• Cambridge Üniversitesi’ndeki panele katılan akademisyenler, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çözüm sürecindeki rolüne dikkat çekerek, yeni barış fırsatının değerlendirilmesi ve demokratik çözüm için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

 

NEJLA ARÎ/CAMBRIDGE

İngiltere’de faaliyet yürüten Kürt Araştırmaları Merkezi (Centre for Kurdish Affairs) tarafından Cambridge Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde “Umut Hakkı: Kürt Meselesine Demokratik Çözüm” başlıklı panel düzenlendi. Akademisyenler Dr. Nisan Alıcı, Prof. Toby Green, Dr. Thomas Jeffrey Miley ve Bill Park’ın konuşmacı olarak katıldığı panelde, Kürt sorununun demokratik çözümü, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barış sürecindeki rolü ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “umut hakkı” kararı ele alındı.

Kürt meselesi demokrasi meselesidir

Panelin açılış konuşmasını yapan ve oturumu Centre for Kurdish Affairs adına yöneten siyaset bilimci Dr. Mithat İshakoğlu, Kürt meselesinin yalnızca güvenlik politikalarıyla açıklanamayacağını belirterek, “Esasen demokrasi, hukuk devleti, siyasal temsil, kültürel haklar ve eşit yurttaşlık meselesidir” dedi. İshakoğlu, 1999 yılında Kürt Halk Önderi’nin uluslararası komplo sonucunda Türkiye’ye getirilişinin ardından siyasi çözüm çağrısı yaptığını hatırlatarak, o dönemde ortaya çıkan tarihi fırsatın değerlendirilemediğini ifade etti. Bugün yeniden önemli bir barış zemininin oluştuğunu belirten İshakoğlu, “1999’da kaybedilen fırsatın bedeli on binlerce insanın yaşamı oldu. Bugün benzer bir fırsat yeniden ortaya çıkmış durumda. Bu kez aynı hatanın tekrarlanmaması gerekiyor” dedi.

Güven artırıcı adımlar atılmalı

Türkiye hükümetine çağrıda bulunan İshakoğlu, güven artırıcı adımların hızlandırılması, hukuki reformların başlatılması ve Öcalan’ın avukatları, ailesi ve ilgili siyasi aktörlerle düzenli görüşebilmesinin sağlanmasının barış sürecinin ilerleyebilmesi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Birleşik Krallık’a da çağrıda bulunan İshakoğlu, “Kuzey İrlanda barış sürecinden edinilen deneyimler oldukça önemli. İngiltere hükümeti diyaloğu ve demokratik çözümü destekleyen daha aktif bir rol üstlenmeli” ifadelerini kullandı.

Toplum sürece dahil edilmeli

Derby Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Nisan Alıcı, geçiş dönemi adaletinin Kürt sorununun çözümünde vazgeçilmez olduğunu söyledi. Hakikat komisyonları, hesap verebilirlik mekanizmaları ve toplumsal yüzleşmenin dünyanın birçok ülkesinde barış süreçlerinin temel unsurları olduğunu belirten Alıcı, Türkiye’de ise bugüne kadar sürdürülebilir bir barış süreci kurulamadığı için bu mekanizmaların hayata geçirilemediğini ifade etti. Diyarbakır Cezaevi Hakikat ve Adalet Komisyonu ile Cumartesi Anneleri’nin mücadelesini örnek gösteren Alıcı, devletin adım atmadığı koşullarda toplumun kendi hafızasını koruduğunu söyledi. Yeni bir çözüm sürecinin başarılı olabilmesi için hedeflerin açık biçimde tanımlanması, toplumun sürece katılması ve geçmişte yaşanan ağır hak ihlalleriyle yüzleşilmesi gerektiğini dile getirdi.

Yalnızca Kürtler için değil

King’s College London öğretim üyesi Prof. Toby Green, Kürt meselesini sömürgecilik sonrası Afrika deneyimleri üzerinden değerlendirdi. Afrika’da yaşanan birçok çatışmanın eşitsizlik ve dışlanmışlıktan beslendiğini belirten Green, “Kürt halkının demokrasi ve eşit yurttaşlık talepleri benzer tarihsel dinamikler taşıyor” tespitinde bulundu. Green, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği demokratik konfederalizm paradigması yalnızca Kürtler açısından değil, günümüz dünyasında demokrasi krizleri yaşayan pek çok toplum için de dikkate değer bir siyasal model sunuyor” diye konuştu.

Öcalan umudun kendisidir

Cambridge Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Thomas Jeffrey Miley, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı “tarihsel bir figür” olarak tanımlayarak Nelson Mandela ile karşılaştırdı. “Öcalan yalnızca umut hakkına sahip bir mahkum değildir. Aynı zamanda milyonlarca insan için umudun kendisini temsil etmektedir” diyen Miley, Öcalan’ın geliştirdiği demokratik konfederalizm anlayışının ulus-devlet merkezli klasik siyaset anlayışına alternatif sunduğunu belirtti. Beş ciltlik Demokratik Uygarlık Manifestosu'nun çağımızın en önemli siyasal eserlerinden biri olduğunu söyleyen Miley, “Bu düşünceler Filistin’den Kenya’ya kadar dünyanın farklı bölgelerinde demokratik dönüşüm tartışmalarına katkı sunuyor” dedi.

Yeni bir dönemin kapısı açılabilir

King’s College London bünyesinde öğretim görevlisi Bill Park ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün yeni bir siyasi dönemin önünü açabilecek güçlü bir gelişme olacağının altını çizerek, “Ancak kalıcı çözüm; Türkiye’nin demokratikleşmesi, Kürt halkının siyasal ve kültürel haklarının anayasal güvenceye alınması ve tarafların gerçek anlamda müzakere iradesi göstermesiyle mümkün olacaktır” dedi. Uzun yıllar Türkiye ve Kürt meselesi üzerine çalışan Park, “Kürtler Türk değildir. Bu hakikat ne inkârla ne de baskıyla değişir. Kürt, Kürt olarak kalacaktır” ifadelerini kullandı. Yaklaşık üç saat süren panel, akademisyenler, öğrenciler ve insan hakları savunucularının sorularına verilen yanıtlarla devam etti. Öne çıkan ortak mesaj şu oldu: “Kürt meselesinde yeni bir barış fırsatı doğmuştur. Bu fırsatın, geçmişte olduğu gibi bir kez daha kaybedilmesine izin verilmemelidir.”