Zindandan çıkan 11 kitap

Kültür/Sanat Haberleri —

28 Aralık 2020 Pazartesi - 23:00

  • Türk hapishanelerinde bulunan tutsak yazarların bu yıl en az 11 eseri yayımlandı. Hapishaneden çıkan eserlerden 9’unu Aryen basarken, Sitav Yayınları da 2 eser basarak tutsak yazarlara yer verdi.

MIHEME PORGEBOL

Her geçen yıl biraz daha gündemimize giren tutsak yazarlar ve eserleri 2020 yılında da salgın ve Kürdistan coğrafyasında yaşanan onca acıya rağmen adından en çok söz ettiren konulardan biri oldu. 
Görünürlük ve erişilebilirlik sorunlarının iyice belirginleştiği 2020 yılında da tutsak yazarlar yazmaya devam etti. Türk hapishanelerinde bulunan tutsak yazarların bu yıl en az 11 eseri yayımlandı. Türkiye’de faaliyet gösteren birçok yayınevini tarayarak oluşturduğumuz bu listede 2020 yılında yalnızca Aryen ve Sitav yayınlarının tutsak yazarlara kapılarını açtığı görülüyor. Hapishaneden çıkan eserlerden 9’unu Aryen basarken, Sitav Yayınları da 2 eser basarak tutsak yazarlara yer verdi.

Dilopek Ji Ava Jînê
25 yıldır tutsak olan Rizgar Turhan, Dilopek Ji Ava Jînê adlı ilk romanıyla okuyucunun karşısına çıktı. Dili Kürtçe olan bu romanda Kerîm adlı karakterin etrafında gelişen olaylar doğayla bütünleşmiş bir anlatıyla okuyucuya sunuluyor. Aryen Yayınları’ndan çıkan Dilopek Ji Ava Jînê anlatı dili, kurgusu ve roman kahramanlarının doğa ve Kürt kültürüyle bütünleşik özellikleriyle dikkat çekiyor. 

Dizên nasnameyan
A. Latîf Karaaslanli da ilk kitabıyla bu yıl karşımıza çıktı. 1978 doğumlu ve ömrünün önemli bir kısmını tutsak olarak geçiren Karaaslanli, ilk kitabı Dizên Nasnameyan ile birey ve toplumun kimlik kavramıyla ilişkisini ele alıyor. Kimliksizliğin bireyin iç dünyasına yaptığı tahribat üzerine işlenen eserde kimliksiz bırakılmışların intikam ve öfkeleri şiddet sınırları içerisinde değil, bireylerin duygu dünyalarının sınırlarında işleniyor. Aryen Yayınları’ndan çıkan romanın dili ise Kürtçe. 

Ra Hanorya
Bu yıl ilk kitabıyla okuyucu karşısına çıkan bir diğer isim de Rafel Akgun Tespo oldu. Tutsaklığının yirmi dokuzuncu yılına giren şair Rafel Akgun Tespo’nun ilk eseri de Aryen Yayınları’ndan çıktı. Doğayı, eşyayı ve cismi olan diğer her şeyi ruhlarıyla sunan şair otuz yıla yakın esaretini, dışarıya olan özlemini dizelerinde hissettiriyor. Rafel Akgun Tespo’nun eserindeki şiirlerinin dili ise Kürtçe.

Rêwingî
En üretken tutsak yazarlardan biri olan Mahmut Yamalak da 2020 yılında okuyucu karşısına Rêwingî adlı yeni eseriyle çıktı. Rêwingî, savaş ve işgalin kıskacında dönüşen yaşamların detaylarıyla güçlü bir anlatıya dönüşüyor. Eserde ömrünün yarısından fazlasını tutsak olarak geçiren 1969 doğumlu yazarın dışarıdaki dünyaya dair hatıralarının izlerini de görmek mümkün. Daha önce Mermer Kanatlı Kuşlar ve Tarîderya adlı romanlara da imza atmış olan Yamalak, Kayseri Bünyan Hapishanesi’nden yazmaya devam ediyor. 

Göçmen Kuşlar
Çocukluğu da hapishanelerde geçiren genç yazar Remzi Akyürek’in Göçmen Kuşlar adlı romanı da 2020 yılında okuyucuyla buluştu. 1995 doğumlu Akyürek’in Keşkeler Uzar Da Uzar adlı romanından sonraki ikinci romanı olan Göçmen Kuşlar, işgal edilmiş bir coğrafyada bireylerin hırpalanmış duygularını toplumun yaşadığı travmalarla paralel olarak ele alıyor. Genç yazar, Göçmen Kuşlar’daki ilhamını klasik Kürt anlatılarından alıyor. Romanın dili Türkçe. 

Temenên Li Ber Bahozê
2018 yılında fabl türünde Zirgewre adlı ilk eseriyle tanıdığımız A. Hekîm Kozluk, bu yıl ise Temenên li Ber Bahozê adlı romanı ile okuyucunun karşısına çıktı. 1974 doğumlu Kozluk’un çalışmaları daha önce Tûrik, Çirûsk, Roza, W, Hawara Botan, Azadiya Welat gibi mecralarda da yayımlandı. Temenên Li Ber Bahozê adlı romanı bir şehir anlatısı. Nusaybin’de geçen olay, işgal ve yıkımın travmatik etkilerini yaşamış Kürt toplumunun tecrübelerine ışık tutuyor. Yazar, 1992 yılında tutuklandı, müebbet hapis ile cezalandırıldı. 


Kürt Edebiyatının Sosyo-Politik Analizi


İki tutsak Ramazan Çeper ve Ekrem Baydoğan tarafından kaleme alınan ve Kürt edebiyatına dair derinlikli bir sosyo-politik bakış atan bu eserde dil, toplum ve kültür ilişkileri ele alınıyor. Araştırma-inceleme türündeki eserin arka kapağında şu ifadeler yer alıyor: “Dil konusu netameli bir alan olarak en sık tartışılan konuların başında gelir. Eskiden Kürt kültürü tandanslı olmasına rağmen Kürtçe yazılmayan eserler Kürt edebiyatından sayılmıyordu. Kabul-ret ölçüleri kültür referansı üzerinden değil, dil indirgemeciliği üzerinden öne sürülüyordu. Oysa edebiyat sosyolojisi dil değil, kültür çözümlemesini baz alır. Şüphesiz ki hem Kürt kültürü tandanslı olup hem de Kürtçe yazılan eserlerin Kürt edebiyatına katkısı daha fazladır. Daha homojen bir katkıdır çünkü. Ama heterojen de olsa, yani Kürtçe yazılmasa da Kürt kültürüne, toplumsal değerlerine dayanarak yazılan edebi eserler de Kürt kültürünün ve dolayısıyla Kürt edebiyatının bir parçasıdırlar.”  Çeper ve Baydoğan’ın kaleme aldığı eserin dili ise Türkçe

 

Kürt Mitolojisi Sözlüğü