• Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki infazı yakılan Jiyan Ateş’in babasının cenazesine katılabilmesi için ailesine “20-30 bin lira masraf etmeniz gerekir” denildi.

Tahliyesi 5 kez ertelenerek fazladan cezaevinde tutulan Jiyan Ateş, yaşamını yitiren babasının cenazesine katılamadı. 

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Jiyan Ateş’in babası Mehmet Şah Ateş, önceki gün Amed’e geçirdiği trafik kazası sonucunda yaşamını yitirdi. “Örgüt üyeliği” iddiasıyla 12 yıl 9 ay ceza verilen ve 11 buçuk yıldır cezaevinde olan Jiyan Ateş’in ablası Pınar Ateş, Jiyan’ın Amed’e getirilmesi için başvuruda bulunduklarını ama cezaevi yönetiminin 20-30 bin TL civarı bir masraf yapmalarını istediğini söyledi.

Jiyan’ın cezasının bitmesine rağmen infazlarla tahliyesinin engellendiğini, infazlarının ise sona ermesine rağmen tahliye edilmediğini belirten Ateş, “İnfazım sona erdi tahliye edilmem gerekirken, ben babamın cenazesine gelmek için başvurmayacağım, tahliye edilmem lazım” dediğini aktardı. Jiyan’ın babası Yeniköy Mezarlığında defnedildi.

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla 12 yıl 9 ay ceza alan Jiyan Ateş, 11 buçuk yıldır cezaevinde tutuluyor. Jiyan’ın 27 Ekim 2021'de cezası bitmesine rağmen keyfi infaz yakmaları nedeniyle tahliyesi erteleniyor. İdare ve Gözlem Kurulu’na 6 Ekim 2023'te çıkarılan Jiyan’ın, “pişman olmaması” ve “bağımsız koğuşa geçmek istememesi” gerekçeleri öne sürülerek infazının yeniden ertelendiği belirtildi. İnfazı 5. kez ertelenen Jiyan’ın, infazları Ekim'de sona erdi. AMED

 

* * *

Karaoğlan’ın durumu kötüye gidiyor

İHD Ankara Şube Hapishaneler Komisyonu, Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde maruz kaldığı hak ihlallerine karşı 11 Eylül 2023'ten itibaren açlık grevinde olan Hüseyin Karaoğlan’ın sağlık durumunun kötüye gittiğini kaydetti.

İHD Ankara Şube Eş Başkanı Ömer Faruk Yazmacı, 2021'den beri tutsakların özellikle Yüksek Güvenlikli ve S Tipi Kapalı Cezaevlerinde ağır tecrit koşullarında tutulmasıyla ağır insan hakları ihlalleri yaşandığını dile getirdi. Karaoğlan’ın avukatıyla gerçekleştirdiği görüşmede “Havalandırması olan, hapishane içerisinde arkadaşlarının olduğu, insani koşulların sağlandığı herhangi bir cezaevine gitmek istediğini, bunun için başvurular yaptığını ancak reddedildiğini, bu nedenle açlık grevine başladığını; tamamen tecrit altında olduğunu” bilgilerini aktardığını belirten Yazmacı, grevin 131. gününde Karaoğlan’ın sağlık durumunun daha da kötüye gittiğini söyledi.

Tecrit yıpratıyor

Yazmacı, Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Sezgin Zengin’in de benzer sorunlar yaşadığının bilgisini verirken, tutsaklar Sezgin Zengin ve Baki Can'ın dün itibarıyla 69 gündür açlık grevinde olduğunu aktardı. Yazmacı, “Hapis cezasının özü, kişiyi hürriyetinden mahrum bırakmaktadır ancak başvurucuların aktarımları ve derneğimizin tespitleri doğrultusunda diyebiliriz ki Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanelerde uygulanan tecrit uygulamaları, mahpusları fiziksel, ruhsal ve zihinsel olarak korkunç derecede yıpratmakta, telafisi zor mağduriyetler yaratmaktadır. Tecrit uygulamasını hapis cezasının amacıyla bağdaştırmak mümkün değildir. Mahpusların maruz kaldığı tecrit uygulamalarını hukuken hapis cezası kavramıyla açıklamak mümkün değildir. Söz konusu uygulamalar Anayasanın 17/1. Maddesi güvenceye alınmış kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile bağdaştırılmaz. Mevcut uygulamalar ancak kötü muamele ve zamana yayılmış işkence kavramlarıyla açıklanabilir uygulamalardır” dedi.

 

* * *

Talepleri toplumsallaştırılmalı

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK'lı tutsakların, "Abdullah Öcalan'a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm" kampanyası kapsamında 27 Kasım'da başlattığı dönüşümlü açlık grevi, 56. gününde. Tutsak yakınları öncülüğündeki Adalet Nöbeti de Amed, Wan, Adana, Mersin, İstanbul, İzmir ve Mardin'de devam ediyor.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Avukat Nurdan Kılıç, ÖHD Ankara Şubesi ve Açlık Grevleri İzleme Genel Koordinasyonu olarak eylemde olan tutsakların durumunu takip ederek, raporlar hazırladıklarını belirterek, taleplerin son derece meşru ve karşılanabilir olduğunu vurguladı. Kılıç, “Bu sadece Sayın Öcalan şahsında değil, mahpusların giderek yerleşikleşen, sıradanlaşan ve tüm cezaevlerine yayılan hak ihlallerinin sonlandırılması anlamına geliyor. İçeride ve dışarıda hepimizi nefessiz bırakan antidemokratik uygulamaların sonlandırılması ve Türkiye’de hak ve özgürlüklerin temini anlamına geliyor. Tutsaklar, tüm toplum kesimleri tarafından sahiplenilmesini bekliyor” dedi.

Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ne dair gözlem ve izlenimlerini aktaran Kılıç, şunları söyledi: “İçeriden dışarıya bir direniş gerçekleştiriyorlar. Haliyle bu bakımdan cezaevi idarelerinin başta disiplin cezaları olmak üzere hukuksuz uygulamalarının tarafı olmaları da kaçınılmaz oluyor. 27 Kasım’da başlayan açlık grevi eyleminden evvel Sincan Kadın Hapishanesinde tüm siyasi kadın tutsaklar, üç günlük karavana almama eylemi gerçekleştirmişlerdi. Bu eylem tüm hasta tutsaklara karşı olan kayıtsızlığa da bir itirazdı.” 

Kılıç, tutsakların açlık grevi eylemlerinin gerekçesinin muhatap alınmak olduğunu vurgulayarak, “Açlık greviyle seslerini dışarıya taşırmaktan başka bir aracı olmayan mahpusların taleplerini toplumsallaştırmak adına, yine hukuki başvuruları yapmaya, siyasi, hukuk örgütleriyle, sivil toplum örgütleriyle devam eden süreçte bu açlık grevleri bahsini tartışmak ve buna ilişkin talepleri çeşitli başvurulara konu etmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 

* * *

Tahir Temel

30 yıllık iki tutsağa tahliye

30 yıllık tutsaklar Tahir Temel ve Ethem Karagöz, tahliye edildi.

Manisa’da 26 Ocak 1994'te gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve “devletin birliği ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla müebbet hapis cezası verilen tutsak Tahir Temel (55), Karakoçan T Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye oldu. Sırasıyla Mersin, Elbistan, Yozgat, Adana, Meletî, Wan, Mûş, Erzurum Oltu, Gümüşhane'deki cezaevlerinde tutulan Temel’i, Riha’nın Wêranşar (Viranşehir) ilçesinden gelen aile ve sevenleri, cezaevi önünde alkış, zılgıt ve çiçeklerle karşıladı. 

Temel, serbest kaldıktan sonra barışı ve özgürlüğü temsil eden beyaz güvercinler uçurdu. Karşılamanın ardından Temel ve beraberindekiler, Riha’nın Wêranşar ilçesine doğru yola çıktı.

 

Ethem Karagöz 

 

Açlık grevlerini sahiplenme

İzmir Kırıklar 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ethem Karagöz (50) de 30 yılın ardından tahliye edildi. Karagöz, Amed'in Bismil ilçesinde 1994'te “Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklandı. Karagöz'e, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) açılan davada müebbet hapis cezası verildi. Karagöz’ü, cezaevi önünde akrabaları, Barış Anneleri ile Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (EGE TUHAYDER) yöneticileri, zılgıtlarla karşıladı.

Cezaevi çıkışında konuşan Karagöz, 30 yıl sonra dışarıda olmanın mutluluk verici olduğunu, ancak arkasında bıraktığı binlerce arkadaşı için hüzünlü olduğunu söyledi. Karagöz, “Cezaevinde arkadaşların morali yüksektir. Herkese çokça selamları vardı. Orada da mücadele var. Dışarıda yapılan her şey için onlar da mutlu oluyor. Cezaevlerinde güzel bir yaşam, barış ve bizim ülkemizde de gün doğsun diye açlık grevindedirler. Onları yalnız bırakmamak gerekiyor” diye konuştu.