Aynı tablonun parçaları

Ekonomik kriz
- Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, enerji zamları, dış ticaret açığı, rezerv kaybı ve faiz yükünün, aslında aynı tablonun parçaları olduğunu söyledi.
CHP Milletvekili Genç, yaptığı yazılı açıklamada, elektrik ve doğal gaz zamlarının ardından dış ticaret açığındaki artışın enerji faturasıyla açıklanamayacağını kaydetti. Genç, Mart'ta enerji hariç dış ticaret açığının yüzde 151 arttığına dikkat çekerek, Merkez Bankası’nın bir ayda 120 ton altın kaybettiğini, vatandaşın ise yılın ilk iki ayında bankalara 229 milyar lira faiz ödediğini belirtti. Ekonomide yaşanan gelişmelerin artık tek tek sorunlar değil, birbirini besleyen bir yapısal bozulma haline geldiğini belirten Genç, özellikle "enerji" gerekçesi üzerinden yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Genç, "Açığın nedeni, Türkiye’nin üretim yapısının bozulmasıdır. Daha açık söyleyeyim; enerji hariç dış ticaret açığı yüzde 151 artmış. Bu şu demek: Petrolü, doğalgazı tamamen denklemden çıkarsanız bile Türkiye’nin açığı hızla büyümeye devam ediyor. Bu artık geçici bir dalgalanma değil, yapısal bir sorundur" dedi.
Merkez Bankası’nın rezervlerinde yaşanan düşüşün, sadece rakamsal bir azalış olmadığını savunan Genç, "Çünkü burada sadece döviz değil, altın da gidiyor. Bir ayda 120 ton altın azalmış. Yani her gün yaklaşık 4 ton altın eksiliyor. Bu, herhangi bir ekonomi için olağan bir durum değildir. Dövizi tutabilmek için altın satılıyor" diye kaydetti.
229 milyar lira faiz
İktidarın ekonomideki tercihlerinin doğrudan vatandaşın hayatına yansıdığını belirten Genç, şöyle devam etti: "Bugün ekonomideki en çarpıcı tabloyu vatandaşın ödediği faiz üzerinden görebilirsiniz. Sadece yılın ilk iki ayında vatandaş bankalara 229 milyar lira faiz ödedi. Her gün yaklaşık 3,8 milyar lira, her saat 158 milyon lira, her dakika 2,6 milyon lira faiz ödüyoruz. Bir tarafta zamlar var, diğer tarafta artan borç yükü var, onun üzerinde de ağır bir faiz baskısı var ama aynı dönemde gelir artışı bu hızda değil. Bu tablo, vatandaşın giderek daha fazla borçla yaşamaya zorlandığını gösteriyor. Bugün Türkiye’de yaşanan sorunları tek tek ele alarak açıklamak mümkün değil. Enerji zamları, dış ticaret açığı, rezerv kaybı ve faiz yükü aslında aynı tablonun parçalarıdır. Enerjiye zam yapıp açığı enerjiyle açıklayamazsınız. Rezervleri eritip bunu başarı gibi sunamazsınız. Vatandaşı borç ve faiz yükü altında bırakıp ekonominin iyi gittiğini söyleyemezsiniz. Sorun tek bir alanda değil, doğrudan ekonomi yönetiminin kendisindedir."
* * *
Citi'den yeni tahminler
ABD merkezli finansal hizmet şirketi Citigroup, Türkiye’de enflasyonun yıl sonu yaklaşık yüzde 29 olmasını bekliyor.
Şirketin ekonomistleri, para birimi istikrarının tek başına enflasyon beklentilerini yeniden dengelemek için yeterli olmayabileceğini belirterek, yüksek enerji fiyatları, dolarizasyon riski, azalan büyüme beklentileri ve artan rekabet endişelerinin para politikası için zorlu bir ortam yarattığını söyledi. Şirket, Türkiye Merkez Bankası’nın nisanda politika faizinde bir değişiklik yapmayacağını öngörüyor. Faiz şu an yüzde 37.
Ekonomistler şu değerlendirmeyi yaptı: “Para otoritesinin, rezervler üzerindeki sürekli baskısı ve yerli mevduat sahiplerinin davranışlarında bir değişiklik olması durumunda sıkılaştırmayı bile değerlendirebilir.”
Citigroup’un yıl sonu enflasyon tahminiyse yaklaşık yüzde 29. Resmi yıllık enflasyonun en son yüzde 30,87’ye düştüğü açıklanmıştı.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 26 Mart’ta Türkiye için 2026 enflasyon tahminini, yüzde 20,8’den yüzde 26,7’ye yükseltmişti. Bu, yüzde 5,9’luk bir artıştı.
* * *
ENAG'tan 24 puan az
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyonu aylık yüzde 1,94; yıllık ise yüzde 30,87’ye düşürdü. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise aylık yüzde 4,10; yıllık yüzde 54,62 olarak hesapladı.
Hükümetin kontrolündeki TÜİK'in verileri manipüle etme mesajisi sürüyor. Buna göre; Mart'ta aylık enflasyon yüzde 1,94; yıllık ise yüzde 30,87 oldu. Ana harcama gruplarında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu grup yüzde 8,02’yle sigorta ve finansal hizmetler oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 51,97’yle eğitim, en az artışın görüldüğü ana grupsa yüzde 4,52’yle ulaştırma.
TÜİK, Şubat'ta enflasyonu aylık yüzde 2,96; yıllık ise yüzde 31,53 olarak açıklamıştı.
Enflasyon Araştırma Grubu’na göre (ENAG) ise enflasyon Mart'ta aylık yüzde 4,10 artarken yıllık yüzde 54,62 oldu. ENAG, enflasyonu Şubat'ta yıllık 53,42 olarak açıklamıştı.
TÜİK'in 12 aylık enflasyon ortalamasına göre belirlenen kirada tavan zam oranı, Nisan'da yüzde 32,82 oldu. Konut kiralarında iki yıl boyunca yüzde 25 zam tavanı uygulanmış, Temmuz 2024’te sonlandırılmıştı.













