- Hasta tutsak Sıddık Kıvanç’ın ablası Sultan Azboy, “Cezaevinde direnenlerin yükü hep ağır oluyor. Direnmek onlara kalıyor. Mücadeleye dilsiz, sağır kaldığımız için cezaevindekiler açlık grevine giriyor ve dört duvar arasında direniyor” dedi.
Müebbet hapis cezası verilen 26 yıllık tutsak Sıddık Kıvanç (47), Êlih, Sêrt, Mêrdîn, Samsun, Tekirdağ ve Manisa’daki cezaevlerinin ardından şimdi Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutuluyor. Bu süreç içerisinde yoğun hak ihlallerine maruz kalan ve iki kez kalp krizi geçiren Kıvanç, iki kez anjiyo oldu. Ailesi, olası bir kriz nedeniyle Kıvanç’ın yaşamından endişe duyuyor. Kıvanç'ın ailesi, hasta tutsakların durumunun iyileşmesinin devam eden açlık grevlerine bağlı olduğuna dikkat çekerek, tutsakların eylemine destek çağrısında bulundu.
Kıvanç’ın ablası Sultan Azboy, en büyük zulümlerden birinin hasta tutsaklara yönelik olduğunu belirterek, bu zulmün açlık grevlerinin sahiplenmesiyle sona ereceğini vurguladı. Kardeşinin 26 yıldır cezaevinde direndiğini söyleyen Azboy, “Bu süre zarfından birçok cezaevinde kaldı. Sağlam girdiği cezaevinde hasta olmuş durumda. Gittiği her yerde baskılara maruz kaldı. Cezaevlerindeki koşullar çok kötü. Şimdi ise yoğun bir tecride maruz kalıyorlar. Cezaevinde direnenlerin yükü hep ağır oluyor. Direnmek onlara kalıyor. Mücadeleye dilsiz, sağır kaldığımız için cezaevindekiler açlık grevine giriyor ve dört duvar arasında direniyorlar. Dışarıda olanlara sesleniyorum; direneceklerse şimdi dirensinler, cezaevlerinde cenazeler çıktığında kimse cenaze için gelmesin. Herkes onların direnişine ortak olup dirensin” çağrısında bulundu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde ağırlaştırılan tecridin kabul edilemez olduğunun altını çizen Azboy, vicdanı olan herkesi tecridin kaldırılması için mücadele etmeye çağırdı. İmralı’da yaşanan tecrit ve baskınların son bulması için dünyanın dört bir yanında mücadele edildiğini söyleyen Azboy, “Bu halk, Sayın Öcalan’ın sağlığını merak ediyor. Kaç defadır deprem oluyor. Ne oldu orada halk bilmek istiyor. Bu hukuksuzluk son bulsun. Ailesi ve avukatları ile görüşebilsin. Tecridin son bulması için herkes elini taşın altına koysun. Bu halk için direnenleri kimse unutmasın.”
*****
Tutsakların koğuşuna ‘tayin’ paketi
Patnos L Tipi Cezaevi'nde tutulan Cihat Bakır, DEM Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’a gönderdiği mektubunda, 2 cezaevi yetkilisinin başka cezaevlerine tayin edilmek için kendilerine ait özel bilgilerin yer aldığı yazılar ile bir telefonu PKK'li tutsakların koğuşuna attırdığını yazdı.
Hak ihlalleriyle gündemden düşmeyen Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki adli tutuklu Cihat Bakır tarafından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’a gönderilen mektupta dikkat çekici bir iddia yer aldı. "Çıkar amaçlı örgüt kurmak" suçlamasıyla ceza aldığını ve 10 yıl cezasının bulunduğunu aktaran Bakır, cezaevinde 2. Müdür görevinde bulunan M. ile yemekhaneden sorumlu H.H.'nin, farklı bir cezaevlerine tayin edilmek için PKK'li tutsaklara komplo kurduğunu belirtti.
Kamera görüntüleri
Bakır, M. ile H.H.'nin kendilerine ait arabaların plakası, adresleri ve özel bilgilerinin de yer aldığı bazı yazılar ile paketlenmiş bir telefonu, 14-20 Ağustos tarihleri arasında İşçi Koğuşu'nda çalıştırılan F.B. ve B.C.'ye verdiğini aktardı. Bakır, verilen yazılar ile telefonun daha sonra söz konusu adli tutuklular tarafından PKK'li tutsakların bulunduğu E Blok çatısına atıldığını kaydetti. Bakır, 2. Müdür M. ile yemekhaneden sorumlu H.H.'nin, batı kentlerinde bulunan bir cezaevine tayinlerinin çıkması için yaptıklarını iddia etti.
Bakır, söz konusu "planın" bir başka müdür Ö.F. tarafından ortaya çıkarıldığını dile getirdi. Bakır, yaşananlardan sonra tutuklulardan B.C.'nin olayı kendine yaptıran yetkiler tarafından başka bir koğuşa alındığını ifade etti. Bakır, ayrıca olayın savcılığa intikal ettikten sonra kamera görüntülerinin ortaya çıktığını ve soruşturma kapsamında tutuklulardan B.C.'nin durumu itiraf ettiğini ileri sürdü. Olayla siyasi tutsakların da mağdur edilmek istendiğine dikkat çeken Bakır, olaya dair kamera kayıtlarının olduğu ve bu kapsamda ismi geçen tutukluların ifadelerinin alındığını belirtti.
Bakır, mektubunun devamında ise cezaevi personelinin cezaevine uyuşturucu ve yasaklı madde soktuğunu, bu nedenle birçok görevli hakkında soruşturma açıldığını kaydetti. Bakır, konunun yerinde incelenmesi için bağımsız heyetlere "cezaevini ziyaretin edin" çağrısı yaptı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Beştaş, Bakır'dan aldığı mektup üzerine olayın araştırılması için İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na (İHİK) başvuruda bulundu. ANKARA