• Êzîdîlere yönelik 74’üncü ferman ile Êzîdî halkının yok edilmek istendiğini belirten TAJÊ’den Riham Hico, “Şimdi kimse Şengal üzerinde hesap kurmasın. Burada halkın iradesi ortadadır” dedi. 

 

TAJÊ Diplomasi Sözcüsü Riham Hico, 3 Ağustos 2014’te Şengal’de yaşanan 74. fermanda birçok gücün sessiz kaldığını, bazılarının DAİŞ’le anlaştığını belirterek, Şengal’in özgürleşmesinde HPG, YJA-STAR ve YPG-YPJ’nin rolüne dikkat çekti.

Ferman’ın 12. yılında, TAJÊ (Tevgera Azadiya Jinên Êzîdî) Diplomasi Sözcüsü Riham Hico Jinnews’ten Derya Ren’e Êzîdîlerin o günden bu güne verdikleri mücadeleyi, Ortadoğu’da değişen dengelerin Êzîdî halkına etkisini ve fermanda esir düşen kadınların akıbetini anlattı.  

Katliamın önü bilerek alınmadı

Birçok gücün DAİŞ tarafında gerçekleştirilen katliama sessiz kaldığını ifade eden Riham Hico, “Komplocu güçler Êzîdîleri Şengal’den çıkarmak istediler. Şengal’i ve Êzîdî halkını yok etmek istediler. Bu esaslar üzerinden katliam yapıldı. Birçok güç DAİŞ’in katliamlarına sessiz kaldı. Çünkü Êzîdî halkını yok etmekte kendi çıkarlarını görüyorlardı. Örneğin Irak, PDK ve uluslararası güçler suçluydu. Bu güçler katliamın önünü alabilirlerdi ancak yapmadılar. Sadece DAİŞ’e sessiz kalmadılar, DAİŞ’le anlaştılar. Êzidîler üzerinde uygulanmak istenen bu katliamı HPG, YJA-STAR ve YPG-YPJ boşa çıkardı ve engel oldu. Êzîdî halkının geri dönüşüne destek oldular. Bu destek Şengal’in kurtarılmasını sağladı” dedi.

300 bin yakın Êzîdî Başûr’da 

Şengal’in özgürleşmesinin ardından geri dönüşlerin başladığını kaydeden Riham Hico, “Kürt halkı Şengal’in bir karış toprağını özgürleştirmek için canlarını verdi. Şengal, büyük bir direniş ve iradeyle kazanıldı. Göçmenler de bu inşayla birlikte dönüşlerini hızlandırdı. Şu an 300 bine yakın Êzîdî Başûr’da bulunan kamplarda kimi de Başur’a yerleşmiş durumda. On binlerce Ezîdî ise farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldı” ifadelerini kullandı.

Riham Hico

Türk devleti DAİŞ’i destekledi

Riham Hico, halkın Şengal’e dönmesinin ardından Türkiye’nin kimi girişimlerinin olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “DAİŞ’i destekleyen güçlerin başında Türk Devleti de geliyordu. Türk Devleti’nin hayali DAİŞ’in Êzîdîleri kırımdan geçirmesiydi. Bunun için destek verdi. Ancak DAİŞ başarıya ulaşamayınca Türk Devleti kendisi bu sefer devreye girdi. 2017’de Türk Devleti, Şengal’e savaş uçaklarıyla saldırdı. Bu saldırılarda birçok kişi yaşamını yitirdi, maddi kayıplar yaşandı.Êzîdîlerin öncülerini hedef aldı. Saldırılara karşı Êzidî halkı büyük bir irade gösterdi. Savunma gücünden, yönetime kadar kendisini yeniden yarattı. Irak Devleti, Êzidîlerin kendisine köle olmasını istiyor. Ortaya çıkan iradeyi kırmak içinde 9 Ekim Antlaşması’nı imzaladı. Bu anlaşmayla birlikte Irak Devleti DAİŞ’e destek verenleri aynı masaya oturttu.”

Irak devleti Şengal’i hedef aldı

Irak Devletinin Êzîdîler arasında parçalanmayı esas aldığını sözlerine ekleyen Riham Hico, “Irak bu politika ile Şengal Özerk Yönetimi’ni hedef almak istedi. Hala tehditlerini sürdürüyor. Türk devletine ait MİT farklı politikalar ile Şengal’i parçalamayı hedefledi. MİT, Êzîdî gençlerini kendisine ajan olarak kullandırtmak istedi. Topyekun bir savaş yürütüldü ve yürütülüyor. Şu ana kadar ne Irak ne Türkiye ne de PDK Êzîdî halkının iradesini tanımadı. Irak’ın bu yaklaşımdan vazgeçmesi gerekiyor” diye konuştu.

İnsanlık davasına dönüştü 

Diplomasi çalışmalarının önemine değinen Riham Hico, şunları söyledi: “Dünyaya korku salan DAİŞ, Şengal’de büyük bir kırılma yaşadı. Katliamı yaşayan tanıklara sorun, ‘Ölüm çok ucuzdu’ derler. Çünkü o süreçte ölmek bile herkesin payına düşmüyordu. Paylarına düşen kendi küllerinden yeniden doğmak ve özgürlüğe yürümek oldu. Katliamı jenosit olarak ele alıyorlar ama bunun yanında Êzîdîleri tehdit ediyorlar. Kağıt üstündeki söylemlerin bir gerçekliği yoktur. Êzîdîler kendi davasını dünyanın insanlık davasına dönüştürdü.”

Kayıp kadınlara ulaşılmalı

Êzîdî kadınların örgütlenmesine dikkat çeken Riham Hico,

“Eğer biz kadınlar olarak kendi aramızda bir örgütlenmeye gitmezsek Êzîdî halkının mücadelesini büyütemeyiz. Sadece dört parça Kürdistan’da değil, dünya genelinde Êzîdî kadınlarla iletişim halindeyiz. Êzîdî kadınlar arasında örgütlenmeyi esas alıyoruz, parçalanmayı değil” diye konuştu.

TAJÊ olarak, “Özgürlük ve adalet için sen de fermanda esir alınanların sesi ol” şiarıyla DAİŞ’in elinde hala esir tutulan kadınlara dair başlattıkları kampanyayı hatırlatan Riham Hico, “12 yıl fermanın üzerinden geçti ancak esirlerin tamamı hakkında bir bilgiye sahip değiliz. Bu kampanya ile birlikte esir düşen kadınlara ulaşmak ve özgürleştirmek istiyoruz’ dedi. 

‘Kimse Şengal üzerinden hesap kurmasın’

Riham Hico, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:“Farklı güçler Şengal’i kendi projelerine dahil etmek istiyorlar. Şimdi kimse Şengal üzerinde hesap kurmasın. Burada halkın iradesi ortadadır. Şehitlerimizin hayallerini gerçekleştireceğiz. Şengal halkı özgürlüğüne kavuşmadan mücadelemizi bırakmayacağız.” ŞENGAL