Gramsci ve Öcalan aynı devrimci yaklaşıma sahip

Dosya Haberleri —

13 Kasım 2020 Cuma - 23:03

  • ‘Gramsci ve Öcalan, bu kadar farklı ülkelerden olmalarına rağmen aynı düşünceye, devrimci yaklaşıma sahipti. Öcalan büyük bir demokratik, anti-kapitalist lider ve harika bir insan. Onu her zaman bir öğretmen ve kardeş olarak seveceğim. Önerilerindeki hakikat ve bilgelik daha iyi anlatılarak dayanışma keskinleştirilebilir, diye düşünüyorum.’

REWŞAN DENİZ

İtalya’da Kürt halkının dostlarından, 1980’nin sonlarından itibaren İtalyan senato ve parlamentosunda uzun yıllar görev yapmış Giovanni Russo Spena, Yeniden Yapılanma Komünist Partisinde (PRC) yer alan, Proleter Demokrasi Hareketinin (Democrazia Proletaria) Ulusal Sekreteri olarak da görev yürütmüş deneyimli bir politikacı. 1968 gençlik hareketi geleneğinden gelen Russo Spena, uzun yıllar üniversitede kamu hukuku öğretim görevlisi olarak akademik kariyer yaptı. 75 yaşında olan Russo Spena, şimdilerde Anayasayı Koruma Örgütünün Yönetim Kurulunda yer alıyor.

68 İtalya’da neden yenildi?
Avrupa devletlerinin 68’deki devrimci enerji karşısında korkuya kapıldığını belirten Spena, silahsız yurttaşlara yönelik 12 Aralık 1969’da Milano'daki Tarım Bankasına yapılan saldırıda olduğu gibi bombalı saldırılar yapılmasına işaret ediyor. “Bu katı ve rezil baskılar, silahlı mücadeleden başka bir başkaldırı yolu olmadığını düşünen militanlarda öfke ve umutsuzluk yaratıyordu” diyen Spena, devam ediyor: “Politik sistem, harekete herhangi bir çıkış yolu vermek istemedi. Dönemin iki büyük kitle partisi olan Hristiyan Demokratlar ve Komünist Parti, iktidarlarını bir istikrarda tutabilmek için harekete karşı birleşmeyi tercih etmişlerdi. Komünist Partinin ılımlı çizgisi, hareketin yenilgisine katkıda bulunmuştu. Öyle ki İtalya gibi hukuk devletiyle yönetilen bir Batı ülkesinde silahlı mücadeleyi seçenlerin maceracı ve yanlış çizgisi de kendi içlerinde bölünmeye götürebilmişti.”

Gramsci ve Öcalan...
Bu dönemin teorik öncülerinden biri olarak Antonio Gramsci’nin daha o günlerde özerkliğin öneminin altını çizdiğini belirten Spena, “Gramsci ve Öcalan, bu kadar farklı ülkelerden olmalarına rağmen aynı düşünceye, devrimci yaklaşıma sahipti” diyor. 
Spena’nın Kürt halkıyla ilk karşılaşması, gazeteci Dino Frisullo ile birlikte olmuş. Kürtlerin Roma’nın Calabria bölgesindeki Badolato kasabasında açtığı büroyu ve ardından Roma’daki Ararat Kürt Kültür Derneğini ziyaret eden Spena, ardından ise Van’daki Newroz’a katılan delegasyonda yer alıyor. Dino Frisullo’nun Amed’deki duruşmasına da katılarak Türk devletinin askeri mahkemeleriyle tanışan Spena, Frisullo’yla mektuplaşmaları üzerinden hapishaneler gerçeğine tanıklık ediyor. Bugünleri anlatırken Spena, “Kürt halkı hayatımıza bir damga vurdu. O günden sonra Kürt halkının mücadelesini takip ederek beraber yürüdüm. Kürdistan’a gittim ve yaşanan acılara ve mücadeleye bizzat şahit oldum” diyor.

Yeniden Yapılanma Komünist Partisinde (PRC) yer alan, Proleter Demokrasi Hareketinin (Democrazia Proletaria) Ulusal Sekreteri olarak da görev yürütmüş 75 yaşındaki Spena, bugün Anayasayı Koruma Örgütünün Yönetim Kurulunda yer alıyor.

Öcalan’la Roma’da görüşme
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Roma’da bulunduğu günlerde Yeniden Yapılanma Komünist Partisinin (PCR) milletvekili olarak kendisiyle görüşenlerden biri olan Spena, bu görüşmeyi ise şu sözlerle anlatıyor: “Partimizin dış işlerinden sorumlu milletvekilimiz Ramon Mantovani, o dönem Kürt sorumlularıyla irtibat kurup Öcalan'ın Roma'ya gelmesi için İtalyan hükümetiyle görüşüp aracılık etmişti. Öcalan Roma'ya dünyaya yönelik barış önerisiyle geldi ve bu öneriyi sundu. Bu nedenle hem diplomatik hem de insani düzeyde olumlu bir atmosfer yaratmaya çalıştık. Barış önerisinin önemi ve içeriği hakkında uzun uzun Öcalan'la konuştuk. Ayrıca görüşmemizde uzun uzun demokratik konfederalizm önerisini tartıştık.” 

‘Harika insan, büyük lider’
Öcalan’la ilgili gözlemlerini de paylaşan Spena, “Öcalan harika bir insan. Büyük bir demokratik ve anti-kapitalist lider. Onu her zaman bir öğretmen ve kardeş olarak seveceğim” diyor ve ekliyor: “Öcalan Roma’ya barış önerisi gibi kapsamlı politik bir yaklaşımla geldi. Kentte kadın ve gençlerin öncülüğünde aniden büyük ve kapsamlı hareket oluştu. ‘Kürdistan Meydanı’ adını verdiğimiz Celio Meydanı'nda kurulan güzel sokak meclislerini hatırlıyorum. Öcalan, Roma'da Kürtlerin yüzleri, bakışları, yaşamlarıyla görünür taleplerinin oldugunu; tarihin merkezinde bir yerleri olduğunu, devrimci bir süreçle özerklik taleplerinin olduğunu bize öğretti.”

‘Korkak Avrupa ihanet etti’
Kürt Halk Önderinin bir demokrasi, özgürlük ve uluslararası dayanışma projesi sunduğunu ve bunun liberal mekanizmaların ve askeri sömürgeciliğin kölesi olmayan bir proje olduğunu belirten Spena, “Ama korkak Avrupa ona ihanet etti çünkü Türkiye ile Avrupa arasında karşılıklı muazzam ekonomik işbirlikleri vardı. Çünkü büyük bir silah satışı var. Çünkü Türkiye NATO’nun önemli bir ordusu ve İsrail ile birlikte tüm Ortadoğu ve Akdeniz bölgesinin komuta yapısı. Bunun için Öcalan, onu tutsak edenlere teslim edildi” diyor.
O günlerde Öcalan’ın özgürlüğü için siyasetçilerin ve avukatların büyük mücadeleler verdiğine dikkat çeken Spena, tam da yakalandığı günlerinde İtalyan mahkemesinden Öcalan için siyasi sığınma hakkı elde etmeyi de başardıklarını belirtiyor ve Öcalan’ın İtalya’daki avukatı Luigi Saraceni’nin sözlerini hatırlatıyor: "İtalya'nın siyasi sığınma hakkı verdiği bir dünya vatandaşının insanlık dışı ve aşağılayıcı bir hapishane rejimine maruz kalmasına sessizce tahammül etmek, kayıtsız kalmak skandaldır." 

Giovanni Russo Spena, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın Roma’da olduğu günlerde PRC milletvekili olarak onunla görüşenlerden biriydi.

‘Özgürlük Zamanı Geldi’ kampanyası önemli

Giovanni Russo Spena: "Özgürlük Zamanı Geldi" kampanyası bütün dünya için önemli bir kampanya çünkü Öcalan Türk/Kürt sorununun çözümünde vazgeçilmez bir anahtar. İtalya'da özgürlüğü talebi ile sürekli meydanlardaydık. Şimdi de kendimizi daha iyi organize etmemiz gerekiyor. Kürt yoldaşlarla birlikte çalışan, gösteriler yapabilen, İtalyan ve Avrupa parlamentolarına baskı yapabilen kalıcı bir İtalyan demokrat yapısı oluşturmamız gerekiyor. İtalya’da yüksek düzeyde dayanışma gösterileri oldu ama daha da büyüyebilir. Eğitim çalışmaları ve doğru bilgilendirmelerle bu, daha etkili hale gelebilir. Kürt mücadelesi daha doğru temelde açıklanabilir. Öcalan'ın önerilerindeki hakikat ve bilgelik daha iyi anlatılarak bu dayanışma keskinleştirilebilir, diye düşünüyorum.  

 

Rojava sosyalizm ile demokrasiyi birleştiriyor

Spena: “Rojava'daki devrim, her şeyden önce bir kadın devrimi ve alternatif bir toplum gücünün inşası. Bu, Türk emperyalizmine karşı verilen bir mücadele ama aynı zamanda her birimizin içindeki ataerkilliğe karşı da veriliyor.
Rojava’da sosyalizmin demokrasiyle birleştiği bir sistem var. Bu sistemde değerler patronlara devredilmiyor, katılımcılık ve gündeliğe yayılmış bir özyönetim esas alınıyor. Bu modelde Öcalan şahsında Kürt halkının bölge geleceği için verdiği mücadelenin siyasi önemi de ortaya çıkıyor. Bu, etnik ve dini farklılıklara saygıya da dayanan büyük bir insani dönüşüm süreci. Tam da Erdoğan ve DAİŞ gibi otokratlara ve ırkçılara karşı alternatif bir toplumsal model önerdikleri ve bunu inşa ettikleri için Kürtler, Türk devleti ve DAİŞ’in hedefi oluyor. Ama öte yandan tam da bu nedenle Öcalan, bizim de büyük öğretmenimiz.”

 

İtalyan-Kürt bir aileyiz

Spena: “Hem Öcalan’ın Roma’ya gelmesi hem de Kürt militanlarla kurduğum yakın dostluklar, benim ve ailemin hayatını büyük ölçüde etkiledi. Çocuklarım bugün Kürt mücadelesinin aktivistleri oldular ve dayanışmalarını Roma’daki Ararat Kürt Kültür Derneğine ve Kürdistan’da Newrozlara taşıdılar. Bu dayanışmalarından dolayı Türk devletinin baskılarına da maruz kaldılar. Biz kendimizi artık kısaca bir “İtalyan/Kürt aile” gibi görüyoruz.”

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.