Bir koğuştan üç cenaze çıkabilir

❏
- Metris Cezaevi’nde aynı odada kalan engelli ve ağır hasta olan üç tutsağın enfeksiyon kaptığını belirten aileleri, sivil toplum örgütlerine acil adım atma çağrısı yaptı.
Metris R Tipi Kapalı Cezaevi’nde aynı odada kalan yüzde 98 engelli Serdal Yıldırım (27), boyundan aşağısı felçli Abdullah Turan’ın (23) ve iki eli olmayan Engin Aktaş’ın (32) enfeksiyon kaptıkları belirtildi. 23 Haziran günü telefon görüşmesi gerçekleştiren Serdal Yıldırım’ın ağabeyi Sedat Yıldırım, telefon görüşmesinden sonra var olan endişelerinin zirveye çıktığını belirterek, milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, baroların acil bir şekilde adım atmasını istedi. Daha birkaç gün önce Diyarbakır Cezaevi’nden bir cenaze çıktığını hatırlatan Yıldırım, “Eğer önlem alınmazsa bir koğuştan üç cenaze çıkabilir. Her birinin ayrı ayrı hastalıkları var. Kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyorlar” dedi.
Hastaneye kaldırmıyorlar
Kardeşinin kendilerini aradığında acil adım atma çağrısında bulunduğunu kaydeden Yıldırım, “Kardeşim bize ‘Ölüm ile karşı karşıyayız. Üçümüz de enfeksiyon kapmışız. Enfeksiyon kapmamıza rağmen bize serum takıp oda da tutuyorlar. Hastaneye dahi götürmüyorlar. Burada durum çok kötü. Acil adım atılması gerekiyor. Kimimiz kanser hastası, kimimiz sadece nefes alabiliyoruz. Buna rağmen insanlık dışı bir muameleyle karış karşıyayız’ sözleriyle durumlarının ne kadar kötü olduğunu aktardı. Bize enfeksiyon diyorlar, belki virüstür. Bizi üzmemek için enfeksiyon diyor olabilirler” ifadelerini kullandı.
Kıpırdayamaz biçimde yatıyor
Abdullah Turan ile telefonla görüşen baba Mehmet Zahit Turan ise oğlunun kıpırdayamaz biçimde yattığını, vücut fonksiyonlarının neredeyse tamamen iflas ettiğini kaydetti. Baba Turan da enfeksiyonların tehlikesine dikkat çekerek, yaşanacak ölümlerin sorumlusunun cezaevi yönetimi olacağını söyledi. Kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapan Turan, “Yeter artık hem onlar hem de aileler perişan oldu. Virüs tehlikesi ile karşı karşıya bırakılan üç hasta tutuklu şimdi de enfeksiyonlu bir şekilde koğuşta tutuluyor. Zaten oğlumun yaraları kötüydü. Enfeksiyon bu yaralar için tehlike oluşturuyor. Her an her şey olabilir” şeklinde konuştu. İSTANBUL
Mardin ve Urfa’da açlık grevi
Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Elif Deniz, Ronahi Sırdaş ve Melek Evren, cezaevinde artan hak ihlallerine karşı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladı. Kadınlar, cezaevine yeni atanan müdürün bahçede ve ayakta sayım dayatmasına, hücre cezalarına ve artan hak ihlallerine karşı açlık grevine başladığı ve sonuç alıncaya kadar eylemlerini sürecekleri aktarıldı. Urfa Hilvan 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde de 5 tutsak, cezaevinde artan hak ihlallerine karşı süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı.
Hasta tutsak revire götürülmüyor
Osmaniye T-2 Nolu Kapalı Cezaevi’ndeki Nusaybin Davası tutsaklarından Mehmet Faruk Engin, ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle defalarca revire götürülmek için dilekçe verdiğini, ancak talebinin kabul edilmediğini bildirdi. Cezaevi idaresinin keyfi yaklaşımı ile karşılaştıklarını aktaran Engin, kendilerine temizlik malzemelerinin de verilmediğini belirtti. Cezaevi yetkililere, konuya ilişkin bilgi veremeyeceklerini söyledi.
Kanser hastası korona oldu
Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan HDP Hozat eski İlçe Başkanı Deniz Yıldırım’ın korona testi pozitif çıktı. Deniz Yıldırım, 4 yıla yakındır Elazığ Cezaevi’nde tutuluyor. Geçtiğimiz aylarda kolon kanserine yakalanan Yıldırım, ameliyat geçirip iyileşme süreci kapsamında bağırsakları dışarıda bir vaziyette cezaevi koşullarında yaşam mücadelesi veriyor. Bu süreçte kemoterapi gören Yıldırım, tek başına hayatını idame ettirememesine rağmen bir odada yalnız başına kalıyor. Yıldırım’ın koronavirüs testi de pozitif çıktı.
Cezaevlerinde büyük zulüm var
Hakların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Meclis’te basın toplantısı düzenledi. cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti.
Gergerlioğlu, “İnsanlar cezaevlerinde büyük bir mağduriyet yaşıyor. Yargıtay’ı göreve çağırıyorum. Cezaevlerinde gözlem kurulları keyfi bir şekilde denetimli serbestliğe çıkacak kişilere izin vermiyor ve bir yıl fazla içerde tutuyor. Bu son yapılan infaz düzenlemesiyle birlikte bu kurulların keyfiliği daha da arttırıldı. İnsanlar denetimli serbestliğe çıkıp rahatlığa erişecekken yönetimsel kararlarla cezaevinde kalıyorlar” dedi.
Gergerlioğlu, hasta tutsakların sağlık durumlarına da işaret ederek, “Sabri Kaya, ağır bir hasta tutukluydu ve bırakılması için İHD çağrı yaptı ama bu insan tahliye olması gerekirken, cezaevinde yaşamını yitirdi. Cezaevinde takibi edilecek hastalıkları yok dememize rağmen bırakılmadı. Bu normal bir ölüm değil, Sabri Kaya, ihmaller sonucu öldürülmüştür. İnsanlar cezaevinde cinayete kurban gidiyor. Bu cinayetin peşini bırakmayacağız. Sabri Kaya’nın hakkını aramaya devam edeceğiz” diye konuştu.
HABER MERKEZİ
















