Cebrail Kürt olunca... 

Dosya Haberleri —

18 Ağustos 2022 Perşembe - 20:00

Cebrail Vural

Cebrail Vural

  • Kardeşi Mehmet Selim Vural: "Gözaltına alındığında 70 gün boyunca kendisinden haber alamadık, en son mahkemeye çıkarıldığı zaman haber aldık. Gidip mahkemede gördük. İşkence görmüştü. Gördüğümüz zaman tanınmaz haldeydi. Yalan dolan şahitlerle ceza aldı. Müebbet cezaya çaptırıldı."
  • Eşi Yıldız Vural: "Annem, görüşten geldikten sonra üç gün yemek yiyemedi. Boğazından lokma geçmedi. Kemik erimesi var, bin türlü hastalığı var. Düşünün boyu bir 90, 55 kilo kalmış. Binlerce onun gibi insanlarımız cezaevinde. Kürt olduk da insan değil miyiz? Boğazımıza kadar gelmiş, yutkunamıyoruz."
  • Anne Nofa Vural: "Yüzü o kadar zayıflamıştı ki öpemedim, kıyamadım, incitmek istemedim o kadar zayıflamıştı düşünün. Ne hastalıkları var, nasıl zayıflamış şahit olsaydınız. O kadar zayıflamıştı heykel gibi olmuştu. Kemikten heykel. Bunun için herkese sesleniyorum çocuklarımıza sahip çıksınlar." 
  • Kardeşi Esma Vural: "Ağabeyim şöyle söyledi: 'Burada üç arkadaşımızın infazını yaktılar. 30 yıl yatacaklardı ama 6 yıl daha uzattılar. Ben de bir kere daha hücre cezası alsam benim de infazımı yakacaklar. İnfazımı yaksalar 6 yıl daha annemi göremem' dedi. Annem daha sağken, birlikte vakit geçirebilsinler istiyorum."

İLKAY EVREN

Türkiye cezaevlerinde uygulanmakta olan rejim, özellikle siyasi tutuklulara kasti ve keyfi olarak eziyet etmek üzerine kurulu. Kendi yasa ve yönetmelikleri, bu cezaevlerinin kapısından geçmez. Zaten çok zamandır, kendi Anayasası da ülkenin kapısından içeri girmiyor, fiilen rafta. Eğer Kürt bir siyasi tutsak iseniz, mazur kaldığınız şey çıplak ve gaddar bir sömürgeci yaklaşımdır. Rehin ve düşman hukuku vurguları sık yapılır ama bunu bile aşan eziyetten haz alan bir rejim türü inşa edilmiş durumda. Gün geçmiyor ki cezaevlerinden bir hasta tutsağın cenazesi çıkmasın. Bu ölümler ne ihmal, ne de münferit. Kasti. Neo-Osmanlı rejim hayalinin cezaevlerindeki yansıması neo-Esat Oktay Yıldıranlar, Adli Tıp Kurumu (ATK), Hipokrat yeminini çiğneyen doktorları, gardiyanları, infaz yakmakla görevli gözlem kurulları... Üstelik bu rejim, uygulamalarını gizleme gereği duymuyor. Hatta, bazen kamuoyu bilsin istiyor. Mesela ATK demans hastası Kürt Aysel Tuğluk için cezaevinde kalabilir diyor, Türk Çevik Bir için aynı hastalık dolayısıyla "cezaevinde kalamaz" diyor. Mesela M. Emin Özkan, tüm kamuoyunun suçsuz olduğunu bilmesine rağmen, ağır hastalıklarla adım adım ölüme sürükleniyor. Bunun gibi sayısız örnek sıralanabilir. Mesaj açık ki, köleliği kabul etmeyenin sonu bu olur demek. Yine de şunu da eklemek gerek. Esat Oktay varsa Mazlum Doğan, Kemal Pir de vardır. 

Cebrail Vural, kızkardeşi Esma ile..

Sadece iki günde peş peşe hasta tutuklu Zülfü Yıldırım tahliyesine 10 gün kala, ardından Kürt siyasetçi Mehmet Candemir yaşamını yitirdi. Ergin Aktaş, Ciwan Boltan, Cebrail Vural, daha ismini sayamadığımız yüzlerce Kürt siyasi tutsak, aynı sonu yaşasınlar diye bırakılmıyor. Gözlerimizin önünde ağır çekim cinayetler izliyoruz. Bunlardan biri de hasta tutsaklardan Cebrail Vural.

70 gün gözaltında işkence

Kürt Cebrail Vural, tam 28 yıldır cezaevinde. 90'lı yılların zulmünden nasibini alan Vural ailesine Mardin'in Derik ilçesine ve Bozbayır mezrasına bağlı Siyamed köyünde (Akça köyü) yaşamaktaydı. Vural ailesi koruculuk baskısı ile karşı karşıya kalır. Hem devletin hem de korucuların baskısı artık o kadar ilerlemiştir ki Cebrail Vural'ın amcasının iki çocuğu ve iki yeğeni devlet tarafından öldürülür. Bu sefer aileye köyü terk etmeleri için baskı yapılır. Evleri, köyleri yakılır. Aile çareyi Urfa'nın Viranşehir ilçesine göç etmekte bulur. Ancak devlet baskısı peşlerini bırakmaz.

1994 yılının Mart ayında Viranşehir'deki evleri polisler tarafından basılır ve Cebrail Vural gözaltına alınır. Olağanüstü Hal (OHAL) sürecinde Cebrail, tam 70 gün gözaltında kalır. 70 gün boyunca ağır işkenceye maruz kalan Cebrail'den aile hiç haber alamaz. Kardeşi Mehmet Selim Vural, o zaman yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "70 gün boyunca kendisinden haber alamadık, en son mahkemeye çıkarıldığı zaman haber aldık. Gidip mahkemede gördük. İşkence görmüştü. Gördüğümüz zaman tanınmaz haldeydi. Üzerine yalan yanlış ifade verildi. Yalan dolan şahitlerle ceza aldı. Müebbet cezaya çaptırıldı."

Cebrail Vural, 7 yıl önce annesiyle...

Kürt olduğumuz için... 

Cebrail, evin en büyük erkek çocuğudur. Ailesinin geçimini sağlamak için çobanlık yapıyor, hayvanlarla ilgileniyordur. Evlidir, iki de çocuğu vardır. Gözaltına alındığında ise bir bebeği daha 6 aylıktır. Kardeş Vural, "Cebrail’in doğal bir köy yaşantısı vardı. Erken evlenmişti, tutuklandığında iki çocuğu vardı. Bir kız, bir erkek, ufağı daha 6 aylıktı. Eşi hala bizimle beraber, çocukları büyüdü, evlendi, Eşi de üzüntüden hastalandı beyin ameliyatı geçirdi" diyor. 

Adalet istediklerini söyleyen kardeş Vural, sözlerini şöyle noktalıyor: "Kürt olduğumuzdan dolayı eşit bir adalet sistemi uygulanmıyor. Bundan çok rahatsızız, biz de Türk vatandaşlara uygulanan adaletin bize de uygulanması istiyoruz. Çevik Bir müebbet ceza almıştı hastalığından dolayı çıkardılar Aysel Tuğluk'u bırakmıyorlar. Ona ayrı muamele bize ayrı muamele neden yapılıyor? Böyle bir hukuksuzluğu kabul etmiyoruz."

Kürtçe öğretmeni

Okuma yazması yoktur. Hiç okul yüzü görmeyen Cebrail, cezaevinde okuma-yazma öğrenir. Hatta okuma azmi o kadar yüksektir ki, üniversiteyi açık öğretimden bitirir. Yazarlık yapmaya başlar. Yazılarından birçok ödül alır. Bir de Kürtçe masal dergisine yazmıştır ve ona da ödül verilmiştir. Aynı zamanda cezaevinde Kürtçe öğretmenliği de yapar. İki kez cezaevi hayatını da konu aldığı kitap yazar ancak ailesinin evi basıldığında polisler kitaba el koyar. Her iki kitaba da polisler tarafından el konulur ve ailesine verilmez.