3 bin kadın ve çocuk kayıp

2 Ağustos 2020 Pazar - 23:22

  • Tarih boyuncu 74 kez katliama uğrayan Êzîdîler, Şengal’de kaçırılan 3 bin kadın ve çocuğu arıyor.

 

Çoğunluğu Şengal bölgesinde yaşayan Êzîdîler, ilki 906’da sonuncusu ise 3 Ağustos 2014’te olmak üzere 74 katliam yaşadı. Yerlerinden edinilen, göçe zorlanan, katledilen Êzîdîler, inanışlarından dolayı sayısız kez trajedi yaşadı. 3 Ağustos’un hesabının hala sorulmadığını söyleyen Êzidî vekil Feleknas Uca, “Tüm devletlerin parmağı var bu katliamda. 3 Ağustos hala  büyük bir yaradır" dedi.

Êzîdîlerin 906’da Musul Valisi Hamadani’nin İslamiyet’i kabul etmeyen bin Êzîdî ailesini katletmesiyle başlayan fermanlar tarihi, 1940’ta Mardin’in Hezex ilçesine bağlı bulunan Kiwexe köyüne baskın yapan askerlerin 29 Êzîdî’yi bir mağaraya kapatıp diri diri yakmasına kadar devam etti. Êzîdîler, tarihe not düşülmemiş sayısız katliama da maruz kaldı. Êzîdî halkı, yakın tarihte biri 2007’de, diğeri ise 2014’de iki katliam yaşayarak, toplam 74 defa soykırıma uğradı. 

Êzîdîler son katliamdan önce Ağustos 2007’’de Şengal’de bulunan Siba Şêx Xidir ile Tilezer’de bir kez daha katliamla karşı karşıya kaldı. Burada resmi rakamlara göre, 500’e yakın Êzîdî katledildi.

DAİŞ’in soykırım saldırısı

 Daha çok Osmanlı Devleti’nin İslamiyet’i bahane ederek katlettiği Êzîdîler, bu sefer de DAİŞ tarafından katledildi. Gücünün zirvesinde olduğu 2014 sonu ve 2015 başlarında Suriye ve Irak’ta 100 bin kilometrekareyi aşkın bir bölgeyi işgali altında tutan DAİŞ, bu bölgelerde yaklaşık 8 milyonluk bir nüfusa hükmetti.

Türkiye ve Suriye sınırında Irak’ın ise kuzeyinde yer alan Musul kentinin işgali, Şengal’de yaşanacak trajedinin başlangıcıydı. Hiçbir direnişin yaşanmadığı Musul, DAİŞ tarafından işgal edildi. Irak ordusu kaçarken bıraktığı mühimmatlar ise DAİŞ’i daha da güçlendirdi. Haziran 2014’te Musul’u ele geçiren DAİŞ, Musul’un ardından Êzîdîlerin yaşadığı Musul’un batısında kalan ve fiilen Federe Kürdistan Yönetimi’nin himayesinde bulunan Şengal’e yöneldi.  

KDP Şengal’i yalnız bıraktı

 DAİŞ, Şengal’in dört tarafındaki köylere saldırarak, katliama başladı. DAİŞ büyük bir güçle 2 Ağustos 2014’te Şengal’e saldırınca orayı ilk terk eden KDP güçleri oldu. 600 araçla Şengal’den kaçan bu güçleri görüntüleyen gazetecinin, “Nereye gidiyorsunuz? Neden Şengal’i savunmuyorsunuz?” sorusuna, “Zaxo’ya gidiyoruz, cevap vermek istemiyoruz” yanıtı, geride kalan Êzîdîlerin kaderini belirlemişti. Êzîdîler bu saldırı sonrasında bir kez daha soykırımla yüz yüze kaldı.

3 bini hala kayıp

 DAİŞ saldırılarında 2 bin 213 Êzîdî katledildi. 390 binden fazla Êzîdî yerinden edildi. 7 bin Êzîdî DAİŞ tarafından kaçırıldı. 4 bini kurtarılırken, kadınlar köle pazarlarında satıldı. 3 bin kadın ve çocuğun akıbeti hala bilinmiyor. Belirli aralıklarla açılan 12 toplu mezarda, Êzîdîlerin cenazelerine ulaşıldı. 68 dini mekân yağmalandı. 150 bini açılan koridorda mahsur kaldı. Êzîdî köylerinde ve Şengal dağlarında korkunç bir trajedi yaşandı.

Êzîdîlerin savunması

 Êzîdîleri korumak için Şengal’e 12 HPG’li gönderildi. Êzîdîleri tarih sahnesinden silmeyi amaçlayan bu katliam sonrası 400 kişilik Êzîdî grup silahlandı. Êzîdîler 2014’te Şengal Direniş Birlikleri’ni (YBŞ) kurdu. KDP’nin Şengal’i terk etmesiyle bölgeye giden Rojava’nın askeri gücü Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) de devreye girmesiyle büyük bir katliamın önüne geçildi. Şengal dağlarında mahsur kalan, açlık ve susuzluktan ölmek üzere olan insanlara gıda ulaştırıldı. Êzîdîlerin bir kısmı tahliye edildi.

 Şengal’de yaşananlar, Êzîdîler için 74. katliam olarak tarihe not düşüldü. Kendi anayurtlarında pek çok katliama uğrayan Ortadoğu’nun bu kadim halkının yaşadığı 74. katliam, daha önceki katliamların bir devamı olarak nitelendirip, “74. Ferman” diye adlandırdı.

Şengal kurtarıldı

 YBŞ, YPJ-Şengal, HPG, YJA STAR tarafından 13 Kasım 2015’te Şengal özgürleştirildi. Şengal’e, katliamın yaşandığı tarihten bu yana 8 bin Êzîdî aile geri döndü.

BM’nin raporu

 Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi tarafından 15 Haziran 2016’da yayımlanan raporda, DAİŞ’in Êzîdîlere yönelik soykırım işlediği belirtildi. Nisan 2020’de ise ilk kez bir DAİŞ üyesi soykırım suçundan yargı önüne çıktı. Almanya Federal Başsavcılığı, Iraklı Taha El-C.’yi “yabancı bir terör örgütü üyesi olmak, insanlığa karşı suç işlemek ve soykırım” gerekçesiyle yargıladı. 

Uca: Dünya duyarsız

 Katliamın, 7. yılına girildi. Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Êzîdî olan Batman Milletvekili Feleknas Uca, tüm uluslararası devletlerin Êzîdî katliamına karşı “kör, sağır, dilsiz” yaklaştıklarını söyledi. MA’dan Arjin Dilek Öncel’e konuşan Uca, “Tüm dünyanın gözü önünde ve barbarca, Êzîdîlere katliam yapıldı. Kürdistan tarihi katliamlarla dolu. Êzîdîler korunmadı” dedi.

 DAİŞ tarafından dağıtılan el bildirilerinde Êzîdîlere karşı katliamın duyurusunun yapıldığını ifade eden Uca, “Êzîdî bayramına kısa bir süre kala DAİŞ el bildirisi dağıtıp mesaj vermişti. Biz DAİŞ’in eylem hazırlığında olduğunu herkese duyurduk. Güney’e (Federe Kürdistan) söyledik, tüm dünya biliyordu. Kimse onların bu tehdidini ciddiye almadı, hatta duymadı. Katliam başlayınca herkes Şengal’den kaçtı. Êzîdîleri bir başına bıraktılar. Bazı aileler kızlarını, çocuklarını inandıkları güvendikleri kirvelerinin yanlarına bırakmak istedi. Bunlar onların güvendikleri kişilerdi. Ancak kirve dedikleri kişiler Êzîdî kadın ve çocuklarını DAİŞ’e teslim etti. Kadınlar pazarlarda satıldı. Dünyanın gözü önünde Musul’da Êzîdî kadınlar satıldı” şeklinde konuştu.

Gereği yapılmadı

 Katliamcı zihniyetlerin amacının Êzîdîleri köklerinden koparmak olduğunu kaydeden Uca, “Amaçları başta kadınlar olmak üzere toplumu köklerinden, inançlarından koparmak ve Şengal’i boşaltmaktı. Bunu kadınlar üzerinden yapmak istediler. Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler, uluslararası güçler, Avrupa ülkeleri Şengal Katliamı’nı kabul etti. Ancak hala DAİŞ ile ilgili karar verilmedi. Lahey’e başvurulması için şahit istiyorlar. Êzîdî katliamına tüm dünya şahit oldu. Video ve fotoğraflar yeterli değil mi yargılama için? DAİŞ tüm dünyanın gözü önünde katliam yaptı, ancak yargılanmadılar. Avrupa devletleri Şengal’i unuttu. Uluslararası devletler sadece birkaçı DAİŞ’in elinden kurtarılan kadınları ön plana çıkararak, ‘Bakın biz onlara sahip çıkıyoruz’ diyerek, Şengal’in diğer kayıp olan kadınlarını unutturdular” diyerek, tüm dünyanın Êzidî katliamına kör, sağır ve dilsiz yaklaştığını belirtti.

Şengal hala bombalanıyor

 Hala 3 bin Êzîdî’nin DAİŞ’in elinde olduğunu hatırlatan Feleknas Uca, “Mesela bu kadınları sınırlardan geçirdiler. Bir Türkmen aile 2 Êzîdî çocuğu Şengal’den kaçırıp Kırşehir’e getiriyor. Yurtlara teslim ediyor. Türkiye neden o aileye hesap sormadı, neden bir yargılama yapılmadı? Bugün Türkiye sayısız kez Şengal’i bombaladı. Neden uluslararası devletler ve Avrupa sessiz kaldı, neden kınamadılar? Türkiye Şengal’den ne istiyor?” diye sordu.

Yüz binlercesi kamplarda

Katliamın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen hala yüz binlerce Êzîdî’nin kamplarda yaşadığını kaydeden Uca, “Bu büyük bir ayıptır. Şengal’in yeniden inşası için yardım etmeleri gerekiyor. Şengal ve Şengal’dekiler ayakta kalmaya çalıştı. Kadın meclisleri, gençlik meclisleri kurdular; savunma meclisleri kuruldu. 2014’te YBŞ gibi askeri bir gücü olsaydı, bu katliam yaşanmayacaktı. Dünya kör, sağır, dilsiz olurken, Êzîdîler Şengal’in yeniden inşası için yaralarını sarmaya başladı” dedi.

Hepsinin parmağı var

 3 Ağustos’un hesabının hala sorulmadığını söyleyen Êzîdî vekil Feleknas Uca, şunları ekledi: “Tüm devletlerin parmağı var bu katliamda. 3 Ağustos büyük bir yara hala, özellikle Kürt kadınları için daha büyük bir yara. Êzîdî bir kadın, DAİŞ’in eline geçmemek için -biz bunu Dersim’de de biliyoruz- Şengal’de dağlardan kendini atıyor. Ortak bir acı, ortak bir yara. O nedenle 3 Ağustos günü herkes bu yarayı içinde hissederek, Êzîdîlerin sesine ses olmalı.”  ANKARA

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.