Af tartışmaları çocuk istismarcılarını koruyor
Kadın Haberleri —

"Çocuk istismarı insanlık suçudur" pankartı
- Çocuk yaşta evlendirmelerin sorumluluğun devlette olduğunu belirten Mustafa Özoral, istismara maruz kalan çocuğun kendisini koruyacak mekanizmalara erimediğine işaret etti. Özoral, ayrıca af tartışmalarıyla asıl amacın mevcut durumu düzelmek olduğunu ekledi.
Yeniden Refah Partisi ve Hüda-Par’ın 14 Mayıs seçimlerinde Meclis’e girmesi kadın ve çocukları nasıl bir geleceği beklediği sorularını beraberinde getirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin Çocuk Gebelikleri Raporu’na göre; AKP iktidarı döneminde 19 yaş altındaki gebe sayısı 2 milyonu aştı, 22 yılda 15 yaşından küçük çocukların yaptığı doğum sayısı ise 21 bin 87 oldu. Yine rapora göre; 2012-2021 yılları arasında reşit olmadığı halde “evlenebilir” kararı verilen çocuk sayısının 129 bini geçti. Raporda, 15 yaşın altında doğum yapan çocuk sayısının 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak, 147’ye çıktığı kaydedildi. Gebe 19 yaş altı sayısının son 22 yılda 2 milyon 88 bin 925’e çıktığı tespitine yer verildi.
Wan Barosu Çocuk Komisyonu Eşbaşkanı Mustafa Özoral, MA’dan Berivan Kutlu’ya çocuk yaşta evlendirme oranında yaşanan artışa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Çocuk evliliklerinde sorumluluk devlettedir’
Çocuk yaşta evlendirmelerin yasal dayanağı olmadığı gibi 18 yaşın dahi evlendirme için yeterli olmadığını, Avrupa ülkeleri bu yaşın daha üst seviyelere taşındığına dikkat çeken Özoral, “Bir erken evlilik vardır, bir de çocuk yaşta zorla evlendirilme vardır. Erken evlilikte kişinin yaşına değil, evliliğin sorumluluklarını kaldırma durumudur. Türkiye için şu an evlilik yaşının 15’e düşürülmesi mümkün görülmemektedir. Çocuk evliliklerinde sorumluluk idarededir. İdare dediğimiz şey, devlettir. Çocukları böylesi durumlardan koruyacak olanlardır. Bu hususta uluslararası sözleşmeler var, devlet ya da hükümet buradaki yükümlülükleri yerine getirebilirse, bu evlilikleri durdurabilir. Türkiye’de Çocuk Koruma Kanunu var, kanun sağlıklı uygulanıp denetim yapılırsa, bu evlilikler azaltılacaktır” şeklinde konuştu.
Değerlendirmesinin devamında çocukları “evlilik” adı altında istismara maruz bırakanlara yönelik af tartışmalarına değinen Özoral, “Kanunda, ‘Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu’ diye bir madde var. Bu maddeye göre 15-18 yaş aralığındaki bir çocukla ‘rıza’ ile cinsel ilişki yaşanırsa, karşı tarafa çok az bir ceza veriliyor. Eğer böyle bir ilişki varsa ve çocuk ‘rızam yoktu’ diyorsa, bu kişiler cezaevine giriyor” şeklinde konuştu.
Af tartışmaları çocukları korumuyor
Özoral, af tartışmalarıyla asıl amacın çocukların yararı değil mevcut durumu düzelme girişimi olduğunu belirterek şunları ekledi: “Mevcut durum maalesef, ‘artık evlenmiş yapacak bir şey yok. Biz bu durumu nasıl temize çıkartırız. Öbür türlü biz çocukla evlenen yetişkin erkeği cezalandırırsak, bu defa eş olan çocuğu mağdur ederiz’ anlayışıyla yola çıkmışlar. Böyle bir sistemle de maalesef çocuk evliliklerinin de önünü açıyor. Toplumda ‘Bir şey olmuyor’ algısı oluşturuluyor, bu da yeni evliliklerin önü açılıyor” ifadelerini kullandı.
Çocuğun istismara maruz kaldığında kendisini koruyacak mekanizmalara ulaşamamasının büyük bir sorun olduğuna işaret eden Özoral, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik her türlü cinsel yönelimin istismar olduğunu, kanuna göre çocuk, ‘Benim rızam var’ dese bile, bunun istismar suçu olduğunu hatırlattı.
İstismar ve zorla evlendirilme nasıl önlenir?
İstismar ve zorla evlendirilmeyi engellemek için iki yöntemin olduğuna işaret eden Özoral, “Bunlar kanunlarla olacaktır. Kanunlar iki şekilde olur ya toplumun gelişmesi yeni koşullar doğurur ve bu durumda eski kanun işletilemez, bu yüzden yeni kanun yapılır. Ya da var olan olumsuzlukları önlemek için Meclis kanun çıkarır ve bu kanunun caydırıcılığı olur, bu topluma dayatılır. Toplum olarak da konuya ilişkin bir bilinç oluşturulmalı ve bu tarz vakalarda çocuğu mağdur etmeden ilgili mercilere bu durumu anlatmalıdır” dedi. İSTANBUL















