Artık Rojava’ya düşmanlığı bırak

Rojava eylem, Agirî

Rojava eylem, Agirî

  • Kuzey Kürdistan kentlerinde Rojava'ya destek eylemleri bugün de devam etti; düşmanlığa son verilmesi, kuşatmanın kaldırılması ve kapıların açılması istendi.

Mûş’ta düzenlenen yürüyüşte konuşan DBP Eşbaşkanı Keskin Bayındır, Kürtlerin statülerini sağlayana kadar mücadele edeceğini belirterek, “Bize köleliği dayatanlarını kabul etmiyoruz” dedi. 

Mûş’ta Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Keskin Bayındır’ın katılımıyla 1 Şubat Rojava ile Dayanışma Günü dolayısıyla Mûş Kent Meydanı'ndan Kobanê Meydanı'na düzenlenen yürüyüş, Türk polisinin engeliyle karşılaştı. Dakikalarca alanda bekletilen halk, "Bijî berxwedana Rojava", "Rojava rûmet e, rûmeta gelê Kurd e" sloganları attı. Yürüyüşe izin verilmemesini kınayan Eşbaşkan Keskin Bayındır, “Biz insanlık ve özgürlük için yürüyoruz. Kürt halkı o yapay sınırlarınızı, duvarlarınızı tanımadı ve özgür olana kadar da tanımayacaktır. Bizim değil, her gün TV’lerde bizim ölüm fetvamızı verenlerin önünü kapatın. Dört parçada ve tüm dünyada halkımız için yürüyoruz. Biz dünyayı ayağa kaldırdık ve bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma, kadınların, gençlerin ve Kürt dostlarının emeğidir. Kürtler tüm dünyada tek amaç uğruna bir oldu. ‘Kürtleri yok ettik, Kürtler parçalandı’ diyenler Kürtlerin tek amaçla ayağa kalkmasını izledi” dedi. 

İkiyüzlü politika izleniyor

Kirli ve ikiyüzlü bir siyaset yürütüldüğünü dile getiren Bayındır, şunları söyledi: “HTŞ’ye Kürtleri katletsinler diye destek veriyorlar ama burada ‘Kürtlerin haklarını savunuyoruz’ diyorlar. Kardeşlikleri ikiyüzlüdür. İslam adı altında katledilmemizi hak kılıyorlar. İmamları Kürt katliamları için fetva veriyor. Kürt halkı dinini ve hukuku biliyor. Hazreti Yusuf’u kuyuya atanlar da ‘biz kardeşiz’ diyordu. Kürt halkı sizin bu ikiyüzlülüğünüzü iyi biliyor ve iyi okuyor. Bu kirli politikanız ve düşmanlığınız başarıya ulaşmayacaktır. Günlerdir Kobanê’nin etrafı sarılı, çocuklar ölüyor ama TIR’ların gitmesine izin vermiyorlar. Ankara’da ise ‘biz kardeşiz, Kürtlerin düşmanları değiliz’ diyorlar. Madem öyle o zaman kapıları açın. Bırakın yardımlar oraya gitsin. Bugüne kadar Kürtler için kötü bir rol oynadılar, ölümüm üzerine alkış tuttular ama onların siyasetleri çöktü. Bundan sonra yapmamız gereken, tüm kazanımlarımızı, Rojava’da statü elde edene kadar mücadele edeceğiz. Kürt halkı özgürlük, kardeşlik ve statüsüyle yaşamak istiyor.”

Pozitif rol oynayın

Kürtlerin statülerini sağlayana kadar mücadele edeceğini ifade eden Bayındır, “Bize köleliği dayatanlarını kabul etmiyoruz. Türkiye’nin en önemli görevi Rojava’da pozitif bir rol oynamasıdır. Bugüne kadar düşmanlık yapıyordunuz ama bundan sonra pozitif rol oynayın. Biz haklarımızı alana kadar mücadele edeceğiz. Kürt halkı 25 gündür ayakta ve tüm haklarımızı elde edene kadar da ayakta olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 

AGIRÎ

Demokratik Kurumlar Platformu, Agirî merkezde kitlesel bir yürüyüş düzenledi. Tahir Elçi Caddesi’nde bir araya gelen halk, Cumhuriyet Caddesi boyunca yürüdü. Yürüyüş sırasında “Bijî berxwedana Rojava” sloganı yükseldi. Yürüyüş sonrası konuşan DEM Parti Milletvekili Sırrı Sakık, iktidarın dış politikasını eleştirerek, "Filistin’e gözyaşı akıtacaksınız ama Kürtlere gelince cihatçıları destekleyeceksiniz. O cihatçılar dünyanın başına bela oldular. Kürt halkı ve gençleri, Rojava’da ve Kobanê’de insanlık adına büyük bir bedel ödedi. 10 binin üzerinde Kürt genci, dünya şiddet ve çatışmadan arınsın diye bedenini ölüme yatırdı. Bu direniş tüm insanlık içindir. Rojava’da tüm insanlık için mücadele ediliyor" dedi. 

DEM Parti İl Eşbaşkanı Serhat Yılmaz Köroğlu ise Rojava’daki sistemin "Ortadoğu’nun karanlığına karşı bir ışık" olduğunu vurguladı. Köroğlu, "Rojava, halkların demokratik öz yönetim iradesinin somutlaştığı yerdir. Kadın öncülüğünde gelişen bu devrim, merkeziyetçi ve iktidarcı sistemlere karşı en güçlü demokratik alternatifi sunmaktadır. Ulus-devletlerin kirli ittifaklarla bu kazanımları hedef alması, aslında halkların demokrasi ve özgürlük talebine saldırıdır" şeklinde konuştu.

COLEMÊRG

Colemêrg’te Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde “Jin, jiyan, azadî! Rojava özgürlüktür” şiarıyla Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yürüyüş düzenlendi. DEM Parti Colemêrg İl Örgütü önünde başlayan yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Kitle “Bijî berxwedana Rojava” sloganı eşliğinde merkeze doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte üzerinde saç örgülü “Kêziyên me berxwedan e! Em rê nadin dagirkeran! Bîjî berxwedana Rojava” ve “Direnişin nasıl zafere götürdüğünü gördük” pankartları açılırken, “Sözümüz pratiğimiz olacaktır”, “Rojava düşerse insanlık düşer, Bijî Rojava” dövizleri taşındı. 

Saygı duruşunun ardından konuşan Wan Büyükşehir Belediyesi Neslihan Şedal, Rojava’da direnen kadınları selamlayarak, “Rojava’da nasıl ki DAİŞ zihniyeti yenildiyse masadaki egemenlerin zihniyeti de yenilecektir. Biz Kürtlere yüzyıl önce bir kader çizilmek istendi ve Kürdistan dört parçaya bölündü. Bu bölünmeyle Kürt halkının sınırlara hapsedileceği, dilini, kimliğini unutacağı sanıldı. Kürt halkı, yok olmadı. Kürt halkı, bugün milyonlar halinde diline, kimliğine, varlığına sahip çıkıyor. Bugün de bir komplo ile Kürtleri HTŞ eliyle yok etmeye çalışanlar bilsin ki; biz asla yok olmayacağız. Yaşasın Kürtlerin birliği” şeklinde konuştu. 

Yürütülen özel savaş politikalarına değinen Neslihan Şedal, “Bugün bir yanıyla özel savaş politikası yürütenler bilsin ki; Ortadoğu’da başarılı olan kadın paradigmasıdır ve Kürt halkıdır. Rojava şahsında nerede bir Kürt varsa onlara yönelik düşmanca politikalar yürütülüyor” dedi. Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasını isteyerek, QSD ve HTŞ arasında imzalanan anlaşmaya değinen Neslihan Şedal, şunları ifade etti: “Ağır bedellerle inşa edilen bir kazanım var. Kendi dilimizle yaşamamız, kültürümüzle yaşamamız için çok ağır bedeller ödendi ve imzalanan anlaşma yerine getirilmeyene kadar mücadelemize devam edeceğiz. Rojava devrim şehitlerine, soğuktan yaşamını yitiren çocuklara söz veriyoruz; Rojava özgürleşene kadar mücadelemize devam edeceğiz. Son olarak Kürt halkına bir çağrıda bulunmak istiyorum; Biz Kürt halkı olarak bir olmalıyız. Eğer bir olursak kimse bizi yenemez.”

WAN

Wan Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAY-DER) Kent Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya sivil toplum örgütleri temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Basın metnini Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu Yöneticisi Lokman Özdemir okudu. Kürt halkının Rojava’ya sahip çıkmasını isteyen Özdemir, şunları söyledi: “Günlerdir Kobanê kuşatılmış, giriş çıkışlar yasaklanmış. Elektrik, su kesilmiş. Kış koşullardan dolayı çocuklar yaşamını yitirdi. Yine bu vahşete karşı Müslümanlar, dünya ve insan hakları savunucuları ile BM sessiz kaldı. Dünyadaki hegemon güçler Ortadoğu’daki savaş ve çatışmaların bitmesini istemiyor. Çünkü savaş biterse silah satışı biter. Müslüman, Müslümana düşmanlık etmez. Biz kardeş isek neden anadilde eğitim, Kürtçe vaaz vermek yasak, neden Kürtlerin şehir, mezra ve köy isimleri yasak? Demokratik haklar herkesin en doğal hakkıdır. Kürt halkı hiçbir zaman başka ülkenin topraklarını gasp etmedi, başka halkların dilini inkâr etmedi, başka halkları katliamdan geçirmedi. Ama yaşadığımız Ortadoğu coğrafyasında Zîlan, Dêrsim, Roboskî, Kobanê ve Halep’te Kürtlere katliam yaptılar. Halen Kürt halkı katliam tehdidi altındadır. Kobanê’deki ablukanın bir an önce kaldırılması gerekiyor.”

QERS

Qers’te 1 Şubat Dünya Rojava Günü dolayısıyla Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde basın açıklaması düzenlendi. Kars Valilik Parkı’nda gerçekleştirilen açıklamada, “Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınmaz” pankartı taşındı. Açıklama boyunca sık sık “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı. Burada konuşan DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, Rojava etrafında büyüyen direniş ve dayanışmaya dikkat çekerek, “Bugün dünyada ve Kürdistan’ın dört parçasında, dünya üzerinde nerede bir Kürt yaşıyorsa sokakta, alanda. Bu arkadaşların emeği için hepsini selamlıyorum” dedi.

Platform adına yapılan açıklamada ise Rojava’da inşa edilen demokratik ve özgür yaşam modelinin halkların ortak mücadelesinin ürünü olduğu vurgulanarak, saldırılara karşı dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, Rojava’nın yalnızca bir coğrafya değil, aynı zamanda halkların vicdanı ve direnişi olduğu ifade edildi. Basın açıklaması, atılan sloganlarla sona erdi. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.