Afganistan'da en tehlikeli oyun Türkiye'nin

Dünya Haberleri —

30 Ağustos 2021 Pazartesi - 16:45

.

.

  • Dr. Ahmed Sayed Ahmed, Türk devletinin Kafkasya ve Orta Asya’da hegemonyasını genişletmek istediğini belirterek “Türkiye her zaman çelişkiler üzerinde oynamak istiyor. Özbekistan’a da el atıyor. Ermenistan ve Karabağ savaşında da rol oynadı. Şimdi de Taliban’ı ve Afganistan’daki durumu kullanmak istiyor” dedi.

 

Mısır’ın Al Ahram Stratejik ve Siyasi Araştırma Merkezi’nden uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Ahmed Sayed Ahmed, Afganistan’ın Taliban güçlerinin kontrolüne geçmesinin tüm cihatçı gruplar için motive edici bir sonuç yarattığını, Taliban ile en fazla ilişki kurup onu kullanmak isteyen devletlerin başında ise Türkiye’nin geldiğini söyledi.

Afganistan’daki gelişmelerin, komşu ülkeler başta olmak üzere Suriye ve Ortadoğu ülkelerinin tümünü etkileyeceğini vurgulayan Dr. Ahmed özellikle Türk devletinin bölgedeki yayılmacı politikalarına dikkat çekti. 

“Türkiye’nin rol oynamak istemesi konusu üzerinde durulmalıdır” diyen Dr. Ahmed, Türkiye’nin, Orta Asya ve Kafkasya’da da hegemonyasını kabul ettirmek istediğini söyledi.

Türkiye’nin Afganistan oyunu

Türkiye’nin Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan ve Afganistan’da hakimiyet kurmak istediğini belirten Dr. Ahmed, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu da Türkiye ile Taliban arasında pragmatik ilişkilerin olmasını sağlayacaktır. Türkiye her zaman çelişkiler üzerinde oynamak istiyor. Türkiye’nin Taliban’la ilişki kurmak istediğini, aynı zamanda NATO üyesi olduğunu görmek lazım. Türkiye, Afganistan’da rol oynamak istediği konusunda NATO’yu ikna etmeye çalışıyor. NATO’nun desteği ile Kabil Havalimanı’nı işletmek istiyor. Bunu açıkça da söylüyor. Türkiye, Özbekistan’a da el atıyor. Ermenistan ve Karabağ savaşında da rol oynadı. Şimdi de Taliban’ı ve Afganistan’daki durumu kullanmak istiyor. İktidarını bölgede daha büyütmek istiyor. Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyindeki işgalini genişletmek için de Taliban’ı kullanmak istiyor.”

Rusya ve Çin, Taliban ile ilişki içinde

Çin ve Rusya’nın da diğer devletler gibi Taliban üzerine hesapları olduğunu belirten Dr. Ahmed, Rusya’nın Taliban’la ilişki kurmaya, kullanmaya, kendi tarafına çekmeye çalıştığını söyledi. Çin’in de aynı şeyi yapmak istediğini vurgulayan Dr. Ahmed, “Çin biraz daha ılımlı yaklaşıyor. Çin’in Afganistan’a ilişkin bir takım kaygıları var. Özellikle Elvori halkının yaşadığı Çin Chan bölgesi için kaygıları var. Çünkü o halktan birçok kişi daha önce Afganistan’daydı, sınırda gidiş gelişleri var. Binlerce Elvori Suriye’de savaşa dahil oldu, Taliban’la ilişkileri çok güçlü. Bunlar Çin’de endişe oluşturuyor. Aynı şekilde ticaret yolu için de kaygılar var. Çünkü Çin’in yol projesi var. Afganistan’daki yeni durum o projeyi de etkileyecek. Öte yandan Afganistan özellikle araçlar için kullanılan lityum bakımından da çok zengin bir ülke. Özcesi hem Rusya hem de Çin, ekonomik çıkarları için Taliban’la ilişki içinde” şeklinde konuştu.

Taliban’ı güçlendiren Pakistan oldu

Taliban ile Pakistan arasındaki ilişkileri de değerlendiren Dr. Ahmed, şunları ifade etti: “Pakistan, Taliban’la güçlü ilişkilere sahip. Zaten Taliban, Pakistan’da kuruldu. Pakistan’ın eli çok uzundur, Afganistan genelinde ve Taliban içinde görüş ve hakimiyeti var. Pakistan her zaman Taliban’ın güçlenmesinde kapı rolünü oynamıştır. Bu nedenle Pakistan, Taliban ve Amerika’yla ilişkilerinden dolayı Afganistan’da etkin rol oynayabilir.”

İran, Taliban’a silah verdi

Değerlendirmelerinde İran-Taliban ilişkilerine de yer veren Dr. Ahmed, bu ilişkilerin hangi boyutlarda olduğunun henüz bilinmediğini belirterek şunları ifade etti:  “İran son dönemlerde ABD’ye karşı kullanması için Taliban’a silah verdi, ABD’ye karşı provokasyon için kullanmak istedi. Ancak İran ile Taliban arasında kanlı bir yıl olduğu unutmamak gerek. Taliban, 1998’de İran’ın Mezar-ı Şerif konsolosluğuna saldırdı ve bütün İran diplomatlarını orada öldürdü. İran da 2001’de Taliban hükümetinin yıkılması için çabaladı. Amerika’yla ortaklık bile yaptı. İran’ın, Afganistan’daki Şiileri desteklediğini de bilmek gerek, onlardan çok sayıda kişiyi de Fatimiyun Tugayı adı altında eğitti ve Suriye’ye kaydırarak rejimin yanında savaştırdı. Afganistan’da birçok Şii, İran destekçisidir. Bu da İran’ın Afganistan’daki desteği olmasını sağlayacaktır. Taliban, Sünnidir, İran ise Şii. Dolayısıyla fikri ve ideolojik anlaşma sağlanması zordur. Ancak siyasi çıkarlar için geçici anlaşmalar olabilir.”

Cihatçılar güç ve moral buldu

Taliban’ın iktidarı ele geçirmesi ardından yaptığı ‘ılımlı’ açıklamalara da değinen Dr. Ahmed, “Taliban ne kadar kendini farklı göstermeye çalışsa da fikir ve ideolojik olarak eski Taliban’dır” vurgusunu yaptı. Taliban’ın gelişi ile birlikte “Terörün bir kez daha Afganistan’a dönme kaygısı” yaşandığını dile getiren Dr. Ahmed, bunun tüm dünyaya olumsuz etkileri olacağına işaret etti ve şu değerlendirmeyi yaptı: “Özellikle DAİŞ ve El Kaide gibi her yerde kolları olan tüm cihadist gruplar Taliban ile ilişkilerini kullanmak isteyecektir. Taliban örneği, tüm radikal gruplar için güç olacaktır. Taliban ile bölgedeki radikal terörist gruplar arasında ilişkiler var. Bu da bu örgütlerin bir kez daha kendini canlandıracağını gösteriyor.”

ANF/KAHİRE

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.