- Tahliyeleri engellenen kadın tutsaklar için Sincan Kadın Kapalı Cezaevi önünde yapılan açıklamada, İdare ve Gözlem Kurulları'nın keyfi uygulamalarına son verilmesi istendi.
Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) öncülüğünde, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi önünde açıklama gerçekleştirildi. TUHAD-FED Ankara Temsilcisi Sihan Kaya, "Bugün Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde en az 8 kadın tutsağın tahliyesi engellenmektedir. Nedime Yaklav’ın tahliyesi 7 kez ertelenirken; Hicran Binici, Nuriye Adet ve Devrim Adet’in 5 kez, Zeliha Ustabaş’ın dört kez, Melike Göksü, Emine Abiş ve Fatma Aslan’ın üç kez, Pınar Tikit’in ise iki kez tahliyesi engellenmiştir" dedi.
Aralarında hasta ve 30 yıllık tutsakların da olduğu çok sayıda kadının tahliyesinin engellendiğini vurgulayan Sihan Kaya, şunları söyledi: "30 yılını cezaevinde geçirmiş bir insanın hala 'iyi hâl', 'pişmanlık', 'kurallara uyum' gibi son derece öznel ve siyasal yoruma açık gerekçelerle özgürlüğünden mahrum bırakılması, hukukla açıklanabilecek bir durum değildir. Bu, mahkeme kararının idari bir kurul eliyle fiilen yeniden yazılmasıdır. Tutsaklar, cezalarını tamamlamalarına rağmen bu kez kurul kararlarıyla yeniden cezalandırılıyor. Üstelik bu kararlar soyut değerlendirmelere, kişinin düşüncelerine, politik kimliğine, tutumuna ve yıllar önce söylediği sözlere dayandırılıyor" diye konuştu.
Münferit değil, sistematik
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde kadın tutsaklara yönelik sistematik bir uygulamaya döndüğünün altını çizen Sihan Kaya, şunları söyledi: "Bu hapishanede kadın tutsakların infazlarının defalarca ertelenmesi artık münferit kararlar olarak görülemez. Ortada süreklilik kazanmış bir uygulama vardır. Aynı kurumda, benzer gerekçelerle, benzer sonuçlar üreten bir mekanizmadan söz ediyoruz. Bir kadın otuz yıl cezaevinde tutulduktan sonra hala özgürlüğüne kavuşamıyorsa, burada yalnızca bir kurul kararını tartışmıyoruz. Ceza adalet sisteminin kendisini sorguluyoruz."
Tahliyenin önünden çekilin
Tahliyesi engellenen kadın tutsaklar serbest bırakılana kadar eylemlerini sürdüreceklerini kaydeden Sihan Kaya, taleplerini şöyle sıraladı:
* İdare ve Gözlem Kurulları, mahkemelerin yerine geçemez. Bir idari kurul, mahkemenin verdiği cezayı fiilen uzatamaz. Bir insanın özgürlüğü, soyut “iyi hâl” değerlendirmeleriyle sınırsız biçimde ertelenemez.
* Politik tutsakların düşünceleri, kimlikleri ve politik geçmişleri tahliye önünde bir engel olarak kullanılamaz. Kadın tutsakların infazlarının tekrar tekrar ertelenmesi uygulamasına son verilmelidir.
* Yıllardır cezaevinde tutulan ve tahliye koşullarını sağlayan kadınların özgürlükleri derhal sağlanmalıdır. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi başta olmak üzere tüm cezaevlerinde İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği kararlar şeffaf, denetlenebilir ve hukuka uygun hale getirilmelidir.
* Görevini kötüye kullanan kurul üyeleriyle ilgili hukuki süreç başlatılmalıdır. Ve en önemlisi, cezaevleri siyasal intikamın sürdürüldüğü alanlar olmaktan çıkarılmalıdır." ANKARA
***
88 hesaba daha erişim engeli
İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) dahil en az 88 X hesabı erişime engellendi.
Engelli Web’in aktardığına göre; gece İFÖD (@ifadeorg) dahil en az 88 X hesabı ‘millî güvenlik‘ ve ‘kamu düzeninin korunması’ gerekçeleriyle erişime engellendi. Engellenen 88 hesap arasında yazılımcı Fatih Kadir Akın, klinik psikolog Kıvılcım Kıran, gazeteciler Hamdi Çelikbaş ve Yiğit Uzun, Kadın Partisi ve ‘Hikmeti Tabiyeci’ adıyla tanınan ressam Onur Bolat’ın hesapları da bulunuyor. Hesapların birçoğu X tarafından Türkiye’den görünmez kılındı.
Sosyal medya hesapları bir süredir iktidarın hedefinde. İFÖD, 2 Ekim’de sansür dalgasının geçen ay, yani eylülde tsunamiye dönüştüğünü belirterek bir ayda en az BİN 270 X hesabının erişime engellendiğini duyurmuştu.
1 Ekim’de derneğin erişim engeli kararlarını duyuran ve belgeleyen EngelliWeb projesinin X hesabı da erişime engellenmişti. ANKARA