Amida’nın sesleri

Kültür/Sanat Haberleri —

8 Ocak 2021 Cuma - 23:00

  • Hepimiz sustuk, gözlerimizi açtık ve Hasuni mağaralarından yükselen bu kadim çığlığa kulak verdik. Sarya Ertaş’ın adeta zamanın ruhunu anlatan nefessiz kalmaktan, hastalıktan ve çaresizlikten bahsettiği ağıtla başladı her şey. 

BİRCAN DEĞİRMENCİ

Xezаl sibe zû ye lê ez nexweş im аx lo rebeno li minê lo 
birînek çê
Kesekê xwedаnê xêrа tunîne, cаbekî bide xezаlа
mi bi tenê melhemekî çêke ji şîr û аr şekir lo ji wаrê 
kilsê
Hew rebeno gidî
Hunê kefenê mi bibirrin çîtê dêrê qîza yê
Ax lo filankesê
Hewar e xwedê

Hepimiz sustuk, gözlerimizi açtık ve Hasuni mağaralarından yükselen bu kadim çığlığa kulak verdik. Sarya Ertaş’ın adeta zamanın ruhunu anlatan nefessiz kalmaktan, hastalıktan ve çaresizlikten bahsettiği ağıtla başladı her şey. “Dîlber Dînê” videosu İstanbul’dan İzmir’e, Konya’dan Hakkari’ye her eve girerek, müziğin evrensel dilini ve kavuşturucu gücünü bir kez daha hatırlattı. 
Evlerimize hapsolmak zorunda kaldığımız bu günlerde ma musıc müzisyenleri bizleri çürüttüğümüz minderlerden kaldırıp, evlerden çıkartarak geçmişten günümüze gelen masalsı Kürt ezgileriyle, kentin tarihi ve doğal mekanlarının güzellikleriyle buluşturuyor.  
Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası (DTSO) işbirliğiyle bir nebze olsun pandemi rutinin dışında hayatımıza dokunan sanatçılar Mikail Aslan’ın deyimiyle ‘kilamlarımızı ev hapsinden kurtarıyor”.  
Hasuni Mağaraları, Zerzevan Kalesi ve Eğil kral mezarlarına konuk eden müzisyenler bu kez de Suriçi sokaklarına götürecek bizi. 
Geçmişin Sesi Amida konserleri, kentin kimliğine, diline ve kültürüne sahip çıkan ma musıc’in çalışmalarını ve yeni projelerini konuşmak için koordinatör ve eğitmen Şêrko Kanîwar’la görüştük.
Diclekent’teki ma musıc center’in camla kaplı binasına geldiğimizde içerideki coşku, neşe ve heyecanın dışarıya taştığını görebiliyoruz. Rengarenk merkezin orta yerindeki piyanonun başında oturan 4 yaşında bir kız çocuğu çaldığı müziğin ahengine kapılırken, her bir odadan farklı bir enstrümanın sesi geliyor. Cümbüş, sêtar, sentur, tar,  sêtêl, def, perküsyon, viyola, ut sesleri.. 
Her daim elindeki erbaneyle bütünleşmiş, enstrümanı ve öğrencileriyle bir nevi aşk yaşayan Şêrko Kanîwar ile ders arasında görüşme fırsatı yakalıyoruz. 
Eğitmenlerin çoğuna 2011-2016 yılları arasında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Aram Tigran Kent Konservatuarı’ndan aşinayız. Eğitim dili Kürtçe olan konservatuarın çocuk ve yetişkin akademisinde 400 öğrenci mevcuttu. Sisteme göre yetişkin akademisinde yetişen eğitmenler burada ders veriyordu. 
Kayyumun gelmesiyle birlikte eğitmenlerin sözleşmeleri feshedilir. Şehitlik’teki bina sağlık merkezine çevrilir ve Kent Konservatuarı olarak tek dilli eğitimle (Türkçe) Kültür ve Kongre Merkezi’nde devam etmeye karar verilir. Bunun üzerine aileler de çocuklarını konservatuara göndermekten vazgeçince bir nevi kapıya kilit vurulmuş olur.  

Evlerde başladı
13 eğitmen, 35 yetişkin, 200’ü çocuk ve kursiyer olmak üzere 400 kişi açıkta kalır. Farklı il ve ilçelerden Kürtçe müzik eğitimi almak için gelen gençler de vardır aralarında. Ya evlerine dönecekler ya da bir yol bulunmalıdır. Elde yok avuçta yok. Ailelerin devreye girmesiyle müzik akademisine dönüştürmek üzere Diclekent’te bir yer kiralanır. Binanın inşaatı sürerken evlerde çalışma kararı alınır. Eski Kültür Daire Başkanı Cevahir Düzgün Sadak’ın evinde başlatılan dersler her hafta başka bir ailenin evinde devam eder. 
“400 aile zaten vardı. Bunlar hiçbir şekilde Kürtçe müzik eğitiminden vazgeçmeyeceklerini söylediler. ‘Siz nereye giderseniz biz sizinle geleceğiz’ dediler. Biz bu alana iş olarak bakmadığımızdan aslında sadece maddi açıdan işsiz kaldık. Neticede eğitimi devam ettirmek için yeni olanaklar yaratmamız gerekiyordu.”
Bolivyalı piyanist Sergio Escalera ile Güney Kürdistanlı müzisyen Brusk Zanganeh kendi masraflarını karşılayarak keman ve piyano eğitimi vermek için kente gelir.  
3 Mart 2017 de ma musıc center açılışını yapar. Lakin artık bir yerel yönetim hizmeti değil, eğitimin parayla verildiği özel müzik piyasasına adım attıkları için tedirgindirler. “Acaba insanlar gelebilecek mi? Yapabilecek miyiz?” şeklinde korkuları vardır.  Kiranın ödenmesi, eğitmen maaşı gibi masrafları olan merkezin bir şekilde döngüsü şarttır. 
Brusk ve Sergio’nun verdiği atölyelerden kısa sürede keman ve piyano eğitmeni yetişir. 
“Biz var olan öğrencilerimiz dışında yılda 300 insan başvursa öpüp başımıza koyarız demiştik. Derdimiz eğitmen yetiştirmek ve çocuk eğitimini devam ettirmekti. Bir yandan da ayakta kalabilmek için buranın maddi açıdan dönmesi lazımdı. Zaten çoğunluğu Şehitlik ve Bağlar’dan akademiye gelen öğrencilerin maddi durumu ortada. Biz ilk yıl servisleri devam ettirdik. Uzun süre servislere borçlandık, ücretleri ödeyemedik vs. Kurslardan burayı idare etmeye çalıştık.”
ma musıc’te hiç kimseyi ücret nedeniyle geri çevirmemeye kararlıdırlar. Velilere tanıdıkları üç opsiyon vardır. 
“İhraç olan aileler vardı. Paranız yoksa almayalım dedik. Üç çocuğun parasını verip kaydolan var, kendi indirimini kendi belirleyen var ve ücret ödeyemeyen var. Eğer paradan dolayı gelemeyen varsa bizim adımıza söyleyebilirsiniz. Çünkü müzik her yerde ve herkes için olmalıdır. Müzik seçilmiş bir sınıfa ait olmamalı. Ücretli bir alana geçtikten sonra böyle bir algı yaratılmadan önlemimizi aldık. Belediyenin tüm sanatsal çalışmaları halka açık ve ücretsizdi. Ben de belediyenin festival atölyesinden yetiştim. Bizler de ücretsiz aldık. Biz bir ticaret merkezi değiliz. Derdimiz burada iyi ve kaliteli müziği herkese ulaştırmaya çalışmak.”
Bir yıl dolmadan ma musıc’e başvuru sayısı bini geçer. 
“Bir veli demişti ki şu anda her şey çok kötü, insanlar yolda yürümeye korkuyorlar. Siz korkmuyor musunuz? Neyden, niye korkalım ki? Aslında Kürtçe bir şeyler yapmak çok politik noktada durmaya başladı. OHAL, yasaklar ve tutuklamalarla beraber insanlar dolmuşlarda bile Kürtçe konuşmaya çekinir hale geldiler. Bir veli ‘Neden burada herkes Kürtçe konuşuyor demişti’ ‘Biz Diyarbakır’da yaşıyoruz. Neden konuşmayalım’ diye cevaplamıştık. ma musıc’e farklı politik bakış açılarına sahip insanlar çocuklarını getirdiği için öncekine göre daha fazla insana ulaştık.”
Çocuk ve yetişkin akademisindeki eğitim dili Kürtçe ancak kurslarda çok dilli eğitim veriliyor. 
“Nihayetinde bu şehirde savaştan dolayı Rojava’dan göç etmiş insanlar var. O yüzden gelen aileye çocuğun hangi dilde eğitim almasını istediğini soruyoruz. Maalesef kurslara gelen çocukların çoğu Kürtçe bilmiyor. Ders esnasında en azından o atmosferi soluması için çocuğuyla Kürtçe konuşulmasını özellikle belirten aileler var. Burada konuşulan dilin yüzde 95’i Kürtçe olduğundan Kürtçe bilmeyip bir yıl sonra Kürtçe konuşan çocuk sayısı çok fazla. 

Eğitmen yetiştiriliyor
Akademinin Şêrko Kanîwar, Neşet Güçmen, Ramin Reb’i, Sarya Yiğit ve Şoreş Mehmoudi dışında tüm eğitmenler akademiden mezun. Üç yıl süren akademide müziğin herhangi bir alanında eğitmen yetiştiriliyor.  
Eğitim dili Kürtçe olan akademide Müzik Teorisi, Müzik Formları, Dünya Müzik Formları, Kürt Müziği Formları, Stüdyo Operatörlüğü, Derleme, Notasyon Çalışmaları gibi dersler veriliyor. Mezun olan herkes çaldığı enstrümanla birlikte bir branşta uzmanlaşıyor. 

Dengbêj eğitimi
Akademide ayrıca ilk defa dengbêjlik eğitimleri de veriliyor. 
“Normalde dêngbejler usta çırak ilişkisiyle yetişir, okulu yoktur. Şu an bir buçuk yıldır devam eden dengbêj akademimiz var. Bölgelerin gırtlak yapısına göre stranların nasıl söylendiğinin eğitimini veriyoruz.  6 aylık eğitimden sonra gençlerin sesi değişti. 6 ay önce Şakiro’yu sadece dinleyen ve söylemeye cesaret edemeyen arkadaşlar şu an Şakiro’nun stranlarını söylüyor. 
Çocuk akademisinde 6-14 yaş, yetişkin akademisinde 17-30 yaş arası öğrenciler bulunuyor. Seçmeler jüri karşısında değil 5 ila 10 gün süren atölye çalışmaları sonucunda yapılıyor.
“Müzikal algı bizim için önemli. Daha önce müzik eğitimi almış olmasına gerek yok. Buraya gelen öğrencilerin yüzde 90’ı sıfır eğitimle gelmişlerdi. 10 günlük süre zarfında o akademik eğitim düzeyini kaldırabilecek müzikal algısı ve yeteneği olan çocukları seçiyoruz.”  
Pandemi nedeniyle derslerin bir kısmı online olmasına rağmen önlemler alınarak yüz yüze eğitimler de devam ediyor. 
“Kurslarda haftada bir gün bir saat ders veriyorduk. Pandemiden dolayı kapalı ortamda çok durulmaması için yarım saate indirdik.”

Zarok Ma açılıyor
Pandemi nedeniyle durdurulan 0-5 yaş arası ebeveyn katılımlı müzik dersleri için de hazırlıklar tamamlanmak üzere. Goethe Enstitüsü’nün pandemiden etkilenmiş kültür kurumları için verdiği fona yaptıkları başvuru kabul edilince, Diclekent Villaları’nda kiraladıkları ve tadilatı devam eden mekan Mart ayında açılacak. 
“O çalışmada aileler de olmak zorunda. 6 yıl önce evlerde başlamıştı. Etrafımızda buna inanan ailelerin 8 çocuğuyla başladık. Şu anda okul düzeyinde bir yeri ma musıc’in 4. yılı olan 3 Mart’ta açıyoruz.” 

Amida Konserleri
DTSO yönetiminde bir anne velinin hem insanların eve kapandığı için aktivitelerden yoksun olduğu hem de ma musıc’teki potansiyelin  görünür kılınması için “Geçmişin Sesi-Amida Konserleri” projesini önerir.
 “Var olan konser mekanları tamamen iktidarın elinde ve siz istediğiniz konseri yapamıyorsunuz, parklar yasak, her şey yasak. Bir yandan da Diyarbakır’daki tarihi ve kültürel mekanları tanıtmak amacıyla canlı konser yapabilir misiniz? dediler. Kabul ettik.” 
10 konser için planlama yapılır. Farklı mekanlarda yapılan her bir konser için farklı repertuar belirlenir. ma musıc sanatçıları dışında bir de konuk sanatçıların olacağı konserler dizisi Hasuni mağaralarından başlatılır, Zerzevan Kalesi ve Eğil Kral Mezarlarıyla devam eder. 
“Newroz’a kadar olan konserleri de planladık. Yazın başına kadar devam edecek. Dördüncü konser Suriçinde bir mekanda yapılacak. Yeri henüz netleşmedi ama kilise, Keçi burcu veya tarihi bir Diyarbakır evi olabilir. Kış sezonu kapalı mekanda olacak. Kışın akustik enstrümanlar da kullanıldığı için dışarı mekanda çalmak zor oluyor. Newroz’dan sonra yine dışarı çıkacağız. Çünkü çok talep varmış, tüm ilçeler istiyormuş, sanırım on konser yetmeyecek. Malabadi Köprüsü, Lice’de Bırkleyn Mağaraları, Ergani’de Hilar Mağarası. Şu an Kürdi olan her şeye ürkerek bakılıyor. Biz Kürt müziğinin tüm lehçelerinden geleneksel ezgilerin yanı sıra, klasikler dediğimiz Mihemed Arif Cizrawî, Tahsîn Taha, Eyşe Şan, Meryemxan’ı da müzikleriyle yad edeceğiz. Suriçindeki konseri o çok kültürlü yapıyı da göz önünde bulundurarak Ermenice, Türkçe, Arapça çok dilli olarak yapacağız.”
Seçilen konuk sanatçılar da, repertuvar da mekana göre belirleniyor. “Eğil’e gidecekseniz Zazaki söylenir ama nerede olursak olalım Kürt müziğinin farklı örneklerini de dinletebilmek için Kürtçenin tüm lehçelerinden söylemeye çalışıyoruz.” 
Konser online olduğu için uzunluğu ya da kısalığı konserin konseptine göre değişiyor. Tüm Amida konserleri bittikten sonra dijital albüme dönüşecek. Red Ajans tarafından çekilen görüntüler Kom Müzik tarafından dijital ortamda yayınlanıyor. 
“Mikail Aslan ‘kilamlarımızı ev hapsinden kurtardınız’ demişti. O açıdan bu konserler çok değerli. Eğil’deki konsere Lawje’nin solisti Ali Tekbaş katıldı. Bundan sonraki konuklar sürpriz. Çok renkli konserler olacak. Final için çok zengin bir konsept düşünüyoruz.
Kanîwar yaptıkları çalışmaların bir iş değil aşk olduğunu söylüyor. 
“7/ 24 süren bir iş yoktur. Mem û Zîn Cumartesi Pazar birbirini sevmeyecek. Olabilir mi böyle bir şey?  Onun için belki tüm ma musıc ekibi olarak coşkulu ve enerjiliyiz. Suni gündemleri gündem yapmıyoruz. Özellikle çocuklarla beraber tutan bir aşk meselesi var burada.” 
ma musıc ekibinin sanata, kültüre ve dile olan aşkının daim olması dileğiyle..

Şêrko Kanîwar kimdir
Mardin Kızıltepe doğumlu Kanîwar, müzikle ortaokuldayken ağabeyinin kendi yerine zorla gönderdiği bağlama kursuyla tanışır.  Dicle Üniversitesi Matematik Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra üç yıl öğretmenlik yapar. 2003 yılında Dicle Fırat Kültür Merkezi’nde Kültür Sanat Festivali kapsamında yapılan def atölyesine katılır. Hêjar Berenci ve Nurullah Turgut eğitmenliğinde 30 günlük atölye çalışmasının ardından erbaneyi bir daha bırakmaz.
2006 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Çocuk Şube Müdürlüğü’nde ‘çok amaçlı personel’ olarak Kürtçe dil eğitimi, masal atölyesi, müzik atölyesi yürütücülüğü yapar. 2011 yılında açılan Aram Tigran Kent Konservatuarındaki koordinatörlük ve eğitmenlik görevini 2016 yılına kadar sürdürür. 
Konservatuar mezunu olmadığı halde atölye çalışmaları, çeşitli eğitimler ve deneyim paylaşımlarıyla kendini geliştiren Kanîwar eğitmenlik yaptığı ma musıc’te  alternatif ve demokratik öğretim modellerine ilişkin bir eğitmen nasıl olmamalı üzerine “pedagojik formasyon eğitimi” veriyor.

Konserleri izlemek için: 
https://www.youtube.com/watch?v=ohrw7G2iHR4
https://youtu.be/abYhbhebXGE
https://www.youtube.com/watch?v=FdZ7srmSCRY
https://youtu.be/abYhbhebXGE

 

 

 

    

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.