Buruk bir sevinç var içimizde

.

.

  • Artık hastaneye götürmek için cezaevi ring aracını, savcının, müdürün iznini almak zorunda değiliz. Ama içeride kalan ağır hasta tutsaklar nedeniyle içim buruk. Diğer ağır hasta tutsaklar da tedavileri için serbest bırakılmalı.

YILMAZ KAYA/AMED

Cezaevinde 5 yıl babası M. Emin Özkan’a refakatçilik yapan Ahmet Özkan, “Babamın 27 yıl sonra serbest bırakılmasına çok sevindim. Ancak cezaevlerinde yüzlerce ağır hasta tutsak var. Onlar için içimiz buruk. Bir an önce hepsi serbest bırakılmalı” dedi.

Mehmet Emin Özkan, Amed'in Lice ilçesinde 22 Ekim 1993’te Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın ölümünden ve Lice’yi yakmakla sorumlu tutularak, 1996’da Mersin’de gözaltına alındıktan sonra 2 tanığın beyanları doğrultusunda tutuklandı. Özkan, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Oysa Lice'yi yakanların askerler olduğu, Bahtiyar Aydın'ın da devlet içi hesaplaşma ile öldürüldüğü ortaya çıkmıştı, ancak buna rağmen Özkan, 27 yıl cezaevinde tutuldu.

3 aylığına tahliye edildi!

Ağır sağlık sorunlarına rağmen yıllarca tahliye edilmedi. 27 yıl cezaevinde tutulan ve 17 Temmuz’da 3 aylığına tahliye edilen Özkan'ın sağlık durumu halen ciddiyetini koruyor. Tutukluyken Amed'de 5 yıl babasının refakatçiliğini yapan ve geçen ay tahliye edilen oğlu Ahmet Özkan (40), babasının sağlık sorunlarının halen devam ettiğini söyledi.

 

Ahmet Özkan

 

Tahliyesini bildirmediler

Babasının tahliyesine ilişkin Özkan şunları aktardı: “Gözüm hep arkadaydı. Babamın durumu ne olacak diye. Ama koğuş arkadaşları ilgileniyordu. En son hasta olduğu için Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne acil olarak kaldırmışlardı ve bir haftaya yakın süredir orada kalıyordu. Orada mahkum koğuşu denilen yerdeydi. Görüşemiyorduk. Sonra tekrar cezaevine göndermişler. Bizim haberimiz yoktu. Cezaevinde olan tutuklular yakınları ile görüşlerinde bunu dile getirince haberimiz oldu. Kardeşim, babamın durumunu öğrenmek için 17 Temmuz’da savcılığa gidince, tahliye edildiğini öğrenmiş. Hasta olduğu için cezaevi aracına koyup tahliye etmişler. Biz aracı yolda yakaladık ve babamı eve getirdik."

İlk toprağa basmak istedi

Tek başına yürüyemeyen babasının kendisini dışarı çıkarmalarını, toprağa ve çimlere basmak istediğini anlatan Özkan, "Tekerlekli sandalye ile onu sitenin bahçesine götürdük. Ayakları ile çimlere bastı. Gözlerindeki o mutluluğu görebiliyorduk. Bir süre öyle kaldı, sonra ayağa kalkmak, yürümek istedi. Ancak yapamadı. Nefesi daraldı. Olduğu yerde oturdu. Baktık fenalaşıyor hastaneye götürdük, ilaç verdiler" diyerek, babasını yaşadığı hastalıklar nedeniyle haftada 3 gün kardiyoloji, göğüs hastalıkları, iç hastalıkları bölümüne götürdüklerini aktardı. Sık sık hastaneye gidip gelmede babasının sıkıntı yaşadığını ve daha da fenalaştığını kaydeden Özkan, doktorlarla görüştükten sonra gerekli görülmesi halinde hastaneye yatıracaklarını belirtti.