- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Rêber Apo'nun da yer aldığı “Gurban Grubu” dosyasını Haziran gündemine almamasını eleştiren avukat Raziye Öztürk, “Umut hakkı ertelenebilecek bir hak değildir” dedi.
BARIŞ BALSEÇER/ STRASBOURG
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) Strasbourg yerleşkesinde 20-24 Nisan tarihleri arasında düzenlenen oturumlar sırasında bir dizi görüşme yapan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Raziye Öztürk, “Görüşmelerde ana gündemimiz, Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ile binlerce siyasi mahpusu etkilemesi bağlamında ‘umut hakkı’ ve ‘statü’ durumuydu. Sayın Öcalan’ın hâlâ tutsak pozisyonunda tutulmasında, süreci sağlıklı yürütmesinin önündeki engellerin kaldırılmamasında Konsey’in pozisyonu, görüştüğümüz temel konu başlıklarından bir diğeriydi” dedi.
Pasifliğiyle zımnen onaylıyor
Avrupa Konseyi’nin Türkiye’ye 2024’te 'umut hakkı'na ilişkin düzenlemeler için süre tanıdığını ve bu sürenin 2025’te bir yıl daha uzatıldığını hatırlatan Öztürk, Haziran'da sürenin dolacağını belirtti. Öztürk, şunları söyledi: “Bakanlar Komitesi’nin internet sitesinde yayımlanan bir sonraki gündem takviminde, yani Haziran 'daki oturumda, Sayın Öcalan’ın da içerisinde yer aldığı Gurban dosyasına yer verilmedi. İşkence yasağına aykırılık tespiti yapılmış ve binlerce insanı ilgilendiren böylesine önemli bir dosyanın tartışma gündemine alınmamış olması son derece dikkat çekici. Oysa geçen her gün, ihlalin ağırlaşması yani işkencenin katmerlenmesi anlamına geliyor. Bakanlar Komitesi’nin pasif tutumu ise bu durumun zımnen onaylanması sonucunu doğuruyor. ‘Umut hakkı’ ertelenebilecek ya da pasif kalınacak bir hak değildir. Aksine, aradan geçen 12 yıla rağmen gerekliliklerinin yerine getirilmemiş olması nedeniyle Komite tarafından öncelikli olarak ele alınması ve gündeminden düşürmemesi gereken bir konudur.”
Türkiye'nin taslağı bile yok
Türkiye’ye Haziran ayına kadar süre tanınmasına rağmen 'umut hakkı' konusunda herhangi bir somut gelişme yaşanmadığına dikkat çeken Öztürk, ''Yasal düzenlemelere ilişkin bir taslak dahi ortaya konulmadı. Haziran ayı takvimine alınmaması, alınmayacağı anlamına gelmiyor. Görüşmelerimizde konunun takvime dahil edilmesi gerektiğini vurguladık. Buna dair girişimlerimiz de sürüyor” diye konuştu.
12 yıldır bekleyen dosya
Bakanlar Komitesi’nde 12 yılı aşkın süredir bekleyen tek dosyanın, Rêber Apo'ya ilişkin 'umut hakkı' dosyası olduğuna dikkat çeken Raziye Öztürk, şöyle devam etti: ''Bakanlar Komitesi’nin izlemeye aldığı birçok dosyada ya ihlalin giderildiği ya da daha etkili kararlar alınarak sonuç alınmasının beklendiği görülmektedir. Sayın Öcalan’a ilişkin AİHM kararı Türkiye’de uygulanmayan ilk karar olma özelliği taşımakla birlikte, Bakanlar Komitesi denetimi altında bu denli uzun süre bekletilen ve bu ölçüde pasif kalınan dosya olması bakımından da ilk olma niteliğindedir. Şüphesiz bu durum hukukla açıklanamaz. Konsey'in siyasi yaklaşımı bunda belirleyici olmuştur.”
AKPM haftasında Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) Sırbistan raporunun kamuoyuna açıklandığını, ancak CPT’nin Türkiye’ye ilişkin 2025 raporunun henüz yayımlanmadığını hatırlatan Öztürk, gecikmenin nedenini de siyasi değerlendirmelere bağladı.
Yaptırımlar mümkün olabilir
İhlalin giderilmemesi halinde oy hakkı ve temsil hakkının askıya alınmasından Konsey’den atılmaya varan yaptırımların mümkün olabileceğini belirten Öztürk, “Bu bir cezalandırma değil, hukukun ve insan haklarının geliştirilmesi konusunda iş birliği niteliğinde olacaktır” şeklinde konuştu.