• Diasporada yaşayan Kürdistanlıların en uzun soluklu kültür ve sanat festivali olan Mîhrîcana Govendên Kurdistan’in 37’ncisi, Almanya’nın Wuppertal kentinde düzenlenecek. 23-24 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek festivale Avrupa’nın farklı ülkelerinden toplam 35 grup katılacak.

 

M. ZAHİT EKİNCİ

Kürdistan’ın renklerini, seslerini ve kültürel birikimini bir araya getiren Mîhrîcana Govendên Kurdistanê, yalnızca bir festival olmanın ötesinde, Kürt kültür ve sanatının gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol üstleniyor. Diasporada yaşayan Kürdistanlıların en uzun soluklu kültür ve sanat etkinliklerinden biri olan festival, aynı zamanda Kürdistan kültürünün hafızasını koruyan önemli organizasyonlardan biri olarak görülüyor.

Festivalin Tertip Komitesi’nde yer alan Mustafa Şahin, etkinliğin bu yıl da geçmiş yıllarda olduğu gibi iki gün sürecek yarışmalı bir formatta gerçekleştirileceğini belirtti.

35 grup sahne alacak

Festival kapsamında Almanya, İsviçre ve Fransa’dan çok sayıda grubun katılım sağlayacağını ifade eden Şahin, programın detaylarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Cumartesi günü gerçekleştirilecek programda daha çok yeni kurulan gruplar, yeni bölgelerden katılan ekipler, öğrenciler ve daha önceki yıllarda festivale katılmış ancak dereceye giremeyen ya da yeterli puanı alamayan ekipler kendi aralarında yarışacaklar. Yarışma sonunda dereceye giren ekipler arasında birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülleri verilecek.Cumartesi günü yarışmada başarılı olan ve dereceye giren ekipler, aynı zamanda pazar günü sahne alacak profesyonel ekiplerle birlikte final yarışmasına katılma hakkı kazanacak. Cumartesi günü yarışacak ekip sayısı 22. Pazar günü ise dereceye giren ilk üç grup ve diğer 13 grup final sahnesinde yer alacak. Bunun yanı sıra kostüm ödülü, araştırma ve derleme ödülü ile özel ödül de sahiplerini bulacak.”

Amaç kültürü yaşatmak

Festivalin temel amacının rekabetten çok Kürt kültürünü yaşatmak ve paylaşmak olduğuna dikkat çeken Mustafa Şahin, şunları söyledi:“Mîhrîcana Govendên Kurdistanê her ne kadar bir yarışma formatı içerisinde gerçekleştiriliyor olsa da festivalimizin temel amacı hiçbir zaman grupları, öğrencileri ya da kültürel çalışmaları birbirleriyle yarıştırmak değildir. Bunun özellikle altını çizmek istiyoruz. Festivalimizin asıl amacı, bir yıl boyunca emek veren grupların, eğitmenlerin ve öğrencilerin hazırladığı kültürel çalışmaların ürünlerini halkımızla buluşturmak, Kürt kültürünü yaşatmak ve bu birikimi birbirimizle paylaşmaktır. Aynı zamanda Avrupa’da yaşayan Kürt diasporası başta olmak üzere farklı halklarla kültürümüzü paylaşmayı hedefliyoruz.”

Bir yıllık emeğin ürünü

Festivalde tatlı bir rekabet ortamının bulunduğunu ancak esas meselenin kültürel mirası korumak olduğunu vurgulayan Şahin, şöyle devam etti: “Bizim için esas olan birinci ya da ikinci olmak değil, Kürt kültürünün korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasıdır. Bu nedenle festivale katılan tüm grup ve öğrencilerin de bu bilinçle yaklaşmasını önemli buluyoruz.

Her ekip, bir yıllık emeğinin ve çalışmasının ürününü sahneye taşıyarak hem halkımızla paylaşmakta hem de Kürt kültürünün yaşatılmasına katkı sunmaktadır. Festivalimizi de tam olarak bu anlayışla gerçekleştiriyoruz.”

Emektarlar sayesinde var

Mîhrîcan’ın ortaya çıkış sürecine de değinen Mustafa Şahin, festivalin Avrupa’ya göç eden Kürdistanlı sanatçı ve kültür emekçilerinin çabalarıyla şekillendiğini ifade etti: “Kürdistan’dan Avrupa’ya gelen insanlar kendi köylerinde, kasabalarında müzikle, dengbêjlikle, halk oyunlarıyla, tiyatroyla ya da farklı kültürel yeteneklerle ilgileniyorlardı. Kimisi güzel saz çalıyor, kimisi sesiyle öne çıkıyor, kimisi düğünlerde halayları yönetiyor, kimisi tiyatroya yatkınlığıyla dikkat çekiyordu.Bu insanlar Avrupa’nın farklı şehirlerinde kendi imkanlarıyla küçük buluşmalar, lokaller ve kültürel ortamlar oluşturarak bu sürecin temelini attılar. Hannover, Bonn ve özellikle Berlin gibi şehirlerde başlayan bu kültürel buluşmalar zamanla örgütlendi ve daha sonra Hunerkom çatısı altında daha kurumsal bir yapıya kavuştu.”

‘Tüm emekçilere minnettarız’

Şahin, kültür ve sanat alanında emek veren birçok ismin festivalin gelişmesinde önemli rol oynadığını belirterek, özellikle tiyatro ve kültür çalışmalarıyla tanınan Mamosta Amele’ye teşekkür ederek devam etti:“Koma Berxwedan üyeleri ve bu yapının içinde yer almış birçok sanatçı da bu kültürel sürecin önemli taşıyıcıları oldu. Ayrıca Seyîdxan, Hozan Şemdin, Cewad Merwanî, Xemgîn Bîrhat, Kawa ve benzeri birçok değerli isim bu çalışmalara ya yarışmacı olarak ya da jüri ve komite üyesi şeklinde katkı sundu. Organizasyonun farklı alanlarında emek veren tüm isimler de bu kültürel sürecin gelişmesinde önemli rol oynadı. Bugün Hunerkom çatısı altında ya da onunla ilişkili kültürel yapılarda yer alan birçok sanatçının geçmişinde de bu festivalin emeği bulunmaktadır. Bu sürece katkı sunan, sahnede ya da arka planda çalışan tüm emekçilere, sanatçılara ve öncülere teşekkür ediyoruz.”