Bizlere taş kemirmek hak görüldü 

Toplum/Yaşam Haberleri —

2 Mayıs 2021 Pazar - 22:00

  • 20 yıldır pazarcılık yapan Adem İlkutlu: ''Bugün Ankara Pazarcılar Odası’na kayıtlı 10 binin üzerinde esnaf var. Bunun en az iki üç katı da kayıt dışı. Nereden baksan 40 bine yakın pazarcı esnafı var. Hepsi mağdur olacak.''

MASİS HESKİF

ANKARA

 

Koronavirüs önlemleri kapsamında getirilen yasaklara ilişkin konuşan pazarcılar, iktidarın üreticiyi ve işçiyi düşünmediğini belirterek kendilerine taş yemeyi hak görüldüğünü söyledi. Pazarcı Onur Ömer Dara halkın hem pandemi, hem ekonomik kriz, hem de siyasi kriz ile mücadele ettiğini vurguladı. 

Koronavirüs önlemleri kapsamında geçtiğimiz günlerde AKP Lideri Tayyip Erdoğan'ın, kabine toplantısı sonrasında "tam kapanma" diyerek duyurduğu yasaklar tepki toplamaya devam ediyor. Resmi verilere göre günlük vaka sayısının 50 bine kadar yükseldiği Türkiye ve Kuzey Kürdistan dünya genelinde en çok vaka sayısı bildiren ülkelerin başında gelmekte. Vaka rakamlarını 5 bin altına çekme hedefinde olan iktidar, açıkladığı “tam kapanma” genelgesi çerçevesinde 9 Nisan’dan başlayıp, 17 Mayıs’a kadar sürecek bir “tam kapanma” sürecinde istisna tutulan kuruluşlar hariç, tüm iş yerlerinin faaliyetlerine ara verileceği belirtildi.

İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan genelgeye göre, şehirler arası seyahatlerin tamamının da izne tabi olacağı, eğitim kurumlarında ise yüz yüze eğitimlere de ara verildiği belirtildi. Zincir marketlerin ve fabrikaların açık tutulacağı “tam kapanma”da pazarların kurulması ise yasaklandı. Milyonlarca insanın eve tıkıldığı süreçte, iktidarın işçi ve emekçilere herhangi bir destek paketi sunmamasına da ise tepkiler sürüyor.

Pazar açmayacağız

Pazarcı esnafı iktidarın “tam kapanma” olarak adlandırdığı koronavirüs yasaklarını değerlendirdi.

Adem İlkutlu, 20 yıldır Ankara’da pazarcılık yapan ve Iğdır’dan Ankara’ya yerleşen bir Kürt. Kardeşleriyle beraber açtıkları tezgahta 4 aileyi geçindirme telaşında. Yasakların hem kendilerini hem de müşterileri de olumsuz etkileyeceğini söyleyen İlkutlu, “Bugün bizim 5 liradan sattığımız bir ürünü marketler 18 günlük süre içerisinde iki, belki de üç katı fiyata satacaklar. Müşteri zaten genel anlamda zor durumda, daha da zorluk çekecekler. Bugün pazarda bile çileğin kilosu 20 lira. Biz 20 liraya ucuz gözüyle bakıyoruz, markette yarın öbür gün belki 30 lira olacak. Kapanma süreci market zincirlerine yarayacak. Örnek veriyorum, toptancı halinde 200 dükkân var, 200 dükkan marketlere çalışacak. Biz bu süreçte zaten pazar açamayacağız” dedi.

 

40 bine yakın pazarcı mağdur

Pazar çalışanının yüzde 90’ının yevmiyeli işçi olduğunu söyleyen İlkutlu, “Bugün Ankara Pazarcılar Odası’na kayıtlı 10 binin üzerinde esnaf var. Bunun en az iki üç katı da kayıt dışı. Nereden baksan 40 bine yakın pazarcı esnafı var. Hepsi mağdur olacak. Bir de müşterinin kışın görmediği sebze, meyve çeşitleri şimdi oluyor. Pandemiden sonra belki de birçok çeşit zamanı geçer ve bu sezon olamayacak. Bu da üreticiyi zor durumda bırakacak. En azından köylünün elinde malın zarar görmemesi göz önünde bulundurulabilirdi. Zaten hiçbir zaman işçiden, köylüden yana olmayan bir iktidarın kararı bizi şaşırtmadı. Adamlar hep zenginlere çalışıyorlar. Biz mağduruz bizden daha mağdur olan da bunları üretenler. Bizim de, üreticinin de para kazandığı mevsim bu mevsim ama bu da gitti” ifadelerini kullandı. 

Sadece küçük esnafı kapatıyorlar

Babasıyla beraber pazarcılık yapan Yücel Eryat ise Digorlu. 15 yıldır pazarcılık yaptığını söyleyen Eryat, böyle bir krizle ilk defa karşılaştığını belirtti. “Büyük marketleri açıyorlar ama pazarları kapatıyorlar” diyen Eryat, pazarda olan fiyatların marketlerde iki katına satılacağını vurguladı. Eryat, “Eğer bir yasak getireceklerse bu bütün marketleri de kapsamalıdır. Sadece küçük esnafı kapatarak virüsü bitiremezler. Zaten her şey çok pahalı. Salgın ile birlikte bu fiyatlar tavan yaptı. Büyük bir kriz var ülkede. Millet boğazından kesiyor, meyve yemeği erteliyor onun yerine iftarlık yemekler için alışverişe geliyor” şeklinde konuştu. 

‘Bizlere taş kemirmeyi hak gördüler’

Baba Ahmet Eryat ise mevcut sistemden herkesin şikayetçi olduğunu, insanların temel ihtiyaçlarından birini alırken dahi 3 kere düşündüğünü kaydetti. Daha önce AKP’ye oy vermiş insanların dahi bu durumdan şikayetçi olduğunu ifade eden Eryat, “Eskiden onların yanında hükümetin ekonomisini eleştirseydin belki seni döverlerdi ama şu an onlar daha çok konuşuyor, eleştiriyor. Ekonomi pandemiden önce de kötüydü şimdi tamamen kötüleşti. 20 gün ne yapacağız bilmiyorum, bizlere taş kemirmeyi hak gördüler” dedi.

Sistemin işleyişi için büyük marketleri açık tuttuklarını söyleyen Eryat şunları söyledi: “Virüs varsa marketlerde de var. Ve marketlerde daha çok var. Burası açık alan, burada virüsün yayılması marketlerden daha az. Burada virüs bulaşma riski marketlerden çok çok daha az ama burayı kapatıyorlar marketlere dokunmuyorlar.”

‘Denize düştük yılana sarıldık ama…’

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu Onur Ömer Dara ise alanında iş bulamadığı için pazarda çalışmak zorunda kalıp geçimini sağlayan bir genç. Dara, 2 yıla yakın kendi alanından iş arayışlarında bulunmuş ancak çaldığı kapılardan olumsuz yanıt alınca çareyi pazarda bulmuş. Pazarda iş bulduğu için de birçok insana göre şanslı olduğunu söyleyen Dara, iktidarın kapanma kararın ilişkin şunları söyledi: “Yaklaşık 15-20 gün çalışamayacağız. Üniversiteden mezun olup işsiz kalmışken pazarda çalışma fırsatı ama şimdi o alan da kapatıldı. Şöyle söyleyeyim, denize düştük yılana sarıldık ama şu an sarılacak yılan da bırakmadılar.”

 

Hükümet değil halk salgınla mücadele ediyor

Yasakların şeklini de eleştiren Dara, açık alan olan pazarların kapatılmasını çok saçma bulduğunu belirterek, “Bu bildiğimiz üzere zincir market kartellerini daha da zengin edecektir. Özellikle 3 harfliler diye nitelendirilen BİM, A101, ŞOK gibi marketler daha çok zengin olacak. Ve biz daha çok mücadele etmiş olacağız. Eve tıkadılar ama herhangi bir destek de açıklamadılar. Eve tıkadıkları çalışanlara destek verilmesini bekliyoruz ama yok. Aslında hükümet pandemi ile pek mücadele etmiyor, pandemi ile mücadele eden yine halk. Halk hem pandemi ile, hem ekonomik kriz ile hem de siyasi kriz ile mücadele ediyor. Ne yazık ki bu mücadeleler arasında gençliğimiz de çürüyüp gidiyor. Benim birçok arkadaşım yurt dışına gitti. Birçoğu da gitmeyi planlıyor. Gençler de gittiği zaman bu ülkede bir şey kalmayacak. Daha kötü günleri bekliyoruz çünkü yol bunu gösteriyor” diye belirtti.

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.