Bir orduya karşı 10 kişi savaştı

Dosya Haberleri —

13 Ocak 2022 Perşembe - 08:30

Girê Sor direniş şehitleri

Girê Sor direniş şehitleri

  • Girê Sor savaş tünellerindeki 10 gerilladan üçü yoldaşlarına ulaşabildi. Şehit düşen yoldaşları için gerillalar: "Onları anlatmada yetersiz kaldık, biliyoruz. Bizi acıtan da budur. Artık yükümüz daha ağır. Onları yaşatma ve anlatma görevimiz var..."

Evet, artık 9 kişiydiler ama o irade ve kararlılığın toplamı her şeye yetiyordu. Düşman da bundan çekiniyordu. Genel kapının uzağında konumlanmıştı. Düşmanın yönelimleri ve gerillanın direnişi 3 Eylül'e kadar sürdü. Türk ordusunun 2021'in 23 Nisan'ı 24 Nisan'a bağlayan gecesi işgal saldırısı başlattığı Zap, Metîna ve Avaşîn'deki direniş merkezlerinden biri de Girê Sor'du. Bu, bir savaş mevzisi olduğu kadar maneviyatla yüklü bir tapınak gibiydi. 80 gün süren Girê Sor direnişini, direnişte yer alan Mizgîn Dalaho, Armanc Sîmko ve Têkoşîn Devrim'in anlatımlarından derledik. 

Asla teslim olmayız

"Düşman genel kapıyı artık denetim altına aldı. Balkon kapısından da patlayıcılarla sonuç alamadıkları için artık el bombası atıyorlardı ama o da sonuç almıyordu. Mevzi hattına geldikleri zaman teslimiyet çağrısı yapıyorlardı. Askerlerin amacı, diyaloglarla gerillaların dikkatlerini dağıtmak ve o esnada bomba atıp patlatmaktı. Mevzi kısımlarında artık çok patlama yapıyorlardı, o yüzden fazla yaklaşılmıyordu. Üstelik füzeyle de vuruyorlardı. Mevzi kısmında hava akımı dışarı doğruydu, bu yüzden bu kısımda gaz ya da kimyasal kullandıklarında hepsi onlara geri dönüyordu. Bundan dolayı mevzilerde artık hiç gaz kullanmadılar ve bu gerillalar için avantajdı. Genel kapıdan B7 ve bomba atarlarla zirve kısmı vurulup askerlerin mevzi çalışmaları engellenmeye çalışıldı. Teslim olun çağrılarına "Biz Önder Apo’nun fedaileriyiz asla teslim olmayız. Biz halkımızın fedaileriz, teslimiyet ihanettir’’ diye yanıt verildi.

Maketten gerilla!

İnsana benzeyen bir maket yapıldı, kafasına da kefiye bağlandı. Bunu genel kapıdan dışarı çıkardıkları anda Türk askerlerince vuruluyordu. Hafif yaralanmalar da oluyordu. Sonuç olarak artık kafalarını çok dışarı çıkarmıyor ama tahmini açılarla bomba atarla düşman vuruluyordu. Aslında düşmanın genel kapıdan gelip saldırması çok isteniyordu fakat kapıya çok fazla yaklaşmıyordu. Zaten düşman uçaklarla o kapıyı vurduktan sonra kapının önü uçurum olmuştu. Eğer düşman gelmek isteseydi tam kapının önüne gelmek zorundaydı ama o cesaret de yoktu. Sadece uzaktan denetime alıyordu; son güne kadar da hep o konumda kaldı. 

Argeş

Herkesin saçı kesildi

Yoğunluktan kaynaklı hiçbiri bireysel ihtiyaçlarını karşılayamıyordu. Bu yüzden kadın gerillaların en çok zorlandığı şey uzun saçlarıydı. Saç örgüleri neredeyse şutiklerini geçiyordu. Yıkama imkanı olmadığı için o kadar kimyasalın ve gazın içinde artık saçlar taranamıyordu. Saçları kesme kararı alındı. Hepsinin saçı erkeklerin saç modelleri gibi oldu, erkekler de saçlarını sıfıra vurdu. Herkes birbirine benzedi. Aslında bu adaletsiz savaşın sonuçları hepsinin zoruna gidiyordu ama bu mesele de bir şekilde şakaya vurularak görmezden geliniyordu. Düşmanın eline geçmesin diye bazı kitaplar yakıldı. Son güne kadar da günler böyle geçti.

Artık 9 kişiydik

Argêş’in nöbetçi olduğu bir sırada "Komutanlarınız teslim oldu, gelin siz de teslim olun, biliyoruz erzağınız yok, burada yemek çok, zaten sayınız az, 5 kişi kalmışsınız. Sayınız kaç ki?" deyince "50 kişiyiz, 50’’ diye yanıt veriyor. Argêş’e "Ee sen de fazla abartmışsın, bari 20 falan deseydin’’ denildi. Hepsi Argêş’in bu abartılı cevabına güldü. Evet, artık 9 kişiydiler ama o irade ve kararlılığın toplamı her şeye yetiyordu. Düşman da bundan çekiniyordu. Düşman genel kapının uzağında konumlanmıştı. Düşmanın bu şekilde yönelimleri ve gerillanın direnişi 3 Eylül'e kadar sürdü.

Delal ve Tekoşin

Her şey göze alınmıştı

Büyük cihazdan Amed’in sesi alınıyordu ama kablo içeride açıldığı için karşı taraf ses almıyordu. Sesi duyulduğunda çok büyük moral ve güç alınıyordu. Karargah’ın Werxelê ve Girê Sor’a bakışı, değerlendirmeleri çok farklıydı. Direniş değerlendirmesi dinlenilirken 'bunları gerçekten bizim için mi söylüyorlar' deniliyordu. Herhalde içinde oldukları için yaşananlar bu kadar olağanüstü gelmiyordu. Artık ne olursa olsun buranın bırakılmayacağı söyleniyordu ama bir kişi bile olsa çıkmalı ve burada olan direnişi anlatmalı ve olanları örgütle paylaşmalıydı. Tek kaygı buydu, örgüt olanları bilmezse belki o zaman canları acırdı. Onun dışında her şey göze alınmıştı. 

Kadınlar damga vurdu

Avaşîn’de başlayan direnişin her alanında olduğu gibi Girê Sor direnişine de kadınların katılımları, emekleri ve renkleri damgasını vurdu. Öyle ki tepede bulunan erkek gerillalar da bundan çok güç alıyor ve bu direnişteki emeklerini konuşuyordu. Asıl yoldaşlık savaş gerçekliğinde açığa çıkıyor. Kadın arkadaşlarda kendini düşünme ya da geri çekilme yoktu. Korku yoktu. Kadın arkadaşların bir özelliğidir aslında, Bêrîtan ve Zîlanlardan gelen bir kültürdür. Son mermisine kadar savaşır, gerekirse bombasını kendinde patlatır ama yine de teslim olmaz. Oradaki kadın arkadaşlar da öyleydi. Bir tanesinin bile teslim olmayacağını biliyorduk. Katılımları, şakaları, destekleri, yardımları bizlerin de katılımını ve umudunu arttırıyordu.