Cari açıkta 10 ayın zirvesi

Cari açık

Cari açık

  • Cari işlemler hesabı Şubat'ta 7,5 milyar dolar açık verdi. Böylelikle, Nisan 2025'ten bu yana en yüksek seviye kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıkladığı ödemeler dengesi verilerine göre; Şubat'ta cari işlemler hesabı 7 milyar 501 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji kalemleri dışarıda bırakıldığında cari açığın 1 milyar 462 milyon dolar seviyesine gerilediği görüldü. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 7 milyar 478 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Yıllıklandırılmış verilere göre; Şubat ayı itibarıyla cari açık yaklaşık 35,4 milyar dolara ulaşırken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi 73,2 milyar dolar açık verdi. Hizmetler dengesi aynı dönemde 62,6 milyar dolar fazla verdi; birincil ve ikincil gelir dengesi ise sırasıyla 24,0 milyar ve 0,9 milyar dolar açık kaydetti.

Döviz rezervleri

Aylık bazda hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 2 milyar 14 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Merkez Bankası'nın döviz cinsinden net rezervleri ise 24,2 milyar dolar  azaldı.

TCMB'nin yayımladığı Şubat 2026 Ödemeler Dengesi raporunda dikkat çeken bir diğer kalem ise finans dünyasında "kaynağı belirsiz para" olarak bilinen Net Hata ve Noksan (NHN) kalemi oldu. Bu kısımdan 6 milyar 471 milyon dolar açık verildi. Bu rakam, sisteme giren veya çıkan ancak kaydı tam tutulamayan parayı ifade ediyor.

Savaşın etkisi yok

Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş cari açığın büyüklüğüne ilişkin bir karşılaştırma yaptı. Aktaş, geçen senenin verilerine işaret ederek, şunları paylaştı: "Cari işlemler dengesinde ocaktaki 7 milyar dolardan sonra şubatta da 7,5 milyar dolar açık verildi. İki aylık açık 14,5 milyar dolar oldu. Geçen yıl iki aydaki açık 9,2 milyar dolardı. Bu yıl Şubat sonu itibarıyla yıllık açık 35,4 milyar dolara ulaştı. Yıllık açık geçen yıl şubattaki 16,6 milyara göre bir kattan fazla arttı. Gidişat hiç iyi değil, üstelik bu tutarlarda savaşın etkisi yok."

Açık beklenenden fazla

Merkez Bankası'nın verilerini değerlendiren ING Global, cari açığın beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini, sermaye akımlarındaki zayıflamanın ise açığın rezervler üzerinden finanse edilmesine yol açtığını belirtti. ING Global raporunda, önümüzdeki dönemde cari dengeyi dış riskler ve iç talep koşullarının şekillendireceği ifade edildi. Jeopolitik şokların sürmesi halinde petrol ve gaz fiyatlarındaki yükseliş, turizm gelirlerinde olası düşüş ve altın ithalatındaki artışın cari açığı artırabileceği, sermaye tarafında ise risk primindeki yükselişin portföy çıkışlarını tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.

* * *

Emekliler, hafta sonu 7 kentte, "sefalet zulmüne son" şiarıyla dilenci olmadıklarını ve haklarını istediklerini haykırdı.

Zammın yüzde 82’si yok oldu

Yılın ilk çeyreğinde verilen zammın yüzde 82’si yok oldu.

Yılın ilk üç ayında enflasyonun TÜİK’e göre yüzde 10,04 olduğunu hatırlatan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, yıl başında işçi ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına yapılan yüzde 12,19’luk artışın büyük ölçüde eridiğini söyledi. Kış, "Daha yılın ilk çeyreğinde verilen zammın yüzde 82’si yok oldu. 20 bin liranın yaklaşık 2 bin lirası daha ilk üç ayda eridi. Emeklinin geliri artmıyor, kaybı büyüyor" dedi.

Enflasyon hedefi yalan

Elektrik ve doğal gaza yüzde 25 zam yapıldığını; doğal gazda ise kademeli tarife nedeniyle artışın bazı tüketiciler için yüzde 132’ye kadar çıkabildiğini kaydeden Kış, iktidarın bu yıl için yüzde 16 enflasyon hedefine dikkat çekerek, "Daha ilk üç ayda yüzde 10 enflasyon gerçekleşti. Yani hedefin yüzde 63’ü şimdiden aşılmış durumda" diye konuştu.

Gelir adaletsizliği

Gelir dağılımındaki adaletsizliğe de işaret eden Kış, en zengin yüzde 20’nin toplam gelirin yaklaşık yarısını, en yoksul yüzde 20’nin ise yalnızca yüzde 6'sını alabildiğinin altını çizdi. Kış, şunları söyledi: "Bu tablo açıkça gösteriyor ki; sorun sadece enflasyon değil, aynı zamanda bir bölüşüm krizidir. Zengin daha zengin olurken, emekli her geçen gün daha da yoksullaşıyor. Hafta sonu Türkiye’nin 81 ilinde emekliler meydanlardaydı. Bu sadece bir eylem değil, geçinemeyen milyonların ortak sesidir. Emekli artık susmuyor, hakkını talep ediyor. Emekli sadece enflasyonla değil, kira artışlarıyla, gıda fiyatlarıyla ve borç yüküyle mücadele ediyor. Emekli sadaka istemiyor. Onuruyla yaşayabileceği bir gelir istiyor."

* * *

Borç içinde yaşam

Emekli ve emekçiye hak görülen sefalet ücretleri, enflasyon karşısında günbegün erirken borçlar katlanıyor, vatandaş geçinebilmek için daha fazla borçlanmak zorunda bırakılıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, bu yılın daha ilk üç ayında en az 495 bin kişinin işsiz kaldığını hatırlattı. Vatandaşın bankalara, finans kuruluşlarına ve varlık yönetim şirketlerine olan toplam borcunun 6 trilyon 574 milyar liraya ulaştığını kaydeden Bulut, şunları paylaştı: "Kredi kartı ve bireysel kredi borcu nedeniyle icra takibinde olanların sayısı 4 milyon 271 bine dayandı. Sadece yılın ilk iki ayında, borcunu zamanında ödeyemediği için 235 bin kişi bireysel kredi, 313 bin kişi ise kredi kartı borcu yüzünden icralık oldu. İcra dairelerindeki dosya sayısı ise 24 milyon 612 bine çıktı."

 

* * * 

Selvi çare istedi

İktidarın medya elemanlarından Abdülkadir Selvi, dün Hürriyet'teki yazısında, özellikle dar gelirli kesimlerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, “AK Parti, seçime gitmeden önce dar gelirlilerin geçim sıkıntısına çare bulmalı” dedi.

Selvi, GENAR ve Areda-Survey araştırma şirketlerinin anket sonuçlarını aktardığı yazısında, siyasi partilerin oy oranlarına ilişkin verileri paylaştı. GENAR anketine göre; AKP’nin yüzde 34.2 ile birinci, CHP’nin ise yüzde 31.8 ile ikinci parti konumunda olduğunu öne süren Selvi, DEM Parti’nin yüzde 8.9, MHP’nin ise yüzde 8.6 oranında olduğunu ifade etti. Areda-Survey anketine göre ise AKP’nin yüzde 34, CHP’nin yüzde 29.2 oy oranına sahip olduğunu aktaran Selvi, DEM Parti’nin yüzde 8.7’yle üçüncü parti, MHP’nin ise yüzde 8.1’le onu takip ettiğini yazdı.

Selvi, yazısında şunlara yer verdi: “Halkımızın yüzde 74.9’u savaşın ekonomi üzerinde olumsuz etkisinin olacağı görüşünde. Enerji fiyatlarındaki artış ve piyasalardaki belirsizlik nedeniyle enflasyonla mücadelenin olumsuz etkileneceğini düşünüyor.

Ben savaşın ezici bir oranda birinci sırada çıkmasını bekliyordum, ama yüzde 28.6’yla enflasyon ve hayat pahalılığı ilk sırada çıkıyor. ABD-İsrail, İran savaşı ise yüzde 8.8’le ikinci sırada geliyor. Bu sonuçlar da gösteriyor ki halk öncelikle kendi geçim savaşını önceliyor.

Türk ekonomisi savaş şoklarına rağmen dayanıklı çıktı. Bu, Mehmet Şimşek yönetiminin başarısını ortaya koyuyor. Ancak AK Parti’nin oy tabanını oluşturan emekliler, asgari ücretliler ve esnafın sıkıntıları devam ediyor. AK Parti, seçime gitmeden önce dar gelirlilerin geçim sıkıntısına çare bulmalı. Doğal oy tabanını oluşturan bu kesimleri mutlaka kazanmalı.”

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.