Devlet, Gimgim'e JES dayatıyor

Jeotermal Enerji Santrali (JES) protesto
- Muş Valiliği, halkın tepkisine rağmen Gimgim'da hayata geçirilecek JES projesini onayladı, Mayıs'ta sondaja başlanıyor.
Mûş'un Gimgim (Varto) ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırları içerisinde Amerika merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi’nin planladığı Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesi için Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı çalışma onayı verdi. Şirket, Mayıs'ta bölgede ilk sondajı vurmaya hazırlanırken, 16 Kürt-Alevi köyünü olumsuz etkileyecek projeye karşı tepkiler devam ediyor.
Bölgedeki hayvancılığı ve tarımı olumsuz etkileyecek proje, yerleşim yerlerinin dışında bölgedeki inanç merkezlerini de yok ediyor. "PKK şehitliği” gerekçesiyle 2015'te bombalanan Gireboa başta olmak üzere Koribava, Nîşaneroj, Kalesipî, Şehidê Merge, Tekaye Kekebava, Ninga Dûndûle, Şehîdê Hopike ziyaretgahları projenin etkileyeceği sınırlar içerisinde kalıyor. Yine “Doğu Anadolu Fay Hattı” olarak isimlendirilen ve odak noktası Kanîreş (Karlıova), Gimgim'i da içerisine alarak kuzeybatı yönüne yönelip “Kuzey Anadolu Fay Hattı” ile birleşen fay hattını inceleyen sismologlar, fay hattında biriken enerjiye dikkat çekiyor. Uzmanların, JES'in deprem üzerindeki etkilerine dair yaptıkları değerlendirmeler ise Gimgim halkında ciddi kaygılara neden oluyor. Proje alanına 368 metre uzaklıkta bulunan çiftlikler de büyük tehlikeyle karşı karşıya. Daha önce Gimgim merkezde hayvancılık yapan, ancak mera alanlarına hastane ve sanayi sitesinin kurulmasından dolayı Xwarik köyüne taşınarak hayvancılığı süren Furkan Güneş ve Onur Güneş kardeşler, projenin etkilerine dair MA'ya konuştu.
Yaşamı yok ediyor
Aile mesleği olan hayvancılığı 15 yıldır yaptığını belirten Onur Güneş, tek geçim kaynaklarının bu olduğunu dile getirdi. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte meralardan artık faydalanamayacaklarını söyleyen Güneş, “Jeotermalin yapıldığı bölge köyümüzün merkez merası. Jeotermal sadece bizim gibi hayvancılık yapanlara değil, herkese zarar verecek. Çevreyi kirletecek, gürültü yapacak. Yıllar sonra bitkiler eskisi gibi yeşermeyecek. Ormanlarımız yok olacak. Göçler olacak, gençlerimiz buraları terk edecek. Nüfus kalmayacak, köyler boşalacak. Yerin 3 bin kat altına inip fay hatlarındaki değerli madenleri, suları dışarıya çıkarıyorlar. Bu durum fay hatlarını da ciddi şekilde tetikleyecektir. Deprem riski daha da artacak" diye konuştu.
Bölgeye faydası yok
Bölgede en büyük hayvancılık işletmesinin kendilerine ait olduğuna dikkat çeken Güneş, projenin hayata geçirilmesi durumunda işletmelerini kapatmak zorunda kalacaklarını ifade etti. Güneş, şunları söyledi: “Şirket kendisi için yatırım yapıyor, ancak bunun bölge halkı için hiçbir faydası yok. Bu bölgede JES istemiyoruz. Doğamıza, yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için de herkesi bu mücadeleye davet ediyoruz. Halkın inanç merkezleri hedef alınıyor. Bu projeden sonra camii de, cemevi de kalmayacak. İnsanların kutsal mekanlarına bir saldırı var. Jeotermal bölgemizde büyük bir göç dalgasına sebep olacak. Altın, gümüş ve bor madenlerinin de açılacağına dair bir söylenti var. Tamamı bölgeye zarar verecek. Bütün siyasi partilerden bize destek vermelerini istiyoruz. Bölge halkı doğa konusunda o kadar medeni ki ormanlarımıza bakın hiç kimse ormandan odun bile getirmiyor. Jeotermal yapılırsa kışın yakacak tezek bile bulamayacağız. Gimgim'da kaç yıl önce bir baraj yapıldı ama hiçbir faydası dokunmadı. Baraj altında kalan köyler oldu. Oradaki insanların kimi yurt dışına, kimi şehir dışına gitti."
Güneş, ilk sondajın vurulacağı Mayıs'a kadar demokratik haklarını kullanarak, sonuna kadar mücadele edeceklerinin altını çizdi.
Göçertme politikasıdır
Çocukluğundan beri hayvancılıkla uğraşan Furkan Güneş, JES projesinin ekolojik, kültürel ve ekonomik kırıma sebep olacağını vurguladı. Güneş, "Kürt-Alevi köylerinin inanç merkezleri var. Mezarlıklar, ziyaretler ve insanların kutsal gördüğü mekanlar var. Bu mekanlar yok olacak. Bu projeleri ‘ayrıştırma ve bitirme’ politikası olarak görüyorum. Göçertme politikası olduğunu düşünüyorum" dedi.
Karşı duracağız
Gimgim'daki birçok yere et dağıtımı yaptığını ifade eden Güneş, projenin ne insana ne de ekolojiye faydasının olduğunun altını çizdi. Bölgeye yararlı yatırımın hayvancılığa teşvik ve arazilerinin tarıma açılması olacağına dikkat çeken Güneş, şunları ekledi: "Gimgimlı gençler toplanmaya başladık. Gençler olarak coğrafyamıza el değdirilmesini istemiyoruz. Bölgede hayvancılık yapanlar olarak traktör ve ekipmanlarımızla orada olacak ve karşı duracağız." MÛŞ












