Bu oyun sandıkta BOZULUR
Dosya Haberleri —

- AKP ve MHP, Meclis’e sunduğu ve yüzde 10’luk seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesini öngören kanun teklifine tepki gösteren sol ve sosyalist parti temsilcileri, düzenlemenin MHP’yi kurtarmaya dönük olduğunu, iktidarın benzer manevralarını sıklaştıracağını belirtti.
ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL
AKP ve MHP, yaklaşık iki yıldır üzerinde çalıştığı seçim yasası değişikliğine ilişkin kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Yüzde 10’luk seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesini öngören kanun teklifi, cumhurbaşkanını seçim yasaklarından muaf tutarken, düzenleme ile bir siyasi partinin içinde bulunduğu ittifakın artık oylarından, yararlanarak milletvekili çıkarmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyum” çerçevesi adı altında yapılan düzenlemeyle Cumhurbaşkanı’na “seçim yasakları muafiyeti” getiriliyor. Buna göre Cumhurbaşkanı, seçim propagandasının başlangıç tarihinden oy verme gününe kadar seçim propagandası ile ilgili gezilerde makam ve resmi araçları kullanabilecek. Açılış törenleri yapabilecek, resmi ziyafetler verebilecek, devlet olanaklarıyla yapılan karşılama ve uğurlama törenlerine katılabilecek. Meclis’e sunulan kanun teklifi dün mecliste görüşülmeye başlandı.
6 parti değerlendirdi
Hakların Demokratik Partisi’nin (HDP) çağrısıyla bir araya gelen ve ilk toplantılarını 18 Ocak ikinci toplantılarını 26 Şubat tarihinde gerçekleştiren Emek Partisi (EMEP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Emekçi Hareket Partisi (EHP) ve Halkevleri temsilcileri, seçim barajının yüzde 7’ye düşürülmesi, ittifak düzenlemesinin ortadan kaldırılması gibi değişiklikleri kapsayan seçim kanununu değerlendirdi.
HDP: MHP’ye can simidi
Düzenlemenin MHP’yi kurtarmaya dönük olduğunu düşünen HDP Eşbaşkan Yardımcısı Garo Paylan, “Bu hamleyi Erdoğan’ın iktidarda kalma oyunu olarak değerlendiriyoruz” dedi. AKP’nin iktidarda kalmak için oyunun kurallarını değiştirdiğini dile getiren Paylan, şöyle devam etti: “AKP üç yıl önce yüzde 50+1’in kendisine yarayacağını düşünerek seçim kanunun değiştirdiyse bugün değiştirdiği seçim kanunu kendi ayağına dolandı. Getirmek istediği düzenlemeyle iktidarının ömrünü uzatmak istiyor.”
Saraydan kurallar
Saray’da yapılan hesabın sandığa uymayacağını aktaran Paylan, “Geçmişte Turgut Özal, seçim kurallarını değiştirerek iktidarını korumaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Erdoğan’ında saraydan koyduğu kuralların sandığa uymayacağını düşünüyorum ve sonuçta yine kaybeden kendisi olacaktır. İktidar içinde bir gerilim var. AKP, MHP ile olan ittifakından dolayı kaybediyor. MHP hem iktidar ortağı olarak kaybediyor, hem de AKP ile birlikte uyguladığı zulüm politikaları nedeniyle kaybediyor. Bunu gördüler ve Cumhur İttifakı’ndan her an ayrılabilecek gibi düzenleme yaptılar” dedi.
Eksik bir demokrasi vaadi
Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin HDP’yi yok saymasını eleştiren Paylan, “HDP olarak en başından beri Millet İttifakı’na ‘gelin ilkelerimiz doğrultusunda uzlaşalım’ çağrısında bulundu. Ama bu uzlaşı bir ittifak çatısı altına girmek anlamına gelmiyor. Biz HDP olarak her iki ittifakın da çatısı altında girmeyeceğiz. Zaten Cumhur İttifakı artık faşist bir ittifaktır. Millet İttifakı da eksik bir demokrasi vaat ediyor” şeklinde konuştu.
EMEP: Baraj bir şey ifade etmiyor
AKP’nin iktidarını korumak için böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu belirten sosyalist partiler ise iktidarın benzer manevralarını sıklaştıracağını belirtiyor. EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, seçim barajının yüzde 7’ye düşürülmesinin bir anlam ifade etmediğini belirtti. Akdeniz, “Mevcut yüzde 10’luk seçim barajının 12 Eylül askeri darbesinin ürünüdür. Dolayısı ile barajın düşürülmesi değil tamamen ortadan kaldırılması gerekir” dedi.
Seçim güvenliği tehlikede
Seçim barajının yüzde 7’ye indirilmek istenmesinin ana sebebinin MHP’yi kurtarmak olduğunu dile getiren Akdeniz, “Düzenlemeye bakıldığında AKP ve MHP’nin ana gövdesini oluşturduğu Cumhur İttifakı ince hesaplarla çalıştığını görüyoruz. Bu düzenleme ittifaklar içinde yer alan büyük partileri avantajlı hale getiriyor. İttifaklar içinde görece oy alma potansiyeli bakımdan daha zayıf partilerin milletvekili çıkartmamaları için hazırlanan bir düzenleme” diye konuştu.
Düzenlemeyle birlikte seçim güvenliğinin tehlikeye girdiğini dile getiren Akdeniz, sandık güvenliğinin sadece siyasi partilerin görevi olmadığını Türkiye’de oy kullanan her yurttaşın görevi olduğunu bunun bir siyasi partiye üye olmaya gerek olmadığını ifade etti.
EHP: AKP’ye güven kalmadı
AKP’nin seçimlerde kendi iktidarını korumak için seçim yasasında çeşitli değişikliklere gittiğini belirten EHP Sözcüsü Özge Akman da, “Yıllardır süren baskı politikaları, son dönemde daha fazla etkilerini hissettiğimiz ekonomik krizin altından kalkamadığı ve emekçilerin artık iktidara güvenmediği tüm bu sebeplerden kaynaklı iktidarın bir kez daha seçilemeyeceğinin ayyuka çıktığı bir dönemdeyiz. Haliyle mevcut iktidar önümüzdeki seçimlere bu anlamda kendisine muhalefet eden tüm kesimleri nasıl engelleyeceğini planlayarak girmeye hazırlanıyor” dedi.
SMF: İktidar oyunları
AKP ve MHP iktidarının bir yönetememe krizi içinde olduğunu ifade eden Sosyalist Meclisler Federasyonu Temsilcisi Mahir Gürz ise, AKP ve MHP’nin Türkiye halkları için güven vadetmediğini artık yönetememe hali içinde olduğunu ifade etti. Kamuoyu yoklamalarına dikkat çeken Gürz, “İktidar olası seçimlerde kendi iktidarını garantilemek için çeşitli oyunlara başvuruyor. Biz seçim dönemine kadar benzer hamleler yapacağını ön görüyoruz” dedi.
Seçim barajı sisteminin devrimci ve yurtsever güçlerin parlamentoda söz sahibi olmamaları için getirildiğini ancak bu barajın mevcut iktidarın ayağına dolandığını dile getiren Gürz, seçim yasasının değiştirilmek istenmesinin en büyük sebebinin MHP’yi kurtarmak olduğunu ifade etti. Gürz, değiştirilmek seçim yasası ile halkın iradesinin ipotek altına alınmak istendiğini sözlerine ekledi.
TÖP: Fiili bir seçim atmosferi var
Meclise sunulan seçim kanunda ön görülen değişiklerin kendilerini şaşırtmadığını söyleyen TÖP Sözcüler Kurulu Üyesi Perihan Koca, ise şu ifadelerde bulundu: “Uzun zamandır toplu krizler sarmalı içerisinde debeleniyoruz. Hem egemenler açısından, hem ezilenler açısından kritik bir süreci yaşıyoruz. Dolayısıyla hem egemenler, hem ezilenler, hem de sahnedeki bütün siyasi aktörler kendi hamlelerini yapıyorlar. Fiili bir seçim atmosferi içerisindeyiz. Birçok manevrayı aynı anda gözlemliyoruz. Birincisi, bu yasa tasarısıyla beraber şu bir kez daha açığa çıkmış durumda. İktidarın normal yollardan artık seçimi kazanma ihtimalleri görünmüyor ve bunun onlar da farkında. Bu yüzden de çeşitli hamleleri çok yönlü olarak devreye sokmaya çalışıyorlar. Sadece yasa tasarısıyla değil, toplumun tüm nüvelerine yönelik çeşitli saldırı politikalarıyla bunu yapmaya çalışıyorlar.”
Hilelerle ömrünü uzatıyor
Koca, son olarak şunları söyledi: “Seçimi kazanamayacağının farkında olan siyasi iktidar alicengiz oyunlarıyla, hilelerle kendi manevrasını yapmaya çalışıyor. Oy tabanındaki gerilemeyi gören iktidar hamlelerini hızlandırıyor. ‘Gidiyorlar, gittiler, düşecekler zaten, sandığı bekleyelim’ gibi bir rehavetin içerisine kapılmamak gerekiyor. Bu yasa tasarısına karşı halkı aktive edecek etkin bir mücadele hattını örgütlemek gerekiyor.”
TİP: Cumhur İttifakı kaybettiğini tescilledi
TİP Başkanı Erkan Baş da, seçim kanunun değiştirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, “Cumhur İttifakı, bu seçim kanunuyla Cumhurbaşkanlığı’nı kaybettiğini kabul etmiştir” dedi.
Öngörülen maddeler
Yasa teklifiyle öngörülen düzenlemeler ise şu şekilde sıralanıyor:
* Teklife göre daha önceki seçimlerde uygulanan yüzde 10 seçim barajı, yüzde 7’ye indirildi. Buna göre de ittifakların aldığı oy toplamı ülke barajını geçtiği takdirde, “seçim çevrelerinde milletvekili hesabı ve dağılımı, ittifak içinde yer alan her bir partinin o seçim çevresinde almış olduğu oy sayısı dikkate alınarak” yapılacak.
* Teklifte her hangi bir ittifakta yer alan partilerin kendi isim ve parti logolarıyla seçime girmelerinin önünde engel oluşturuyor. İttifak içinde elde ettiği oy sayısı esas alınarak, genel D’Hondt uygulamasıyla belirlenecek olması, oy oranları düşük siyasi partilerin seçim bölgelerinde milletvekili çıkarabilmesini imkânsız hale getiriyor.
* Teklif, il seçim kurulu başkanı, asil ve yedek üyelerini de yeniden düzenliyor. Buna göre, il seçim kurulu bir başkan, iki asıl ve iki de yedek üyeden oluşacak. İl seçim kurulu başkan ve asıl üyeleri de iki yılda bir ocak ayının son haftasında, il merkezinde görev yapan ve birinci sınıfa ayrılmış hâkimler arasından, ilk derece adli yargı adalet komisyonunca yapılan kura çekimiyle tespit edilecek. Ayrıca kura çekiminde ilk çıkan başkan, sonraki iki üye asil ve en son çıkan iki üye de yedek üye olarak belirlenecek. Bu hükümle kurulan il seçim kurulu ise iki yıl süre ile görev yapacak. Oysa mevcut düzenlemelerde, “o il ve ilçedeki en kıdemli hâkim il seçim kurulu başkanlığı görevini yürüyordu. Düzenlemede ise en kıdemli üç hâkim arasından kura çekimiyle belirlenecek il seçim kurulu başkanlarının iktidara yakın isimlerden oluşmasına muhtemel gözüyle bakılıyor.
* Siyasi partilerin sandık kurullarına üye bildirme haklarında da değişikliğe gidiliyor. Buna göre, sandık kuruluna üye bildirme hakkı olan bir parti, oluru olmadan başka bir parti üyesini sandık kurulu üyesi olarak gösteremeyecek.
* Teklifte muhtarlık seçimlerini de yeniden düzenliyor. Seçim sonucuna göre, ilk sırada yer alan bir muhtar adayı, seçilme yeterliliğine sahip olduğunu en geç bir ay içinde belgelendirmesi halinde mazbata alabilecek. Aksi durumda ise ikinciye, daha sonra üçüncüye ve nihayet seçilme ehliyetine sahip aday bulunana kadar bu işlem yapılacak.
* Kanun teklifinde daha önceki seçimlerde uygulanan bir siyasi partinin seçime katılabilmesi için TBMM’de grubu bulunması şartı da kaldırılıyor. Bunun yerine, belirtilen süreler içerisinde ilçe, il ve büyük kongrelerini üst üste iki defadan fazla ihmal etmemiş olma koşulu getiriliyor.
* Yeni düzenlemeyle seçmen kütükleri de düzenleniyor. Buna göre, Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkındaki Yasa uyarınca yapılacak seçimlerde, yerleşim yeri adresine göre oluşturulan bir yıl önceki seçmen kütüğü üzerinden güncelleme işlemleri yapılacak. Böylece adresi kapanmış olması nedeniyle adres kayıt sisteminde görünmeyen bir seçmen bile en son seçmen olduğu adrese göre, seçmen listelerine kaydedilerek, oy kullanabilecek.
* Teklif ile mevcut seçim yasalarında geçen “başbakan” ve “bakanlar” ifadeleri de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kapsamında kaldırılarak, sisteme uyumlu hale getirildi. Ayrıca teklif, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi halinde, anayasa gereği ancak resmi gazetede yayımlandıktan bir yıl sonra uygulanabilecek. AKP ve MHP bu düzenleme ile erken seçim tartışmalarına da son vermeyi amaçlıyor.
* Düzenlemeyle birlikte cumhurbaşkanına seçim yasakları muafiyeti getiriliyor. Buna göre cumhurbaşkanı, seçim propagandasının başlangıç tarihinden oy verme gününe kadar seçim propagandası ile ilgili gezilerde makam ve resmi araçları kullanabilecek. Açılış törenleri yapabilecek, resmi ziyafetler verebilecek, devlet olanaklarıyla yapılan karşılama ve uğurlama törenlerine katılabilecek. Ancak bakan, milletvekili ve siyasi parti genel başkanları bu yasaklara uymak zorunda olacak.”













