Adalet Bakanlığı adım atsın

- Türk cezaevlerinde tecride karşı sürdürülen açlık grevi 71. gününde. Amed’de yapılan ortak açıklamada, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların tecrit, adil ve eşit olmayan infaz uygulamaları ile diğer hak ihlallerinin sonlandırılması için bir an önce adım atması istendi.
Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsakların, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması talebiyle 27 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemi, 71. gününde devam ediyor. Aynı amaçla Mexmûr Şehit Aileleri Derneği’nde 50, Yunanistan’ın Lavrio Kampı’nda ise 33 gündür açlık grevi yapılıyor.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilciliği, Amed Barosu, Tabip Odası (DTO) ve HAK İnisiyatifi Derneği Temsilciliği, cezaevlerinde devam eden açlık grevleri eylemlerine ilişkin İHD Amed Şube binasında basın toplantısı düzenledi. STÖ’ler adına açıklama yapan İHD Şube Başkanı Abdullah Zeytun, eylemcilerin, Türkiye’deki hapishanelerde yaşanan insan hakları ihlallerinin sonlandırılması, ağırlaşan infaz koşullarının düzeltilmesi ve İmralı Cezaevi’nde uzun zamandır sürdürülen ağır tecrit ve izolasyona son verilerek, aileler ve avukatları ile görüşmelerin sağlanması talebiyle açlık grevi eylemlerini başlattıklarını hatırlattı. Zeytun, “Otoriterleşen idari sistem ve bağımlı hale gelen yargı krizi, hapishanelerdeki tutuklu sayısında ciddi artışlara sebep olmaktadır. Nisan 2020’de Anayasa’daki eşitlik ilkesi ve Anayasa kurallarına aykırı bir şekilde çıkarılan İnfaz Yasası ile binlerce mahpus serbest bırakılmasına rağmen ve daha bir yıl dolmadan cezaevlerindeki doluluk oranı neredeyse aynı seviyeye gelmiş durumda. Bu nedenle hapishanelerde yaşanan sorunların çözümü için temel hak ve özgürlükleri referans alan, adil, eşit ve bütünlükçü bir politika geliştirilmediği sürece sorunların kalıcı bir çözüme kavuşturulması mümkün değildir” dedi.
Sorunları daha da derinleştirdi
Yeni İnfaz Kanunu’nun, cezaevi standartlarını geliştirmek bir yana, öngördüğü eşitsiz ve karmaşık infaz sistemi nedeniyle sorunları daha da derinleştirdiğini belirten Zeytun, “Cezaevlerinde işkence, tecrit ve diğer hak ihlallerinde artışlar da bunu göstermektedir. Öyle ki infaz sistemi açısından aynı kategoride olan ve aynı yasal düzenlemeye tabi olan tutuklular bile keyfi olarak farklı uygulamalarla karşılaşmaktadır. Bu keyfi ve yasaya aykırı uygulamalar nedeniyle mahpusların başlatmış olduğu açlık grevleri bir kez daha gündeme gelmiştir. Bizler bu eylemin yaşam hakkı başta olmak üzere ciddi riskleri de barındırdığını, daha önceki deneyimlerimizden biliyoruz. Bu nedenle de endişeliyiz” şeklinde konuştu.
Taleplerini yerine getirin
Zeytun, 5275 sayılı İnfaz Kanunu’na ve bu kanuna dayanak olarak çıkarılan yönetmelikteki hükümleri de aşan keyfi infaz uygulamalarının sebep olduğu tecrit ve insan hakları ihlallerinin sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Zeytun, ortak açıklamayı şöyle tamamladı: “Bu nedenle açlık grevinin daha ağır sonuçlara yol açmaması için Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumları tecrit, adil ve eşit olmayan infaz uygulamaları ile diğer hak ihlallerinin sonlandırılması için bir an önce adım atmaya, mahpusların ulusal ve uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını titizlikle yerine getirmeye, açlık grevindeki mahpusları da açlık grevi eyleminden vazgeçmeye davet ediyoruz.” AMED
Meydanlarda olacağız
HDP Mardin İl Örgütü, Kızıltepe’de yaptığı açıklama ile 70. gününü geride bırakan açlık grevi eylemlerine dikkati çekti.
İl Örgütü, HDP Kızıltepe İlçe binasının önünde açıklama yaptı. Açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Eylemciler polis ablukası altına alınırken, “Em tecrîdê bişkênin, faşîzmê hilweşînin” pankartı açıldı.
HDP Mardin İl Eşbaşkanı Salih Kuday, AKP döneminde işkencenin tavan yaptığını belirterek, kirli bir döneme tanıklık ettiklerini ifade etti. Cezaevleri üzerindeki tecridin her geçen gün ağırlaştığını ifade eden Kuday, tecride karşı açlık grevinde olan tutsakların taleplerinin kendi talepleri olduğunu vurguladı. Kuday, ”Onların sesi olacağız. Meydanlarda olacağız. Tecrit insanlık suçudur” dedi.
Açıklama sloganlar eşliğinde sona erdi.
MATUHAY-DER: Tutsaklar kararlı
İmralı tecridinin tüm cezaevlerine yayıldığını hatırlatan MATUHAY-DER Eşbaşkanı Hüsnü Taş, tutsakların ”baskılara karşı halay” olarak tanımladığı açlık grevi eylemine omuz vermeye çağırdı.
Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (MATUHAY-DER) Eşbaşkanı Hüsnü Taş, salgın bahane edilerek cezaevi içinde cezaevi yaratma politikasının son hızıyla devam ettiğini söyledi. Hak ihlallerinin yoğunca yaşandığı cezaevlerinde hasta tutsakların sorununun kangrenleştiğini belirten Taş, cezasını bitirmiş onlarca tutsağın da tahliye edilmediğini hatırlattı.
Gelinen aşamada tecridin Öcalan ile sınırlı kalmadığını, bütün cezaevlerine yayıldığını aktaran Taş, eyleme ilişkin tutsaklardan dernek olarak birçok mektup aldıklarını söyledi. Tutsakların, eylemlerini “baskılara karşı halay” diye tanımladıklarını belirten Taş, “Çok coşkulu bir eylem olduğunu söylüyorlar. Taleplerinde kararlı olduklarını, tecrit son bulana kadar eylemlerine devam ettireceklerini belirtiyorlar” dedi.
Tutsak yakınlarıyla da diyalog halinde olduklarını dile getiren Taş, ailelerin eylemin süresiz-dönüşümsüze evrilmesinden kaygılandıklarını ifade ederek, daha önceki açlık grevinde yaşananlara dikkat çekti. Taş, “Açlık grevine ilişkin yapmak istediğimiz eylemleri engelliyorlar. Derneğimiz basılarak, üyelerimiz tutuklandı. Kurum ve aileler üzerinde büyük baskı var. Tüm bunlara rağmen tutukluların haklı taleplerini sahipleneceğiz” diyerek, herkesi tutsakların baskılara karşı başlattığı halaya omuz vermeye davet etti.















