- Türk devletinin 2015’ten itibaren Zap, Avaşîn ve Metîna’daki saldırılarına paralel yürüyen doğa talanı 10 yıldır sürüyor. Ekolojist Hakar Subhi’ye göre son 10 yılda 5 ila 9 milyon ağaç yok edildi, kesimler Türk askerinin denetiminde. Subhi, Kasım’da Antalya’da Türkiye ev sahipliğindeki COP31 iklim zirvesini ekolojik yıkım nedeniyle boykot edeceklerini söyledi.
Türk devletinin 2015 ve özellikle de 2017 yıllarında Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zap, Avaşîn ve Metîna bölgelerinde gerçekleştirdiği kapsamlı saldırılara paralel olarak büyük bir doğa talanı da gerçekleştirildi. Özellikle bölgeye dönük 2017 yılında başlatılan kapsamlı saldırılarda Dihok, Zaxo, Amediyê, Berwarî Bala gibi daha birçok yerleşim yerinin kırsalında ekolojik kırım gerçekleştiren şirketler, bu talanı 10 yıldır sürdürüyor. Türkiye’nin saldırılarının başladığı ilk dönemde bölgede ayrıca yüzlerce orman yangını çıkartıldı. Ancak son yıllarda bölgedeki ağaçlar şirketler tarafından kesilip TIR’larla Türkiye’ye taşınıyor.
Bölgedeki doğa talanının kış ayları öncesinde artış gösterdiği öğrenildi. Doğa talanının boyutunu Mezopotamya Ajansı daha önce uydu görüntüleri ile gündeme getirmişti. Uydu görüntülerinde 10 yılda yaşanan ağaç kesimi gözler önüne serilmişti.
Mezopotamya Ajansı’ndan Dilgeş Ruvanas’ın haberine göre ağaç kesimine tepki gösteren bölge halkı, Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi hükümetlerinin bu talana karşı durmasını istedi. Artan tepkiler üzerine Dihok Valisi Alî Teter, bölgedeki ağaç kesimine dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, söz konusu görüntülerin Türkiye'den çekildiğini ileri sürdü. Ancak bölgeden elde edilen görüntüler Teter’i yalanladı.
Türk askerinin denetiminde yapılıyor
Federe Kürdistan Bölgesi’nde 13 yıldır ekoloji mücadelesi veren ekolojist Hakar Subhi, Dihok’ta ağaç kesimlerine karşı halkı bilinçlendirdiklerini belirterek, “Kent merkezinde ağaçlar ekiyor, toplumu doğa ile ilgili bilinçlendiriyoruz. Kürdistan’da şu an ağaç kesimleri söz konusu. Kesimler 2015’ten sonra arttı. Birçok köyde ağaçlar kesildi, kesiliyor. Kesimlerin yapıldığı köy ve ilçelerin çoğu Bakur Kürdistan’a yakın yerler. Bu kesimler Türkiye askerlerinin denetiminde yapılıyor. Kesilen ağaçlar meşe ağaçları ve o ağaçların bazıları anıt ağaçlar. Şu an büyük bir ekolojik yıkım söz konusu. Doğamız, ormanımız talan ediliyor. Bir ağacın bir metre uzaması için 10 yıla ihtiyaç var. Maalesef kesilen ağaçlar 100-200 yıllık ağaçlar. Kesimlerin yarattığı zararları şu an görmüyoruz ama bunun etkilerini ilerleyen yıllarda daha çok göreceğiz” dedi.
5 ile 9 milyon ağaç kesildi
Subhi, yaptıkları araştırmalara göre bölgede özellikle son 10 yılda 5 ile 9 milyon arasında ağacın kesildiğine dikkat çekerek, “Bu ağaçların çoğu son 40 yıllık süreçte boşaltılan köylere yakın yerler. Başûr Kürdistan’da 500’den fazla köy çatışmalı süreçten kaynaklı boşaltılmış durumda. O köylerin ağaçları kesiliyor. Kürdistan hükümeti ile Irak hükümeti bu kıyıma neden sessiz? Bu sessizlik niye? Neden sustuklarını bizde bilmiyoruz ve nedenini biz de soruyoruz” diye belirtti.
Hewlêr’e 30 bin ağaç hediye edilmiş
Doğa talanına karşı bölgede gelişen tepkilere işaret eden Subhi şu bilgileri paylaştı: “Birçok defa kesimlere dair tepki eylemleri oldu, insanlar tepkilerini dile getirdiler. 2023’te Türkiye’nin Irak Büyükelçiliği, üst bölgelerine giden yollarda yapılan ağaç kesimlerinden kaynaklı Kürdistan hükümetine 30 bin ağaç hediye etti. Ancak yapılan kesim ve tahribat 30 bin ağaçtan daha çok. Hem kesilen ağaçlar hem de yapılan yollar çok daha fazla. Henüz kesilmeyen ve tehlikede olan ağaçları korumak herkesin görevi. Kürdistan hükümeti bunun için girişimlerde bulunmalı ve kesimlerin önüne geçmeli.”
COP31 zirvesini boykot
Ağaç kesimlerinin son bulması ve kamuoyu baskısının oluşması için herkesin sesini çıkarması gerektiğine işaret eden Subhi, “Biz elde ettiğimiz görüntüleri uluslararası kurumlara göndermeye, doğa savunucularının yönünü buraya çevirmeye devam edeceğiz. Doğa hepimizin, hepimiz birlikte savunmalıyız. Kasım ayında Antalya’da COP31 (iklim zirvesi) var. Türkiye ev sahipliğinde bu yapılıyor. Ancak biz Türkiye’nin Kürdistan’da gerçekleştirdiği ekolojik yıkımdan kaynaklı bu zirveyi protesto ederek, katılmayacağız. Zirveye katılan herkes Kürdistan’da yapılan yıkımları gündeme getirmelidir ve kesilen ağaçların neden kesildiğini sorgulamalıdır” dedi.
Ağaç kesimi yasaklı köylerde yapılıyor
Ağaç kesiminin sürdüğü bölgelerin halen yasaklı olduğuna dikkati çeken Subhi, devamla şunları söyledi: “Ağaçların kesildiği yerlere gidemiyoruz. Herkese çağrımız var; elde edilen görüntü ve belgeleri raporlayın ve uluslararası kurumlara bu kesimi durdurmak için baskı yapın. Bakûr Kürdistan’ın sınır köylerinde yaşayan yurttaşlar kimsenin yaşamadığı, Başûr Kürdistan’ına ait boşaltılan köylerde ağaçları kesenlerin görüntü ve fotoğraflarını çekmeli ve teşhir etmeli. O köylerde kimse yaşamıyor, Başûr Kürdistan’ın sınır köylerinde yaşayan insanlar için o ağaçlar bir emanet. Umut ediyoruz ki hep birlikte bu kesime dur diyeceğiz ve kesilen her ağacın yerine yeni ağaçlar ekeceğiz.” HABER MERKEZİ