygulayın, Türkiye’yi bu yaptırımlarla karşı karşıya bırakmayın.” 

*****

HEDEP gençliği kongreye gidiyor

HEDEP Gençlik Meclisi, “Vejînek ciwan” (Genç Doğuş) şiarıyla 24 Aralık'ta 1. Olağan Kongresini yapıyor. 

Gençlik Meclisi Eşsözcüsü Edanur İbrahimoğlu, dün yaptığı açıklamada, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için bir özgürlük hamlesinin başladığı bu süreçte bizler de gençlik mücadelemizi bir adım daha ileriye taşıyacağımız, mücadelemizi kazanımlarla taçlandıracağımız günleri kongremiz ile karşılayacağımızı buradan duyurmak istiyoruz” dedi.

Kongrelerini 24 Aralık günü Amed’de “Vejînek Ciwan” şiarıyla gerçekleştireceklerini belirten İbrahimoğlu, “Yaratılan karanlık tabloyu, tecridi, çözümsüzlüğü, baskıları aşmakta kongremizin bir atılım olacağına inanıyoruz” diye konuştu.  

Açıklamaya katılan HEDEP Mêrdin Milletvekili Beritan Güneş, toplumun dinamik gücünü oluşturan gençlerin demokratik siyaset yürütürken hedef alınıp saldırılara maruz kaldığını hatırlatarak, “Bu hamleyle bütün soykırım politikalarını da kıracağız. Bizler yalnız değiliz. Genç başladık, genç başaracağız” dedi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.