Ani antik kenti Türkleştiriliyor

Toplum/Yaşam Haberleri —

8 Eylül 2021 Çarşamba - 20:29

  • Ani Antik Kenti’nde Kürt Şeddadi Beyliği döneminde yapılan, “Anadolu’nun ilk Türk Cami’si” olarak tanıtılan Ebu'l Menûçihr Camisi’nin ibadete açılması için yaklaşık bir yıldır restorasyon çalışması yapılıyor. Kafkasya Kültürleri Araştırma Merkezi Başkanı Ali İhsan Alınak, Dünya Mirası olan Ani’nin 'Türk yurdu' yapılmak istendiğini belirterek, “Ani’nin ruhu bozuluyor” dedi.

MASİS HESKİF/KARS

 

Ani Antik Kenti’nde bulunan ve Kürt hanedanı Şeddâdîler tarafından yapılan Ebu'l Menûçihr Camii’nin ibadete açılması için restorasyon çalışması yapılıyor. Kafkasya Kültürleri Araştırma Merkezi Başkanı Ali İhsan Alınak, Dünya Mirası olan Ani’nin 'Türk yurdu' yapılmak istendiğini belirterek, “Ani’nin ruhu bozuluyor” dedi.

Tarihi geçmişi Milattan Önce 1. yüzyıla, Urartular dönemine kadar uzanan Kars’ın 45 kilometre güneybatısında bulunan Ani Antik Kenti, yerleşim ve jeopolitik konumundan dolayı tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmtı. Binbir Kilise Şehri olarak da anılan kent, Ortaçağ Dönemi’nde önemli bir ticaret yolu üzerinde yer alıyordu. Antik kentte, Kilise, Cami, Zerdüşt inancının kutsal mekânı Ateşgede gibi farklı dinlere ait çok sayıda ibadet merkezi bulunuyor. Tarihi kent 2016 yılında Dünya Mirası olarak tescil edildi.

Ani Antik Kenti’nde Kürt Şeddadi Beyliği döneminde yapılan, “Anadolu’nun ilk Türk Cami’si” olarak tanıtılan Ebu'l Menûçihr Camii, ibadete açılması için yaklaşık bir yıldır restorasyon çalışmasında. Caminin ibadete açılmasının beraberinde getirdiği tartışmaları Kafkasya Kültürleri Araştırma Merkezi Başkanı Ali İhsan Alınak ve Karslı fotoğrafçı Birkan Çelik ile konuştuk.

 

Politik saikle alınmış bir karar

Ebu'l Menûçihr Camii’nin ibadete açılıyor olmasının politik saikle alınmış bir karar olduğunu belirten Alınak, Ani’nin kısaca tarihinden de bahsetti: “Ani yaklaşık 8 bin yıllık tarihi geçmişi olan Ermeni Bagratuni Krallığı döneminde başkenti, Kafkasya Kürtlerinden olan Şeddâdîler Hükümdarlığı döneminde de başkentlik yapmış, binlerce nüfusluk bir kent. Ebu'l Menûçihr Camii de, 900’lü yıllarda bu bölgede egemen olan Kafkasya Kürtlerinden olan Şeddâdîler Hükümdarlığı tarafından, sivil bir yapı üzerine bina edilmiş Anadolu’daki ve Kafkasya’daki ilk cami. Mimari tarzında kendine has özellikleri olan, özellikle minaresiyle bu özelliği açığa çıkaran bir yapı.

 

Kürtler ve Şeddâdiler reddediliyor

Camiinin Şeddailerin hükümranlığı döneminde yapıldığı tarihi bir gerçeklik. Bugün caminin ibadete açılması ve ‘ilk Türk camisi’ olarak kamuoyunda paylaşılması kendi içerisinde Şeddâdîleri ve Kürtleri reddeden bir durum. Aslında onu hem kabul eden hem de reddeden politik bakış. Bu bakışı, Ani’yi biraz da Türkleştirmenin bir çabası olarak görüyorum. Ani alanı içerisinde Zerdüştlüğün en büyük Ateşgede’lerinden biri var. Dolayısıyla Kürtler ve Êzîdîler için kutsi bir alan. Camii Kürtlere ait bir cami ama Kürt’ün ismi geçmiyor." 

 

Türkleştirilme çabası

Ani’ye sadece Ani olarak bakmamak gerektiğini, hem konumundan hem de tarihinden dolayı Türkiye’nin Kafkasya ve Ortadoğu siyasetine bakmanın faydalı olduğunu dile getiren Alınak şu detayları paylaştı: “Kars, Türkiye Cumhuriyeti öncesi 40 yıla yakın Rus egemenliği yaşıyor. Ruslar bu bölgede yeni bir kent inşa ediyor. Rusların döneminde büyük bir imar çalışması yapılıyor ve Kars bölgenin de Oblast’ı oluyor. Oblast’tan kastım da eyalet merkezi olması. Güney Kafkasya’nın Oblast’ı oluyor, Tiflis’e kadar uzanan bir coğrafik sınırı var. Dolayısıyla karakter anlamında bugünkü Anadolu şehirlerinden hiçbirisiyle karakteristik anlamda uyuşmayan bir kent. Daha çok sivil Ermeni yapıları ve Rus mimarisinin etkisinin olduğu bir kentte bugün biraz da Türkleştirilmesiyle ilgili bir çalışma hayata geçiriliyor.

 

İlkellik ve vandalizm

Bunun içerisinde Kars’ta Harakani Türbesi etrafında geliştirilen büyük bir külliye çalışması da, Ani’deki Şeddâdîler Hükümdarlığı’na ait olan caminin ibadete açılması da var. ‘Bir Türk camiisi olarak lanse edilerek oranın da bir Türk yurdu olduğu duygusunu yaygınlaştırmakla ilgili bir proje, tavır. Yıllarca kapalı olan bir alana sadece halı döşemek, pencerelerini yapmak ile onu ibadethaneye dönüştürmek de bence ilkellik ve vandalizmdir. Bu böyle görülmelidir. Bunların hepsinin altında çok ciddi bir politik saik yatıyor."

 

Ani dünyanın ortak mirası

Ani’nin sadece Kürtlerin, Türklerin, Ermenilerin, Gürcülerin vs. değil insanlığın ortak mirası olduğunun altını çizen Alınak, bugün UNESCO Dünya Mirası olarak kabul görmesi de Ani’nin "Dünya kenti" olduğunun tescili olduğuna dikkat çekti. Dünyanın ortak mirası olan bir kentte katedral, kilise, ateşgede, manastır olmasına rağmen sadece caminin ibadete açılmasının akıl alır gibi olmadığını vurgulayan Alınak, “Özellikle cemaatin olmadığı ve güvenlikle girilen bir alanda sadece caminin ibadete açılması diğer dini mekanlara da saygısızlık. Kaldı ki caminin ibadete açılması da aslında kendi içinde zıtlık getiriyor. Yürüme mesafesinde katedral, kiliseler, manastırlar var" ifadelerini kullandı.

 

Tarihi yeniden yazma çabası

Bu durumu kendi içerisinde tarihi de kendine göre yeniden yazma gayreti olarak gördüğünü ifade eden Alınak, “Bir süre önce Okçular Vakfı Başkanı Haydar Ali Yıldız ile birlikte Kars'a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan Malazgirt Zaferi’nin 950. yılının açılış törenini ibadete açılacak Ebu'l Menûçihr Camii’nin önünde yaptı. Dolayısıyla süreç devam ediyor. UNESCO’nun bu konuda belki ikazları olabilir ama çok etkili olacağına ihtimal vermiyorum. Ben bir yıl öncesinden UNESCO’nun bu tarz çalışmalara müdahil olacağını düşünüyordum ama bugün artık UNESCO’nun çok etkili olmayacağını düşünüyorum” diye konuştu. 

 

Ani’nin ruhu bozuluyor

Alınak son olarak şunları söyledi: “Ani çok milletli bir kent. Dolayısıyla bu kentin dokuları orada yapılan arkeolojik kazılarla, restorasyon çalışmalarıyla bozuluyor ve Ani’nin ruhunu kaybetmesine sebep oluyor. Bence asıl tartışılması gereken bu. Bu anlamda duyarlı olmak gerekiyor. Ani’yi korumak gerekiyor, Ani’nin yıkılan yüzünü düzeltmek gerekiyor. Ama bu Ani’ye yeni bir misyon yüklemek de değil. Ani’yi sadece aslına uygun bir şekilde geleceğe taşımak da mümkündür."

 

 

Tamamen ideolojik bir karar

Kiliseyi cami yaptılar yetmedi

Fotoğrafçı Birkan Çelik ise Kars’ın her tarafında ibadet yapılacak camii olduğunu belirterek, “Her tarafa camii yaptıkları yetmiyor gibi şehir merkezindeki 12 Havariler Kilisesi’ni bile cami yaptılar. O kilisenin etrafında 5 tane camii var. Şehir merkezinde kocaman bir camii şu an yapıyorlar. O da yetmiyor şimdi de Ani’deki camiyi ibadete açıyorlar. Kalkıp Ani’de cami yapmak tamamen ideolojik bir karar, başka hiçbir açıklaması yok. Şimdi orasını ibadete açarlarsa turistler, fotoğrafçılar nasıl ziyaret edecek? İçini, dışını, dokusunu fotoğrafladığımız bir yer. İbadete açıldıktan sonra fotoğraf çekme şansı çok çok az olacak ve dokusunu kaybedecek. Buraya gelen insanların yarısından çoğu fotoğraf için geliyor” diyerek, "ibadete açılmasından sonra oraya kim, neden ibadet yapmaya gelsin" diye sordu.

 

Karslılar da ibadete açılmasını istemiyor

Ani’nin tarihi dokusunun bozulacağını sözlerine ekleyen Çelik, ibadete açılması kararının Kars’a ya da Ani’ye hiçbir katkısının olmayacağını belirterek, “Ne tür bir katkısı olacak diye bir soru sorduğunuzda hiçbir şey bulamıyorsunuz, aksine ciddi zararları olacak. Tarihi kent yoz hale getirilecek, fotoğraftan uzaklaştırılacak, gezmekten uzaklaştırılacak. Hem caminin hem de Ani’nin atmosferini bozacak bir karar. Tamamen ideolojik bir karar. Karslılar caminin ibadete açılmasını istemiyor. Hem ihtiyaç yok hem de Ani’ye zarar verilmesini istemiyor. Ani’nin bir havası var, o havayı tamamen bozacak. Orayı kullanılır hale getirmek Ani’ye de camiiye de ciddi zararlar verecek. Orası ibadet yeri değil, turizm alanı. Şimdi ibadete açıldığında o yapıyı ibadet alanı diye sınırlamış olacaksın, dar bir kalıba sokuluyor. Çok yazık, bizi üzen bir gelişme” dedi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.